Son Mühür- İzmir’in Menderes ilçesinde 5 Şubat tarihinde meydana gelen ve kayıtlara "sel kazası" olarak geçen olayda hayatını kaybeden 16 yaşındaki Balımnaz ile 21 yaşındaki Nergiz Türkkal kardeşlerin ölümü üzerindeki esrar perdesi aralanmayı bekliyor.

İki genç kızın yaşamını yitirdiği olayın ardından ortaya çıkan ciddi çelişkiler, kadın hakları savunucularını ve acılı aileyi sokağa döktü. Gerçekleştirilen açıklamada olayın basit bir kaza olmadığı vurgulanarak, delillerin karartılma ihtimaline ve soruşturmadaki eksikliklere dikkat çekildi.

Sel kazası mı yoksa karanlık bir ihmal mi?

Sel kazası mı yoksa karanlık bir ihmal mi?

Olay günü aynı araç içerisinde bulunan dört kişiden iki erkeğin yara dahi almadan kurtulması, ancak iki kız kardeşin hayatını kaybetmesi şüpheleri odak noktasına taşıdı. Kardeşlerden birinin cansız bedeni araç içinde bulunurken, diğerinin yaklaşık 700 metre uzaklıkta tespit edilmesi ve her iki kadına ait mont, çanta, telefon gibi kişisel eşyaların olay yerinde bulunamaması "sel kazası" argümanını zayıflatıyor. Özellikle araçtaki şahısların, içeride iki kadının kaldığını bilmelerine rağmen saatlerce yetkililere haber vermemesi ve olayın ertesi gün tesadüfi bir ihbarla ortaya çıkması, etkin bir soruşturma talebinin temelini oluşturuyor.

Yargı sürecindeki çelişkiler ve cezasızlık riski

Yargı sürecindeki çelişkiler ve cezasızlık riski

Dosyada yer alan bilgilere göre, hayatta kalan şüphelilerden Devran Y.’nin beyanları ile tanık anlatımları arasında büyük tutarsızlıklar saptandı. Ayrıca 30 yaşındaki bir erkeğin, henüz 16 yaşında olan Balımnaz ile ilişki yaşadığına dair itirafların Türk Ceza Kanunu kapsamında açık bir suç teşkil etmesine rağmen, soruşturmanın derinleştirilmemesi tepki topluyor. Olay yerinde kapsamlı bir inceleme yapılmadığı, HTS kayıtlarının dosyaya eklenmediği ve davanın hızla kapatılmak istendiği iddiaları, adaletin tesisi önündeki en büyük engeller olarak nitelendiriliyor.

Türkiye’nin kanayan yarası: Kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler

Menderes’teki bu trajik olay, Türkiye genelindeki şüpheli kadın ölümleri tablosunun sadece bir parçası olarak görülüyor. Verilere göre 2025 yılında 297, 2026’nın yalnızca Ocak ayında ise 14 kadın şüpheli şekilde hayata gözlerini yumdu. Son 24 saat içerisinde Türkiye’nin dört bir yanında; Filiz Şağbangül, İlknur Kor, Kübra Kılıç, Zeynep Ayaz, Aylin Polat Dağ ve Gönül Alkan’ın en yakınlarındaki erkekler tarafından katledilmesi, koruma mekanizmalarındaki zafiyeti bir kez daha gözler önüne serdi. Uzaklaştırma kararlarının kağıt üzerinde kalması ve 6284 sayılı kanunun etkin uygulanmaması, kadınları yaşam hakkından mahrum bırakmaya devam ediyor.

tolga-kules-son-muhur

CHP'li Küleş: "Bu davanın peşini bırakmayacağız"

Eyleme destek veren CHP Konak Meclis Üyesi Tolga Küleş de yaptığı açıklamada İstanbul Sözleşmesi’nin önemine vurgu yaparak kararlılık mesajı verdi. Küleş, "İstanbul Sözleşmesi yaşatır dememize rağmen uyarılarımız dikkate alınmıyor. Balımnaz ve Nergiz’in ailesiyle ilk günden beri omuz omuza mücadele ediyoruz. Bu olay tüm yönleriyle aydınlatılana ve sorumlular hak ettikleri en ağır cezaları alana kadar davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz," ifadelerini kullandı. Kadınlar, yaklaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde meydanları doldurarak bu karanlık düzene karşı dayanışmayı büyüteceklerini ilan etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ