2026 yılının diğer yıllara göre oldukça fazla yağış olduğunu belirteren TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, sadece tarım ve su kaynaklarına değil balıkçılık ve av sezonuna da büük katkısı olduğunu belirtti.
"Ne kadar çok yağmur yağarsa o yıl o kadar çok balık avı olur"
Geçimiş yılların verilerini paylaşan Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2019 yılında Türkiye'de yaklaşık 370 bin ton balık avlandığını, kurak geçen 2020-2022 döneminde bu miktarın 270 bin tona kadar gerilediğini söyleyerek,
"Ne kadar çok yağmur yağarsa o yıl o kadar çok balık avı olur. Örneğin; Türkiye'de 2019 yılında balık avımız 370 bin tonken, kurak yıllarında olduğu 2020 ile 2022 yıllarında 270 bin ton kadar düştü. Yüzde 32 azalış oldu. 2023'te olağanüstü bir süper El Nino geldi. Yağışlarımız yüzde 13 arttı ve bir anda balık avımız 387 bin tona çıktı. Aslında bir yerde küresel ısınmanın etkisiyle yaşanan yağışların da marifeti oldu.
Ardından tekrar 2024-2025'te bir kuraklık da geçirdik ve balık avı yeniden düştü. Bu yıl yeniden iyi bir yağış aldığı ve yağış da beklediğimiz için balıkçılık avı yönünden 2026-2027 yılında son yılların rekorunu bekliyorum. İzmir'in iç körfezi Akdeniz'in en zengin bölgesi, bu yıl yağışların etkisiyle de dil balığı, çipura, levrek ve karides gibi ekonomik olarak da değerli balıklar bol olacak. Türkiye çok keyifli bir yıl yaşıyor. Bol yağışlar tarım, balıkçılık ve enerji açısından bize çok güzel avantajlar getiriyor" dedi.

“Küresel soğuma daha tehlikelidir"
Yağışla birlikte suda artan balık popülasyonu balıkçıların yüzünü güldürdüğünü söyleyen Prof. Dr. Doğan Yaşar,
“Bu yıl yeniden iyi yağış aldık ve yağışların devam etmesi bekleniyor. Bu nedenle 2026-2027 balıkçılık sezonunda son yılların avlanma rekorunun kırılmasını bekliyorum. Şu anda yüzde 80 ihtimal ile Mega El Nino etkisinin geleceğinden söz ediliyor ve El Nino okyanus ve havanın ısınması ve yağışın artması demektir.
Bu etkiyle birlikte bu çok daha fazla yağmur yağacak demektir. Özellikle Dünya Meteoroloji Örgütü kasımdan sonra çok daha ciddi yağışların olacağını öngörüyor. Ne kadar çok yağmur yağarsa da o kadar çok keyifli bir yıl yaşarız. Hidroelektrik santralleri, su yeterliliği, orman yangın risklerinin azalması ve tarım gibi birçok unsurda bizi rahatlatır. Aslında küresel ısınma tek başına kuraklık getirmez. Küresel soğuma daha tehlikelidir" ifadelerini kullandı.





