Olay, 25 Ekim 2023’te İzmir’in Kemalpaşa ilçesi Mustafa Kemal Atatürk Mahallesi’nde meydana gelmişti. O dönemde 16 yaşında olan Çağlar Efe D., iddiaya göre uzun süredir ilgi duyduğu komşusu Betül Ç.’yi sokakta yürürken takip etmişti.
Durumu fark eden genç kız, koşarak uzaklaşmaya çalışmış ancak peşinden gelen Çağlar Efe D. boynundan bıçaklamıştı.
Saldırgan, genç kızın cep telefonunu da gasbederek olay yerinden kaçmıştı. Betül Ç.’nin yardım çığlıklarını duyan çevredekiler 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramış, jandarma ve sağlık ekipleri kısa sürede olay yerine gelmişti. Yaralanan genç kız ambulansla hastaneye kaldırılmış, tedavisinin ardından taburcu edilmişti.
Bir gün sonra yakalanmıştı
Olayın ardından kaçan Çağlar Efe D., polis ve jandarmanın koordineli çalışmasıyla bir gün sonra babasının Beşyol Mahallesi’ndeki evinde yakalanmıştı.
Evde yapılan aramada, Betül Ç.’den gasbedilen cep telefonu da ele geçirilmişti. Şüpheli, gözaltı işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.
Güvenlik kamerası saldırıyı kaydetmişti

Bıçaklı saldırı, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansımıştı. Görüntülerde, Çağlar Efe D.’nin Betül Ç.’yi takip ettiği, ardından koşarak saldırıp kaçtığı açıkça görülmüştü.
Ancak görüntülere rağmen sanık ifadesinde suçlamaları reddetmişti. Çağlar Efe D. savunmasında şunları söylemişti:
“Betül’ün adına bazı sosyal medya hesapları açılmış. Bunlardan beni sorumlu tutmuşlar. Bana iftira atılmış. Kimseyi bıçaklamadım, kamera kayıtlarındaki kişi de ben değilim.”
Mağdur: “Aylarca ısrarlı şekilde takip etmişti”
Betül Ç. ise ifadesinde, saldırganın kendisini yaklaşık beş aydır ısrarlı şekilde takip ettiğini anlatmıştı. Bu nedenle daha önce jandarmaya ihbarda bulunduğunu belirtmişti.
Genç kız, saldırı anını şu sözlerle aktarmıştı:
“Olay günü bana hakaret etmişti. Ardından cebinden çıkardığı bıçakla yüzümden, boynumdan, kalçamdan, sol elimden ve kulağımdan yaralamıştı.”
Betül Ç., saldırı sonrası uzun süre psikolojik destek almış, kabuslar görmüş ve uykusuz geceler geçirmişti.
Savcılık iddianameyi hazırlamıştı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili yürütülen soruşturmanın ardından iddianameyi tamamlamıştı. Savcılık, olayın kadına ve çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle suçun “nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişti.
Sanık hakkında, “Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 12 yıla kadar, “Silahla yağma” suçundan 12 yıla kadar, “Hakaret” suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
Mahkeme 18 yıl 8 ay hapis cezası verdi
İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde 17 Ekim 2025’te görülen duruşmaya tutuklu sanık Çağlar Efe D., avukatlar ve Kadınları ve Çocukları Koruma ve Yaşatma Derneği üyeleri katıldı. Betül Ç. duruşmaya gelmedi.
Sanığın avukatı, müvekkilinin akli dengesinin yerinde olmadığını ileri sürerek yeniden rapor talep etti ancak mahkeme heyeti, dosyadaki üç kişilik bilirkişi raporunun kesin olduğu gerekçesiyle talebi reddetti.
Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, sanığın “nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs”, “silahlı yağma” ve “tehdit” suçlarından indirimsiz cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti kararında;
“Kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 12 yıl, “Silahla yağma” suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası verdi. “Tehdit” suçundan ise kanaat oluşmaması gerekçesiyle beraat kararı çıktı.
Avukat: “Kararın istinafını talep edeceğiz”
Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan Betül Ç.’nin avukatı Merve Aybar Güler, “Müvekkilimizin yaşadığı ağır mağduriyet dikkate alındığında sanığın en üst hadden cezalandırılması gerekiyordu.
Beraat kararının kaldırılması için hukuki süreci başlatacağız. Adalet mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Dernekten tepki: “Hiçbir anne bu acıyı yaşamamalı”
Betül Ç.’ye destek veren Kadınları ve Çocukları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Aslı Sarı, adliye önünde yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bir yıldır yanında olduğumuz bu ailenin yaşadığı travma çok ağır. Hiçbir evlat bu acıyı yaşamamalı, hiçbir anne baba bu acıya tanıklık etmemeli.
Biz dernek olarak adaletin tam anlamıyla sağlanması ve beraat kararının kaldırılması için mücadelemizi sürdüreceğiz.”





