Son Mühür/ Beste Temel- İzmir’in Buca ilçesi, 2026 Bağımsızlık Yılı kapsamında düzenlenen anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yaptı. AK Parti Buca Kadın Kolları tarafından organize edilen ve toplumun temel direği olan aileyi korumayı hedefleyen etkinlik, Buca Özer İnci Tırnaklı Fen Lisesi’nin konferans salonunda gerçekleştirildi. Bağımlılığın her türüyle mücadele etme kararlılığının vurgulandığı programa, uzman isimlerin yanı sıra sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.

Medeniyet yürüyüşünün anahtarı: Bağımlılıktan arınmış bir toplum
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren AK Parti Buca Kadın Kolları Başkanı Lale Yılmaz Ertekin, Türkiye Yüzyılı vizyonunun sadece ekonomik verilerle sınırlı olmadığını, bu yürüyüşün ruhunu güçlü aile yapısı ve sağlıklı bireylerin oluşturduğunu dile getirdi. Ertekin, bağımlılıkla mücadelenin bu büyük vizyonun en stratejik başlıklarından biri olduğunun altını çizerek, önleyici politikaların hayati önem taşıdığını belirtti. Ailenin toplumsal istikrarın kilit taşı olduğunu ifade eden Ertekin, evlatlarımızı her türlü zararlı alışkanlıktan korumanın topyekûn bir medeniyet mücadelesi olduğunu kaydetti.

Uzman bakış açısı: Sınır koyma sanatı ve sporun iyileştirici gücü
Programda söz alan Uzman Psikolog Tuba Özdemir, bağımlılık kavramını psikolojik ve sosyolojik açılardan analiz ederek beş ana kategoride değerlendirmelerde bulundu. Bağımlılığın aslında bir "sınır koyma" problemi olduğunu belirten Özdemir, devletin bu konuda attığı dev adımların toplumun tüm kesimlerince desteklenmesi ve farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı. Sportif faaliyetlerin gençleri riskli alanlardan uzak tutmadaki rolüne değinen Çağrı Spor Akademisi’nden Ahmet Bereket ise, sporun bağımlılıkla mücadelede proaktif bir kalkan görevi gördüğünü ifade etti. Bereket, daha fazla gence ulaşarak sporun disipliniyle tanıştırmanın, gelecekteki toplumsal sağlığın teminatı olacağına dair inancını paylaştı.

Kadın elinin değdiği bir mücadele ve tıbbi gerçekler
Yeşilay Buca Kadın Komisyonu Başkanı Zeynep Demiracar, bağımlılıkla savaşta kadının merkezi konumuna dikkat çekti. Bir anne, eş veya kardeş olarak kadının, aile içindeki gözlem yeteneği ve şefkatiyle bu süreçte en etkin aktör olduğunu belirtti. Sağlık boyutunu ele alan Dr. Gökhan Açar ise günümüzün ve geleceğin en büyük tehditlerinden biri olan tütün bağımlılığını işaret ederek, tüm bağımlılık türlerinin aslında birer "beyin hastalığı" olduğu gerçeğini bilimsel perspektifle özetledi. Açar, konunun sadece irade değil, aynı zamanda tıbbi bir takip gerektirdiğine işaret etti.
Salonda duygusal anlar: Bir annenin feryadı ve çözüm arayışı
Etkinliğin en çarpıcı anları, Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Necla Sivaşan’ın kürsüye çıkmasıyla yaşandı. Bağımlı bir evladın annesi olarak yaşadığı zorlu süreci ve verdiği mücadeleyi tüm samimiyetiyle anlatan Sivaşan, dinleyicileri gözyaşlarına boğdu. Mevcut durumun vahametine parmak basan Sivaşan, İzmir’deki rehabilitasyon merkezlerinin kapasite olarak yetersiz kaldığını vurguladı. "Üzülerek belirtmeliyim ki şehrimizdeki üç merkez gençlerimize hizmet vermekte güçlük çekiyor" diyen Sivaşan, yetkililere ve kamuoyuna daha fazla merkez açılması yönünde çağrıda bulundu. Program, olumsuz hava koşullarına rağmen salonu dolduran katılımcıların, mücadelenin ortak kararlılığını simgeleyen toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.





