İzmir Bornova’da akıllara durgunluk veren bir köpek saldırısı, emekli trafik polisi Ümran Merttürk’ü hem fiziksel hem de hukuki bir mücadelenin eşiğine getirdi. Ünlü bir boya firmasının sahibi K.K.’nin yanında yakın koruma ve şoför olarak çalışan Merttürk, iddiaya göre görev tanımında bulunmayan bir işi yaparken, patronunun Amerikan Akita cinsi köpeğinin saldırısına uğradı. Olayın ardından vücudunda 80 dikiş atılan, kafa derisinin bir bölümünü yitiren ve kalıcı hasarlarla boğuşan talihsiz kadın, kendisine verilen tedavi sözlerinin tutulmadığı gerekçesiyle soluğu adliyede aldı.
"Kemiğimin kırıldığını o an hissettim"
Olayın yaşandığı 20 Ağustos sabahı, patronunun talimatıyla çiçekleri sulamak ve köpeği beslemek için konuta giden Merttürk, mama kabını doldurduğu sırada kabusu yaşadı. Saldırının aniden başladığını belirten Merttürk, yaşadığı o 10 dakikalık canından can giden anları şu sözlerle aktardı: "Köpek mamaya yönelmişken bir anda dönüp sağ ayağımı kaptı. Öyle güçlüydü ki ayağımı sallamaya başladığında kemiğimin kırıldığını anladım. Kurtulmaya çalışırken bu kez sol ayağımı hedef aldı ve beni yere yıktı. Karnımdan, kollarımdan ısırmaya devam ederken yüzümü korumak için kapandığımda başımdan ağır darbeler aldım."
Ölümle burun buruna geldi
Çevrede kimsenin olmadığı sabah saatlerinde köpekle tek başına mücadele eden Merttürk, son bir hamleyle hayvanın çenesini elleriyle zapt etmeye çalıştığını ifade etti. "Bir elimle alt, diğeriyle üst çenesini tuttum. O sırada sol başparmağım da kırıldı. Avazım çıktığı kadar bağırdım," diyen Merttürk'ün yardımına, çığlıkları duyup bahçe duvarına tırmanan komşular yetişti. Köpeğin bir anlık boşluğundan faydalanan bir vatandaşın yardımıyla dışarı çıkmayı başaran kadın, şans eseri hayata tutundu.
"Tedavi yarım bırakıldı"
Hastaneye kaldırıldıktan sonra yoğun bakım sürecinde patronu K.K. ve ailesinin kendisine "tüm masrafları üstleneceğiz" sözü verdiğini iddia eden Merttürk, kısa süre sonra hayal kırıklığına uğradığını dile getirdi. Merttürk, süreci şu cümlelerle özetledi: "Başta ameliyatlarımı karşıladılar ama sonra işin rengi değişti. Vücudumdaki kalıcı hasarlar, yüzümdeki izler ve kafa derimdeki kellik görmezden gelindi. Şirket asistanı aracılığıyla 'fizik tedavi gibi ek masrafları ödemeyecekleri' tarafıma iletildi. Kendi cebimden ödediğim hastane masrafları için bile geri dönüş alamadım."
"Sadece nefes alıyorum"
Saldırı sonrası 3,5 ay yatağa bağımlı kalan ve 75 yaşındaki annesinin bakımına muhtaç olan Merttürk, yaşadığı yıkımın sadece fiziksel olmadığını vurguladı. "Annem üzülmesin diye başta cam patladı dedik ama gerçekler saklanacak gibi değildi. Ben o gün o bahçede ruhen öldüm, şu an sadece nefes alıyorum," diyen Merttürk, ciddi bir psikolojik travma içinde olduğunu belirtti. Mağdur kadın, avukatı Taner Kavalcı aracılığıyla iş adamı K.K. ve şirket yetkilileri hakkında İzmir Adliyesi'ne giderek suç duyurusunda bulundu. Şimdi gözler, yargıdan çıkacak karara çevrilmiş durumda.





