Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin iştirak şirketi İZSU bünyesinde atıksu arıtma tesisleri ve alt yapı işletmesine yönelik planlanan yeni hizmet alımı hazırlığı özelleştirme tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Çiğli İler Biyolojik Atık Su arıtma tesisi ile başlayan süreçte 1.,2, ve 3. Bölge Daire Başkanlıklarına bağlı istasyonları ve yağmur suyu sistemlerinin işletilmesini kapsayacak geniş ölçekli bir ihale hazırlığı yapıldığı öne sürüldü.

Buna karşı iZSU bünyesinde görev yapan işçiler örgütlü olduğu Belediye İş 2 No’lu şube temsilciliğinde özelleştirmeye karşı durmak için Basmane bulunan Fuar Kapısı’ndan İZSU’nun genel kurul toplantısı yapılan Kültürpark 4 No’lu Hol’e yürüdüler.

Izsu2-3

Atalay: Yapamıyorsan gelsin dışarıdan bir müteahhit yönetsin


Burada yaptığı açıklamada İşçi fazlalığına değinen Savaş Atalay, “ CHP’nin politikasında taşeronlaşmak yoktur. Taşeronun Kalkması için mücadele ederken izsu’da 24 tane arıtma için çalışma başlatıldı. 4.fazda sorunlar çözüldü ve sadece işletme devredildi. Tüm personeli aldılar şirket 112 tane işçiyi aldı orada çalıştırıyor. Yönetemiyorsanız ayrı bir şey. Buradaki işletmenin çalışıp çalışmaması ayrı bir şeydir. Yapamıyorsan gelsin dışarıdan bir müteahhit yönetsin. Bugün işletmelerde su barajmanların işini bile ihale ediyorlar. Yazıktır yazık. Bizi kimse yıldıramaz. Hepimizi işten at yeter. Çalışmayan arkadaşlarım yok, çalıştırmayan yöneticiler vardır. Hani işçi fazlalığı vardı? İçimizde dünya kadar taşeron var. Büroda çalışan işçileri Çıkarsınlar, işçi sahada da çalışır. Çalışmayan arkadaşın arkasında durmam. Şuanda TİS’te arabulucu sürecine girdik. 8 kalem alacağımız var, alırız sıkıntı değil ama taşeronu buraya sokarsan ekmeğimizi elden alıyorsunuz” dedi.

TÜİK verileri açıkladı: İzmir'de araç yoğunluğu artıyor
TÜİK verileri açıkladı: İzmir'de araç yoğunluğu artıyor
İçeriği Görüntüle

Izsu3-2

Basın açıklamasında ise Atalay şu ifadeleri kullandı;

“Bugün burada sadece bir hak arayışı için değil, İzmir’in geleceğine, çocuklarımızın emaneti olan belediye öz kaynaklarına ve emeğin onuruna sahip çıkmak için toplandık. İZSU Genel Müdürlüğü; atıksu arıtma tesislerini, terfi istasyonlarını, su ve kanal arıza işlerini parça parça ihalelerle taşeron firmalara devretmeye çalışıyor. Bu devir gerçekleşirse, 400’ün üzerinde emekçi arkadaşımızın çalıştığı işyerleri müteahhitlerin insafına terk edilecek. Biz bu kölelik düzenini kabul etmiyoruz.

Taşeronlaştırma, çalışma ilişkilerini güvensizleştiren, kuralsız ve denetimsiz işçi çalıştırmanın önünü açan bir sistemdir. Taşeron demek; kamu kaynaklarının halka değil, bir avuç sermayeye peşkeş çekilmesidir. Taşeron demek; emek sömürüsü, düşük ücret ve emeğin değersizleştirilmesi demektir. Hatırlayın; 2011’de taşeron işçiler belediye şirketlerine aktarıldı, 2018’de 696 sayılı KHK ile bu süreç tamamlandı. Yıllarca verilen mücadelelerle kazanılan bu hakları, bugün hangi akılla geriye götürmeye çalışıyorsunuz? İktidarın emekçiyi örgütsüzleştiren politikalarını takip etmek değil, örgütlü toplumu savunmak size yakışan görevdir.

Ülkemiz tam bir taşeron cehennemine dönüştürülmek istenirken, Belediye-İş olarak bizler; dün olduğu gibi bugün de, yarın da üyelerimizi yarı yolda bırakmayacağız. İş cinayetlerinin baş sorumlusu olan bu denetimsiz taşeron sistemine karşı, Anayasa’dan ve yasalardan aldığımız güçle sonuna kadar direneceğiz. İZSU Genel Müdürlüğü’nü bugünden itibaren uyarıyoruz: Bu hukuksuz ve vicdansız uygulamadan derhal vazgeçin. Çalışma barışını bozmayın, bizi demokratik haklarımızı kullanmaya zorlamayın. 2011 öncesinin o karanlık taşeron düzenine geri dönülmesine asla izin vermeyeceğiz. Buradan İZSU yönetimine soruyoruz:

* Daha dün, 2024 yılının Mayıs ayında “istihdam fazlası var” diyerek yüzlerce işçiyi kapı önüne koymadınız mı?

* Madem işçi fazlaydı, bugün neden en kritik işleri taşeron eliyle yürütmeye çalışıyorsunuz?

* Son iki yılda 400’den fazla işçi emekli oldu; neden yerlerine yeni alım yapmıyorsunuz?

* İZSU’nun kendi makineleri, vidanjörleri, kanal araçları neden şantiyelerde çürümeye bırakılıyor?

* Neden müteahhit firmalardan kiralama yoluna gidiliyor?

Bu bir planlı tasfiye girişimidir. Biz emekçiler bu planın figüranı olmayacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’ne sesleniyoruz:Cumhuriyet Halk Partisi, yıllarca taşeron düzenine karşı en ön safta mücadele etti. Sayın Genel Başkanınızın en önemli vaadi taşeronluğu kaldırmaktı. Otoyolların devredilmesine karşı gösterilen o dik duruşu, bugün İZSU’nun arıtma tesisleri için de bekliyoruz. Sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışında, söylemle eylem arasındaki fark burada kapanmalıdır.”

Muhabir: Emine Kulak