İzmir Kentsel Dönüşüm Bilgilendirme ve Dayanışma Derneği Başkanı, İnşaat Mühendisi Cem Şeker, Son Mühür TV’de yayınlanan Sıcak Bakış programında Ayşegül Koç’un sorularını yanıtladı. İzmir’de meydana gelen 30 Ekim depremi sonrası gündeme gelen emsal artışı ile ilgili konuşan Şeker; “Her deprem olduğunda emsal verir, dikeyleşmeye devam edersek bu düzen bozulur. Ben o yüzden emsale karşıyım. Bizim işini doğru yapan insanlara ihtiyacımız var. En büyük denetim ahlaktır” açıklamasında bulundu. 

“Yaşanan acıları unuttuk”

Ülkemizdeki binalar mevcut şartlara uyumsuz diyen Şeker; “Ülkemiz birçok yasayı yurtdışından aldı. Avrupa’daki depremsellik Türkiye’deki gibi değil. Bu yüzden deprem acılarıyla birlikte yönetmeliklerimizde düzenlemelere gidiyoruz. Son yapılan güncelleme ile birlikte çok daha farklı hesap taktikleri ve parametreler işin içine girdi. 90’lı yıllarda Bornova Belediyesi’ne bir oda tarafından bir yazı geliyor. Bu bölgenin yüksek yapı yapmaya uygun olamadığına dair. Bu bölgedeki 50 metre derinliğe kadar sağlam bir zemin yok. Burada yüksek bir yapı yaptığımızda hafif bir sarsıntı bile yıkıma sebep olabilir. Şu anki yönetmelikler bu binaları yapmak için yeterli ancak eskiden değildi. Biz yaşanan acıları unuttuk.  Vitrinin önüyle ilgileniyoruz. Geride kalanla ilgilenmiyoruz. Halkımız da çabuk unutuyor” dedi.

“Ülkenin sorunu ahlaki problem”

Kentsel dönüşümü bina yıkıp yenilemek olarak algılıyoruz diyen Şeker; “Manavkuyu bölgesi İzmir’in en nizami bölgesi, tekil binalar var. Geniş alanlar var, yeşil alanı bol. Burada bir hesap yapılmış. Kişi başına düşen yürüyüş yolları, yeşil alan, trafik, alt yapı gibi. Her deprem olduğunda emsal verir, dikeyleşmeye devam edersek bu düzen bozulur. Ben o yüzden emsale karşıyım. Ülkemizin en büyük sorunu ahlaki problem. Biz ülke olarak eğitim sistemimizde ciddi değişimler yapmazsak daha büyük sıkıntılarla karşılaşabiliriz. Vazifenin gerekliliklerini yerine getirecek ahlaki alt yapımız olmalı ki biz bu sıkıntıları yaşamayalım. En büyük denetim ahlaktır. İnşaat mühendisinin imtihanı depremdir. Dünyanın hiçbir yerinde ülkemizdeki gibi inşaat mühendisliği yoktur. Bizde mühendis, karayolunu da yapıyor, binayı da yapıyor… Dünyada bunlar ayrı bilim dallarına bölünmüş. İnşaat Mühendisliği bir mühendis olarak söylüyorum ki en değersiz mesleklerden birisi maalesef. Herkes bir şekilde inşaatla uğraşmış, herkes her şeyi biliyor” ifadelerini kullandı. 


Kentsel dönüşüm yasasında değişenler…

Kentsel dönüşüm ile ilgili yapılan değişimler olduğunu söyleyen Şeker; “Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kuruldu. Bir müdürü İstanbul ile ilgilenecek. Diğeri de bütün Türkiye ile ilgilenecek. Ona göre teşkilatlanıyorlar.  Bu kanun teklifinde düzenlenen en önemli konulardan biri aslında riskli yapının yıkılmasından sonraki yapılan işlemlerdeki karar verme oranına ilişkin. 6306 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre bu işlemlerde karar, hisseler oranında maliklerin 2 / 3’ünün çoğunluğu ile alınmakta. Ancak bu çoğunlukla karar aşaması oldukça yavaş ilerlemekte. Kentsel dönüşüm sürecinin hızlanması, kiralık konut bulunamaması gibi sorunların önüne geçilmesi adına bu kanun teklifiyle karar nisabı salt çoğunluk olarak belirlenmiş. Böylelikle süreç daha da hızlanarak sistemin tıkanması önlenecek. Maliklerin aldığı bu kararın karara katılmayan maliklere bildirilmesi ise noter vasıtasıyla veya ilgili muhtarlıkta on beş gün süre ile ilan edilmek suretiyle bildirileceği bu kanun teklifiyle belirlenmiştir. Kentsel dönüşüm için gelir elde etmek maksadıyla, taşınmazların rezerv yapı alanı olarak belirlenebilmesi için bu taşınmazların yapılaşmaya esas arsa metrekaresinin belirli bir miktarının veya değerinin Başkanlığa devredilmesine ilişkin hüküm kanun teklifinde yerini almış. Konut üretmeden binaları yıkamayız. Hal böyle olunca bizde BATI KOOP ile bir işbirliği yapmaya karar verdik. İzmir’de dönüşümü sağlamak için bir çalışma yapacağız. Kooperatif maliyet açısından yarı yarıya bir avantaj sağlıyor. Önemli avantajları var. Bu tür çalışmalar yapılmadan bu iş çözülmeyecek” açıklamasında bulundu. 

“İzmir’de binalar yaşlı ve niteliksiz”

Bina stoku ile ilgili değerlendirme yapan Şeker; “İzmir’de Türkiye’nin bir özeti. Bina stoku çok yaşlı ve niteliksiz. İzmir’de bir plan eksikliği var. Kentsel dönüşüm demek kentin karakterini değiştirmektir. Mesela İzmir’de dünya çapında bir kentsel dönüşüm yapıldı. Belki birçoğumuz bilmiyoruz. Kadifekale’nin arkasındaki çok büyük bir alan kamulaştırılarak yeşil alan oldu. İzmir bunu yapmaya da devam edecek. İzmir’in en büyük sıkıntısı kent planları. İzmir’de ulaşım ciddi bir sıkıntı. Biz kent planlarımızı yapmadan ulaşım planlarımızı yapamayız. Kentsel dönüşüm bir fırsat olabilir. İzmir’in bir kadersizliği de genel iktidara muhalif olması. İzmir yatırımlar açısından çok cezalandırıldı. Ödediği verginin geri dönüşü açısından çok cezalandırıldı. İzmir depremde bile alması gereken yardımları tam alamadı. Burası afet bölgesi ilan edilmeliydi ama edilmedi. İzmir, aydın bir şehir ama aydınlarımıza da sesleneyim biraz halkımızın sorunlarıyla da ilgilensinler, omuz versinler” dedi.

“Siyaset ülkemizde çok pahalılaştı”

Şeker; “Ülkemizde siyaset niteliksiz vasıfsız insanların elinde… Siyaset ülkemizde çok pahalılaştı. Bir insan belediye başkanı olmak için milyonlar harcıyorsa kusura bakmayın o size hizmet getirmeyecek. Gençlerin, eğitimli insanlarımızın muhakkak siyaset içerisinde olması lazım. Siyasette eğitimli insanlar ne yazık ki yer alamıyor. Belediye meclisi sıralarında ilkokul mezunu insanlar var. El kaldırıp indiriyor, birilerini zengin ediyor belki de. Ama bunun ne olduğunu bilmiyor. Şu sıra en çok hoşuma giden çok fazla kadın muhtar adayımız olması. Muhtarlarımız kadınlar olmalı. Kadınlar daha da fazla siyasette yer almalı” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi