SON MÜHÜR-Cumhur Erkek-Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası başlatılan konut projeleri, bu kez yargıya taşınan ağır bir suçlamayla gündemde. Davacı alt yüklenici şirket, ana yüklenici şirket yetkilileri tarafından "tehdit ve cebirle" milyonluk senet imzalatıldığını iddia ederek hukuk savaşı başlattı. Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, ana yüklenici şirketlerin, alt yükleniciyi hukuka aykırı yöntemlerle baskı altına aldığı ve büyük çaplı bir mağduriyet yarattığı ileri sürüldü.
"Zorla Senet İmzalatıldı, Tehditle Vekalet Alındı"
Dava dilekçesindeki iddialara göre olaylar, 2023 yılında deprem konutlarının kaba inşaat işleri için tarafların sözlü olarak anlaşmasıyla başladı. Davacı şirket ortağı Z.Y. ile davalı şirket yetkilisi F.Ç. arasındaki akrabalık bağının "güven ilişkisi" olarak suistimal edildiği savunuldu. Avukat Murat Yeşilkaya tarafından mahkemeye sunulan beyanlarda, davalı tarafın 12.000.000 TL tutarındaki senetleri "cebri icra baskısı ve tehdidi" ile aldığı, ardından bu baskı araçlarını kullanarak davacı şirketi bağlayacak nitelikteki sözleşmeyi imzalatmak için noterden zorla vekaletname temin ettikleri iddia edildi.
Sözleşme Hiç Yürürlüğe Girmedi mi?
Dava konusunun en dikkat çekici noktalarından biri ise 13.06.2023 tarihli sözleşmenin hukuken hiç yürürlüğe girmediği iddiası. Dilekçede, sözleşmenin geçerlilik şartı olan "banka teminat mektubu sunulması" ve "idare onayı" gibi temel kriterlerin hiçbirinin yerine getirilmediği vurgulandı. Buna rağmen davalı şirketlerin, geçersiz bir sözleşmeye dayanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığı belirtildi.
"İşçilerin Maaşı Ödenmedi, Şantiyede Kaos Çıkarıldı"
İddialar sadece finansal boyutta kalmıyor. Dilekçede, davalı tarafın şantiyede kullanılan malzemelerden haksız kazanç sağlamak amacıyla kaliteyi düşürmeye çalıştığı, buna itiraz eden davacı şirkete karşı ise "mobbing" uyguladığı ileri sürüldü. Ayrıca, işçilerin hak edişlerinin ödenmeyerek şantiye sahasında kasıtlı bir kaos ortamı yaratıldığı ve davacı şirketin sahadan uzaklaştırılmaya çalışıldığı da iddialar arasında.
Avukat Murat Yeşilkaya: "Müspet ve Menfi Zararlar Tazmin Edilmeli"
Davacının avukatı Murat Yeşilkaya, müvekkil şirketin deprem bölgesinde halkın mağdur olmaması adına tüm imkanlarını seferber ettiğini ancak davalıların haksız eylemleri nedeniyle büyük bir ekonomik çöküntüye sürüklendiğini belirtti. Müvekkilinin mal varlıklarını satmak zorunda kaldığını ve konkordato sürecine itildiğini ifade eden Yeşilkaya, mahkemeden sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespitini, haksız tahsil edilen çeklerin iadesini ve oluşan milyonlarca liralık zararın tazmin edilmesini talep etti. Mahkemenin, deprem konutları inşasındaki bu "tehdit ve usulsüzlük" iddialarına karşı vereceği karar merakla bekleniyor.





