Hatay merkezli yürütülen ve toplam 8 ili kapsayan geniş çaplı "gümrükte rüşvet" operasyonu, kamu görevlilerinin de içinde bulunduğu devasa bir yolsuzluk ağını gün yüzüne çıkardı. Hatay Emniyet Müdürlüğü birimlerinin titizlikle yürüttüğü teknik ve fiziki takip neticesinde, gümrük kapılarında kurulan rüşvet çarkının işleyişi ve suç şebekesinin akıllara durgunluk veren yöntemleri tek tek deşifre edildi.
8 ilde eş zamanlı şafak operasyonu
Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, "Rüşvet" ve "Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet" suçlamalarıyla 46 şüpheliye yönelik operasyon düğmesine basıldı. 17 Şubat tarihinde Hatay odağında; İstanbul, Antalya, Adana, Mersin, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Kilis’te gerçekleştirilen eş zamanlı baskınlarda 44 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan incelemelerde zanlılardan ikisinin yurt dışında bulunduğu saptanırken, aramalarda ele geçirilen döviz miktarı ve mühimmatın çokluğu dikkat çekti. Polis ekipleri; 41 adet cep telefonunun yanı sıra, yaklaşık 77 bin ABD doları, 52 bin Euro ve 87 bin liranın üzerinde nakit paraya el koyarken, çok sayıda ruhsatsız silah ve mühimmatı da kayıt altına aldı.
Şifreli mesajlaşmalar ve "Rüşvet zammı" planı
Emniyet güçlerinin derinleştirdiği soruşturma, şebekenin profesyonel bir suç örgütü gibi hareket ettiğini kanıtladı. Gümrük memurlarının, rüşvet görüşmelerini gerçekleştirmek için internet tabanlı anlık mesajlaşma uygulamalarını kullandıkları ve kendi aralarında özel bir şifreli dil geliştirdikleri saptandı. Suç ağının en dikkat çekici detaylarından biri ise, her takvim yılı başında gümrükten yasa dışı geçiş sağlayan taraflara uyguladıkları tarifeye "enflasyon güncellemesi" tadında zam yapmaları oldu. Toplanan paraların bir "havuz sisteminde" biriktirildiği ve her ayın sonunda çete üyeleri arasında pay edildiği belirlenirken, şüphelilerin sosyal hayatlarındaki aşırı lüks harcamalar da polisin radarına takıldı.
Analizsiz geçişler ve riskli araç oyunu
Operasyonla birlikte, devletin gümrük denetim mekanizmalarının rüşvet karşılığında nasıl devre dışı bırakıldığı da somut örneklerle ortaya konuldu. Şebekenin; laboratuvar analizine gitmesi zorunlu olan ürünleri denetimsiz bir şekilde onayladığı, beyannamedeki içerikle uyuşmayan ticari malların geçişine göz yumduğu saptandı. Ayrıca, güvenlik açısından "yüksek riskli" kategorisinde bulunan ve detaylı aranması gereken araçların, hiç kontrol edilmeden sistem üzerinde aranmış gibi gösterilerek gümrük sahasından çıkış yapmalarının sağlandığı anlaşıldı. Bu usulsüzlüklerin, rüşvet karşılığında hem kaçakçılığın önünü açtığı hem de devletin denetim gücünü zaafa uğrattığı vurgulandı.
Yargı süreci başladı: 26 tutuklama
Gözaltına alınan ve emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 36’sı, 20 Şubat tarihinde Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. Adliyedeki sorgularının ardından hakim karşısına çıkan zanlılardan 26’sı, suçun niteliği ve delil durumu göz önünde bulundurularak tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 10 şahıs hakkında ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verildi. Soruşturmanın kapsamının, yurt dışındaki firari şahıslar ve olası yeni bağlantılar çerçevesinde genişletilerek sürdürüleceği öğrenildi.





