Son Mühür- Küresel finans piyasalarında "güvenli liman" olarak adlandırılan kıymetli metaller, rüzgarın tersine dönmesiyle birlikte son dönemin en keskin düzeltme hareketlerinden birine sahne oluyor. Yakın geçmişte jeopolitik gerginliklerin tırmanmasıyla tarihi rekorlarını altüst eden altın ve gümüş, diplomatik temasların yumuşaması ve doların küresel ölçekte yeniden kas gücünü sergilemesiyle birlikte kazançlarını geri vermeye başladı. Özellikle ABD’nin Venezuela, Grönland ve İran eksenindeki hamleleriyle beslenen yükseliş trendi, yerel piyasada ve küresel ölçekte yerini sert bir satış dalgasına bıraktı. FED’in faiz kanadındaki durağan tutumuyla ons altının 5 bin 600 dolar, gümüşün ise 120 dolar bandına tırmandığı o tarihi zirvelerin ardından, piyasalar şimdi bu devasa yükselişin sindirilme sürecini yaşıyor.

Geçen haftanın zirvesinden sert iniş
Emtia piyasasının "beyaz metali" olarak adlandırılan gümüş, daha sadece bir hafta öncesine kadar altına kıyasla çok daha agresif bir yukarı yönlü ivme yakalamıştı. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz haftanın ilk işlem gününde gümüş, 103,44 dolardan başladığı yolculuğunda kısa sürede 112,41 dolar bandına oturarak tarihi bir eşiği geride bırakmıştı. O dönemde bu yükselişin iç piyasadaki yansıması oldukça çarpıcı olmuş; gram gümüş fiyatları 156 lira 80 kuruş seviyelerine kadar tırmanarak yatırımcısına çift haneli kazançlar vadetmişti. Ancak bugün gelinen noktada, o görkemli tablodan eser kalmazken, gümüşün geçtiğimiz haftaki rekor seviyelerinden ne denli uzaklaştığı piyasalardaki şok etkisini daha da derinleştiriyor.
Gümüşte yüzde 14’lük erime
Kıymetli metaller cephesindeki bu geri çekilme süreci, gümüş tarafında çok daha yıkıcı bir boyuta ulaştı. Yatırımcısını şaşırtan bir hızla değer kaybeden gümüş, gece saatlerinde başlayan satış baskısıyla birlikte yüzde 14’e yaklaşan bir erime yaşadı. Ons fiyatı 88 dolara kadar sarkan gümüş, adeta bir serbest düşüş grafiği çizdi. Altın tarafında ise ons fiyatı günü 4 bin 965 dolardan noktalarken, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte (saat 07.15 itibarıyla) fiyatlamalar daha da aşağı çekildi. Şu anki tabloda altının onsu 4 bin 875 dolar, gümüşün onsu ise 76 dolar seviyelerinde seyrediyor. Bu durum yerel piyasada gram altının 6 bin 808 TL, gram gümüşün ise 107 TL'den işlem görmesine neden olurken; Kapalıçarşı’daki fiziki altın talebinde rakamlar 7 bin 424 TL civarında seyretmeyi sürdürüyor.

Diplomasi trafiği ateşi düşürdü
Fiyatlardaki bu ani yön değişiminin perde arkasında, küresel siyasetin en büyük iki aktörü arasındaki buzların erimeye başlaması yatıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği ve "mükemmel" olarak tanımladığı telefon diplomasisi, piyasalardaki korku iklimini dağıttı. Pekin yönetiminden gelen yapıcı açıklamalar ve güçlü iletişim vurgusu, yatırımcıların güvenli limanlardan çıkarak daha riskli varlıklara yönelmesini tetikledi. Öte yandan, uzun süredir gerilimin ana kaynağı olan ABD-İran hattında da Umman merkezli bir müzakere takviminin onaylanması, jeopolitik risk priminin hızla buharlaşmasına yol açtı. Cuma günü gerçekleşecek bu kritik görüşme, savaş davullarının yerini masadaki diplomasiye bırakacağı beklentisini güçlendirdi.

Güçlenen Dolar endeksi
Altın ve gümüşü baskılayan bir diğer majör faktör ise Amerikan Doları’nın uluslararası arenadaki değer artışı oldu. Dolar endeksinin 97,80 seviyesine tırmanarak son iki haftanın zirvesini zorlaması, emtia fiyatları üzerinde doğrudan bir baskı mekanizması kurdu. FED Başkanlığı için ismi telaffuz edilen ve para politikasında "şahin" tutumuyla bilinen Kevin Warsh’ın yarattığı beklenti, faizlerin yüksek kalacağı algısını pekiştirerek altını elde tutmanın fırsat maliyetini artırdı. ABD ekonomisinden gelen ve beklentileri aşan Hizmet Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri de ekonomideki canlılığın devam ettiğini göstererek, yakın vadeli faiz indirimi umutlarını bir kez daha öteledi. Şimdi tüm gözler, piyasaların yönünü tayin edecek olan yarınki tarım dışı istihdam verisine kilitlenmiş durumda.

Çin'den rekor fon çıkışı
Kıymetli metallerdeki çöküşün teknik ayağında ise Çin’den gelen veriler sarsıcı bir tabloyu ortaya koydu. Dünyanın en büyük altın tüketicilerinden biri olan Çin’in en büyük dört altın tabanlı borsa yatırım fonundan (ETF) sadece Salı günü yaşanan 980 milyon dolarlık rekor çıkış, piyasadaki panik havasını özetler nitelikte. Hafta başından itibaren devam eden ve toplamda 1,3 milyar dolara yaklaşan bu kitlesel fon çıkışları, altın fiyatlarındaki düşüşün sadece diplomatik değil, aynı zamanda kurumsal bir satış dalgasıyla da desteklendiğini gösteriyor. Yatırımcıların kâr realizasyonu ya da strateji değişikliği olarak yorumlanan bu hareket, ons altındaki 5 bin dolar eşiğinin altına inilmesinde en önemli katalizörlerden biri oldu.





