Morgan Stanley, emtia piyasalarına ilişkin yayımladığı son analizde bakıra dikkat çekti. Banka, dijitalleşme, yapay zekâ yatırımları ve enerji dönüşümünün etkisiyle bakırın 2026 itibarıyla altını geride bırakarak stratejik açıdan en kritik yatırım araçlarından biri haline gelebileceğini bildirdi. Raporda, bakır fiyatlarında yüzde 20 ila yüzde 35 arasında artış potansiyeli bulunduğu belirtildi.
Değerli metallerde doygunluk sinyali
Analizde, küresel piyasalarda jeopolitik riskler ve enflasyon baskısıyla altın ve gümüşe yönelik talebin devam ettiği ancak bu metallerde fiyatların doygunluk aşamasına yaklaştığına işaret edildi. Morgan Stanley, önümüzdeki dönemde yatırımcı ilgisinin sanayi ve teknoloji dönüşümünün temel girdilerinden biri olan bakıra yönelmesinin olası olduğunu vurguladı.

Bakır, stratejik bir varlık olarak öne çıkıyor
Banka, bakırı yalnızca bir sanayi metali olarak değil, küresel dönüşümün merkezinde yer alan stratejik bir varlık olarak konumlandırdı. Raporda, bakır için “yeni petrol” ve “yeni altın” benzetmeleri kullanılırken, özellikle yapay zekâ uygulamalarıyla artan veri merkezi yatırımlarının, elektrikli araç üretiminin ve yenilenebilir enerji projelerinin talebi hızla artırdığı kaydedildi.
Yeşil enerji talebi arzı zorluyor
Morgan Stanley’nin değerlendirmesinde, yeşil enerjiye geçiş sürecinde bakır ihtiyacının mevcut enerji sistemlerine kıyasla çok daha yüksek seviyelere ulaştığı ifade edildi. Yeni maden yatırımlarındaki gecikmeler ve sınırlı kapasite artışı nedeniyle küresel arzın talebi karşılamakta zorlandığı, bu durumun da fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı yarattığı belirtildi.
Fiyatlar için güçlü artış beklentisi
Banka Emtia Strateji Ekibi, küresel elektrifikasyon sürecinin hızlanmasıyla birlikte bakırda yapısal bir arz-talep dengesizliğine girildiğini açıkladı. Rapora göre, bu koşullar altında bakır fiyatlarının önümüzdeki 12 ayda yüzde 20 ile yüzde 35 arasında yükselmesi bekleniyor.
Yatırımcılara madencilik şirketleri vurgusu
Morgan Stanley, altın ve gümüşün portföylerde dengeleyici rolünü koruyacağını ancak getiri potansiyeli açısından bakırın öne çıktığını belirtti. Analistler, yatırımcıların yalnızca fiziki bakıra değil, bakır üretimi ve madenciliği alanında faaliyet gösteren şirketlere de yakından bakması gerektiğini ifade etti.





