Son Mühür - Kılıç, 16 Ocak 2024 tarihinde verdiği araştırma önergesinin aradan geçen iki yıla rağmen TBMM gündemine alınmadığını belirtti. Epstein dosyasının yalnızca ABD’yi ilgilendiren bir dava olmadığını vurgulayan Kılıç, dosyanın uluslararası boyut taşıyan karanlık bir yapıya işaret ettiğini ifade etti.
“Epstein dosyası uluslararası bir karanlıktır”
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Kılıç, Epstein dosyasının küresel ölçekte ele alınması gerektiğini dile getirdi. Dosyanın Türkiye bağlantılarının araştırılmasının zorunlu olduğunu belirten Kılıç, şu ifadeleri kullandı: “Epstein dosyası yalnızca ABD’nin değil, uluslararası bir karanlığın dosyasıdır. Ve evet, bu karanlığın Türkiye’ye uzanan bağlantıları vardır.”
Şüpheli çocuk ölümlerine dikkat çekti
Kılıç, açıklamasında şüpheli çocuk ölümleri ve istismar iddialarına da dikkat çekti. Burak Oğraş gibi çocukların ölümünün tesadüf olmadığını savunan Kılıç, üzeri örtülen dosyaların sistematik bir yapının parçası olduğunu ileri sürdü.
“Bu dosyalar zamana bırakılarak kapanmaz”
CHP’li Kılıç, açıklamasında adalet vurgusu yaparak, şüpheli biçimde hayatını kaybeden çocukların ve faili meçhul bırakılan dosyaların unutulmadığını ifade etti. Kılıç, “Bu dosyalar zamana bırakılarak kapanmaz. Çocukların adı unutturularak adalet gömülemez” dedi.
Takipçisi olacağız mesajı
Açıklamasının sonunda Kılıç, şüpheli çocuk ölümleri, istismar ağları ve karanlık ilişkilerin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirtti. Meclis’e sunulan araştırma önergesinin bir an önce gündeme alınması çağrısında bulundu.
Merkez bankası yazışmaları gündeme taşındı
Kılıç, Jeffrey Epstein’ın ABD eski Hazine Sekreteri Larry Summers ile 20-21 Şubat 2017 tarihlerinde yaptığı yazışmalara da dikkat çekti. Söz konusu yazışmalarda Epstein’ın, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile “para meselesini” görüşmek isteyip istemediğini sorduğu ve bu görüşme için “250 bin dedim” ifadesini kullandığının görüldüğünü belirtti.
Belgelerde Summers’ın bu ifadeye karşılık, “Bunlar Erdoğan’ın adamları mı?” şeklinde küçümseyici bir soru yönelttiği de yer aldı.
“Kabul edilemez” tepkisi
Kılıç, insan ticareti ve çocuk istismarı suçlarıyla anılan bir ismin, Türkiye’nin en kritik kurumlarından biri hakkında aracı gibi konuşabilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Bu kapsamda kamuoyunun yanıt beklediği soruları da sıralayan Kılıç, şu başlıkların açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti:
- Böyle bir temas gerçekleşti mi?
- “250 bin dolar” ifadesi kime ve hangi amaçla kullanıldı?
- Türkiye’nin para politikası kapalı kapılar ardında bir pazarlık konusu hâline mi getirildi?
Kılıç, bu iddiaların ve yazışmaların şeffaf biçimde araştırılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti.





