Son Mühür/ Merve Turan - Efes Selçuk'un kültürel mirası ve doğal zenginlikleriyle güçlü bir turizm potansiyeli taşıdığını vurgulayan Sengel, ilçenin yerel yönetim politikalarının turizm ve tarım ekseninde şekillendiğini söyledi. Bu iki alanın birlikte ele alınmasının yerel kalkınmada önemli bir avantaj sağladığını belirten Başkan, toprağın bereketiyle kentin özgün turizm değerlerini buluşturan sürdürülebilir bir model kurmaya çalıştıklarını anlattı. Sengel'e göre deneyim odaklı ve sürdürülebilir turizm her geçen gün daha da önem kazanıyor.

Efes Tarlası Yaşam Köyü ilham kaynağını nereden alıyor?
Oturumun en çok konuşulan başlıklarından biri Efes Tarlası Yaşam Köyü Projesi oldu. Sengel, projenin üretim, eğitim ve sürdürülebilirlik temelinde yükseldiğini ve ziyaretçilere farklı deneyimler sunduğunu ifade etti. İşin ilginç yanı, projenin ilhamını Köy Enstitüleri anlayışından ve Cumhuriyet'in erken dönem kırsal kalkınma vizyonundan alması. Başkan, geçmişten devralınan bu değerlerin bugüne taşınarak dünyayla paylaşıldığını dile getirdi.

Uluslararası görünürlük artıyor
Projenin uluslararası arenada da karşılık bulduğu anlaşılıyor. Efes Tarlası Yaşam Köyü, sürdürülebilir turizm alanında dünya çapında kabul gören Green Destination organizasyonunun "En İyi 100 Hikaye Listesi"ne girdi. Sengel bu başarıyı önemli bir kazanım olarak nitelendirdi ve listenin Efes Selçuk'un uluslararası görünürlüğünü artırdığını söyledi. Konuşmasının sonunda sürece katkı veren İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratlarına ve Turizm Ofisi'ne teşekkür eden Başkan, turizm ile tarımı birleştiren bu modelin ilçenin geleceğine yön vereceği mesajını verdi.





