Döviz piyasalarında işlem hacimleri haftanın kapanışında sürerken, yabancı finans kuruluşlarının Türkiye ekonomisine dönük projeksiyonları yatırımcıların gündemindeki yerini koruyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, yayımladığı son analizle hem makroekonomik göstergeleri hem de serbest piyasayı doğrudan etkileyen orta vadeli kur hedeflerini kamuoyuyla paylaştı.

FITCH RATINGS TÜRKİYE İÇİN DOLAR VE ENFLASYON BEKLENTİSİNİ KAÇ OLARAK AÇIKLADI?

Fitch Ratings tarafından hazırlanan raporda, Türk lirasının döviz sepeti karşısında kontrollü değer kaybını sürdüreceği öngörüldü. Reel kurun ihracat tarafında yarattığı maliyet baskısının hafifletilmesi adına para otoritelerinin izlediği stratejiye dikkat çeken kuruluş, dolar/TL paritesinin 2026 takvim yılı kapanışında 51 seviyesine yerleşmesini bekliyor. Analizde, yukarı yönlü kur hareketinin 2027 yılında da süreceği ve bir sonraki senenin sonunda Amerikan para biriminin 60 lira sınırına dayanacağı tahmin ediliyor.

Enflasyon tarafında ise resmi program hedeflerine kıyasla daha temkinli bir çerçeve çizildi. Orta Vadeli Program öngörülerinin üzerinde bir seyir bekleyen kredi derecelendirme kuruluşu, Türkiye'de tüketici fiyat artışlarının 2026 yılını yüzde 30,5 seviyesinde tamamlayacağını, 2027 senesinde ise bu oranın yüzde 23,5 bandına ineceğini hesapladı.

25 EYLÜL 2026 SERBEST PİYASA DÖVİZ KURLARINDA SON DURUM NE?

Raporun paylaşıldığı 25 Eylül 2026 Cuma gününde döviz kurları serbest piyasada yatay ve dengeli seyrini korudu. Kapalıçarşı ve finans merkezlerindeki alım-satım aralıkları şu rakamlarla kayıtlara geçti:

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BÜYÜME VE CARİ AÇIK RİSKLERİ HANGİ SEVİYEDE?

Fitch değerlendirmesinde, Orta Doğu eksenli jeopolitik kırılmalar ve İran savaşı koşullarının dış ticaret dengesine getireceği yüke dikkat çekildi. Ham petrol varil fiyatlarındaki her 20 dolarlık artışın milli gelire kıyasla cari açığa 1 puandan fazla ek yük oluşturacağı belirtilirken; 2026'da cari açığın gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının yüzde 3 sınırına yaklaşabileceği vurgulandı.

Üretim çarkları tarafında ise kademeli bir toparlanma takvimi öngörüldü. Türkiye ekonomisinin 2026 senesinde yüzde 2,8 oranında ılımlı bir büyüme kaydedeceği, 2027 yılına gelindiğinde ise toparlanmanın hızlanarak Gayrisafi Yurt İçi Hasıla artışının yüzde 4,3'e ulaşacağı modellendi.

KREDİ NOTU VE FİNANSAL PİYASALARDAKİ DENGELER NASIL DEĞERLENDİRİLDİ?

Türkiye'nin kredi notunu "BB-", not görünümünü ise "Durağan" kademesinde tutan Fitch; yüksek tüketici enflasyonu, sermaye hareketliliğindeki olası çıkışlar ve politika risklerinin kırılganlık yaratabileceğini ifade etti. Buna karşın, 2026'nın nisan periyodundan bu yana Merkez Bankası'nın brüt ve net döviz rezervlerinde gözlenen kısmi toparlanmanın ve sürdürülen sıkı para duruşunun Türk lirası üzerindeki sert dalgalanma risklerini sınırladığına işaret edildi.

Portföy yönetiminde tasfiye edilen yaklaşık 18 milyar dolarlık fon büyüklüğünün geçmiş dönem regülasyon boşluklarını gösterdiğini aktaran kuruluş; TCMB'nin vadeli piyasalarda devreye aldığı teminat düzenlemeleri ve likidite destek mekanizmaları sayesinde hisse senedi piyasalarında panik havasının önlendiğini, söz konusu hadisenin Türkiye'nin genel ülke notuna doğrudan bir tehdit oluşturmadığını kaydetti.

Kaynak: Haber Merkezi