Son Mühür / Yağmur Daştan - Dijital Medyanın Öncüleri: Genç İletişimciler (DİMGİ) projesinin kapanış forumu kapsamında düzenlenen ‘Dijital Medyanın Geleceği’ paneli Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleşti. Moderatörlüğünü Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu Yüksel yaptığı panele AK Parti İzmir Milletvekili TBMM Engelli Sorunları Araştırma Komisyonu Başkanı ve önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu da katıldı. Panelde, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Gültekin, Manisa Celal Bayar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meral Özçınar, İZKA Yaratıcı Ekonomi Politikaları uzmanı Cangül Kuş, dijital medyanın geleceğini anlattı.

“Bazı projeler iz bırakır, etki ortaya koyar”
Projenin genç iletişimcilere yönelik çok kapsamlı bir çalışma olduğunun altını çizerek açıklamalarına başlayan AK Parti İzmir Milletvekili TBMM Engelli Sorunları Araştırma Komisyonu Başkanı ve önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu, “Genç iletişimcilere yönelik çok ama çok kapsamlı bir çalışmanın kapanışında bir aradayız. Her kapanış yeni bir başlangıçtır. Genç arkadaşlarımız için yeni bir yolun başındayız. Ben inanıyorum ki bu panel ve bugüne kadarki çalışmalar olsun ufkumuz ve gelişmeler açısından medya camiasına ve bu anlamda ciddi etkiletişimi olan halkımıza faydalar sağlasın. Bazı projeler iz bırakır, etki ortaya koyar. Yeni başlangıçlara da zemin hazırlar. Bu proje de inanıyorum ki böyle bir izin başlangıcı bir proje. Asıl olan her bir konuda irdelemek, sorgulamak, çok ama çok detaylı bir analizi ortaya koymak ve bunun sonuçlarını anlatmak” dedi.
“Ne kadar hız olursa olsun ölçülü olmalı”

“Hız çağı içindeyiz; hızın adeta çok ama çok kıymetli olduğu bir çağdayız. Bu çağda ölçülü olmak, kontrolü elden bırakmamak gerekiyor” vurgusu ile devam eden Kasapoğlu, “Aynı zamanda gürültü çağı da var; bunda da anlamı kaybetmemek gerekiyor. Hız ve gürültü ile birlikte bir karmaşanın olduğu dönemde de sorumluluğu asla unutmamak gerekiyor. Ne kadar hız olursa olsun ölçülü bir şekilde ve anlamı yitirmeden var olmak, bu duruşu sergilemek hepimiz için sorumluluk. Görevimiz mevkiimiz ne olursa olsun bir dünya vatandaşı olarak anlam ve ölçü ile var olup sorumluluk hissi ile yaşamak bu çağın en büyük meydan okuması. O yüzden bu projeyi çok kıymetli buluyorum Gençlere yol gösterecek bu çalışmanın yürütücüsü olan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na, basın camiamıza ve akademisyenlerimize çok teşekkür ediyorum. Akademinin her anlamda olması gerekiyor; kontrollü, ölçülü ve sorumlu olmanın anlamını akademinin bariz şekilde ortaya koyduğuna inanıyorum. Akademinin olduğu her ortama koşa koşa gidiyorum. Bilgi her şeyin başı” dedi.
“Dezenformasyon sadece yanlış bilgiden ibaret değil”
Dijital medyanın sadece bir iletişim alanı değil; kamusal alan, kültür ve etki alanı olduğunun da altını çizen Kasapoğlu, şunları aktardı: “Pek çok avantajla birlikte pek çok riski de barındıran bir alan. Bir anda hızlı şekilde yaygınlaşan bir bilgi var ve buna hızlı da bir erişim var. Bilgi ile birlikte yanlış bilgi; dezenformasyon, manipülasyon ve algı yönetimi de var. Dijital medyanın geleceği teknolojiden önce esas itibariyle insan ve ahlakla ilgili bir odak gerektiriyor. Hayat bir değişim, dönüşüm ve dinamizmdir. Araçlar, platformlar değişir; algoritmaları farklı ortaya koyarsınız ama asıl olan o ölçüyü, vicdanı değiştirip yolu yürümektir. Bu alanda hız nereye varırsa varsın bu duruşu yaşamak çok kıymetli. Bugün iletişimci olmak, bu alana gönül vermek sadece aktarmak demek değil; aynı zamanda korumak ve muhafaza etmek demek. Bir beğeni ve tıklanma uğruna gerçeği görmeyip güveni zedelememek demek. Dezenformasyon sadece yanlış bilgiden ibaret değil; ekonomiyi etkileyip huzuru bozuyor, ülke güvenliğini tehdit ediyor. O yüzden bu alanı hep birlikte toplumsal bir direnç alanı olarak değerlendirmek durumundayız.”
“Dijital medyada bir değişim ve dinamizm var”

“Elbette dijital medyada güçlü olmak her şeye cevap vermeyi değil; doğru yerde var olmayı gerektiriyor. Bazen susmak çok şey anlatır” sözleriyle konuşmasını sürdüren Kasapoğlu, “Duruş ortaya koymayı, yanlışın peşinde takılmamayı gerektiriyor. Gençler, sizler bu projenin asıl üreticisisiniz. Üretmek kadar o içeriği tüketmek de ayrı bir sorumluluk. Paylaşmak kadar doğrulamak da ayrı bir sorumluluk. Noktasına, virgülüne kadar kurulan her bir cümle toplumsal iklimi çok ama çok güçlü şekilde etkiliyor. Hedefimiz asla iyi içerik üretmek olmamalı; elbette iyi içerik üreteceğiz ama bununla birlikte iyi düşünecek ve iyi ölçeceğiz. Bu anlamda da sorumluluğu omzumuzda hissedeceğiz. Hiçbirimizin sorumsuzca davranmaya hakkımız yok. Sorumluluk bilinci ile üretirken de tüketirken de bu hassasiyetle var olmak çok kıymetli. Çeşitliliği kıymetli buluyorum, her alanda çeşitliliğin zenginlik ve avantaj olduğuna inanıyorum. O yüzden dijital medya tek boyutlu bir alan değil. Dijital medyada bir değişim ve dinamizm var; pusulamız net olup insan ve vicdan odaklı olduktan sonra çok ama çok hayırlı sorumlulukları da birlikte karşılayacağız” dedi.
“Medya ekosistemi için bir eylem planımız olacak”
İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu Yüksel açılış konuşmalarında, “Artık günlük hayatımızda yoğun teknoloji kullanır hale geldik. Hereksin hayatında bilişim tabanlı kelimeler kullanır hale geldik. Hakikatin ötesini görmek zorunda olduğumuzu hissediyoruz. Bir yıl süren bir proje yürüttük. Genç arkadaşlarımızın dijital medya kabiliyetlerini geliştirmeye çalışarak, afet iletişimine öncelik verdik. İlişkileri nasıl etkileyeceğini inceledik. Önümüzdeki süreçte medya ekosistemini geliştirmek için bir eylem planımız olacak. 6 odak grup çalışmasıyla medya ekosistemini değerlendirmiş olduk” diye konuştu.





