İzmir’in Bayındır ilçesi, merkez dâhil 38 yerleşim biriminden oluşan yapısıyla Ege’nin köklü yerleşimleri arasında yer alıyor. Yerleşimlerin bir bölümünün dağların güneye bakan yamaçlarında, diğer bölümünün ise ovada bulunduğu biliniyor. İlçe merkezinin 22 mahalleden meydana geldiği aktarılıyor.
Dağ köylerinde geçim kaynaklarının sınırlı olması nüfusun azalmasına neden olurken, ova köylerinde verimli tarım alanları kısmi nüfus artışını beraberinde getiriyor. Tarımın sanayi ve hizmet sektörüyle yeterince desteklenmemesi, Bayındır’ın idari ve nüfus gelişimini sınırlı tutuyor.

Bayındır’ın tarihsel süreci farklı medeniyetlere uzanıyor
Bayındır’ın kuruluş tarihine ilişkin kesin bir bilgi bulunmuyor. Yapılan araştırmalar, bölgede M.Ö. 3000’li yıllarda Hititlerin, 700’lü yıllarda Frigya ve Lidyalıların, MS 900’lü yıllarda Bizanslıların, 1084’ten sonra Selçukluların ve 1425’ten itibaren Osmanlıların hâkimiyet kurduğunu ortaya koyuyor.
Selçukluların gelişiyle birlikte, 14. yüzyılın başlarında Orhan Gazi tarafından Üçoklar’dan Bayındır Türkmen Boyu’nun adıyla yeni bir yerleşim oluşturulduğu ifade ediliyor. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Bayındır’ın Paşa Hası olarak geçtiği, tapu kayıtlarında ise II. Selim’in şehzadeliği döneminde Bayındır’ın kendisine verildiği belirtiliyor.
Kültürel yapılar arasında türbeler öne çıkıyor
Bayındır’ın Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinde eğitim ve kültür merkezi olarak kullanıldığı aktarılıyor. İlçede Hacı Sinan Camii ve Külliyesi, Telcioğlu Camii, Recep Hanı, Eskici Dede Türbesi ve Bayındır Ilıcaları gibi yapılar dikkat çekiyor. Bu kültürel miras içerisinde Kız Bacı Sultan Türbesi de önemli bir yer tutuyor.
Kız Bacı Sultan Türbesi’ne dair anlatılar dikkat çekiyor
Zeytinova Beldesi’nde, asri mezarlığın hemen üstünde yer alan Kız Bacı Sultan Türbesi’nde, kadın erenlerden biri olarak kabul edilen Kız Bacı Sultan’ın yattığı ifade ediliyor. Ölüm tarihinin 1416, hicri olarak ise 816 olduğu bilgisi aktarılıyor.
Mezar alanında pırnar ağaçlarının bulunduğu, mezarın asli mezar mı yoksa makam mezarı mı olduğunun net olarak saptanamadığı belirtiliyor. Anonim kaynaklara göre, çocuk sahibi olmak isteyen kadınların türbeyi ziyaret ettiği, dileklerde bulunduğu ve bu dileklerin bazen beşik şeklinde bağlanan bezlerle ifade edildiği aktarılıyor.

Türbenin fiziki yapısı ve çevresi
Kız Bacı Sultan’a atfedilen mezarın, yerden yaklaşık bir metre yükseklikte bir platform üzerinde yer aldığı belirtiliyor. Türbe alanının yaklaşık 50-60 metrekarelik bir bölümü kapsadığı ifade ediliyor. Küçük bir tepe üzerine kurulu olan yapının çevresinde, hayır ve kurban dağıtımı için kullanıldığı düşünülen kapalı alanların bulunduğu bilgisi paylaşılıyor.
İnanç ve tarih birlikte korunuyor
Kız Bacı Sultan Türbesi, Bayındır’ın tarihsel kimliği içinde sözlü anlatılarla günümüze ulaşan yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Bölge halkı tarafından kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiler, türbenin kültürel hafızadaki yerini koruduğunu gösteriyor. Bu yapı, Bayındır’ın tarihi zenginliğini ve inanç dünyasını yansıtan önemli noktalardan biri olmayı sürdürüyor.





