Son Mühür / Erkan Doğan - Konak Belediyesi Meclisinde ‘Özel Sağlık Tesisi’ plan tadilatı görüşmelerinde ‘ret’ oyu kullanan meclis üyelerine yönelik gündeme gelen tehdit ve azmettirme iddiaları CHP İl Başkanlığı’na taşındı.
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve CHP'Lİ Meclis Üyesi Melda Erbaykent hakkında iddialar nedeniyle şikayetçi olduklarını belirten Meclis Üyesi Cemal Küpeli, “Genel başkanını adını kullanarak bizi kimse etki altına alamaz. Karşımızdaki padişah değil, 4. Murad hiç değil” dedi.
‘Özel Sağlık Tesisi’ amaçlı plan değişiklikleri ve muhalif meclis üyelerine yönelik darp ve azmettirme iddiaları
“Konak Belediyesi Meclisi’nin önceki oturumlarında, Folkart’ın yeni projesi ile Medicana Hastanesi bitişiğindeki parsel için iki ayrı ‘Özel Sağlık Tesisi’ amaçlı plan değişikliği önergesi gündeme geldi. Bu planlar gündeme gelmeden önce şu an cezaevinde olan bir kişiye CHP’li meclis üyeleri Alaaddin Kurt, Cem Eren ve Cemal Küpeli’yi darp etmesi için talimat verildiği öne sürüldü. Folkart’ın planı CHP’li 7 meclis üyesinin ‘ret’ oyuna karşılık meclisten oy çokluğu ile geçerken, Medicana’nın yan parselindeki plan değişikliği henüz mecliste görüşülmedi.

İddiaların araştırılması için CHP İl Başkanlığı'na dilekçe verdiler
CHP’li Meclis Üyeleri Cem Eren ve Cemal Küpeli’nin iddiaların araştırılması için CHP İzmir il Başkanlığı’na dilekçe verdikleri öğrenildi. Konu hakkında Son Mühür’e konuşan Küpeli, “Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Melda Erbaykent ile ilgili bir şikayet dilekçesi hazırlayıp CHP İl Başkanlığı’na verdik. Bu konuların araştırılmasını istiyoruz. Başkan Mutlu için Genel Merkeze de ayrıca bir dilekçe vereceğiz. Cem Bey, Erbaykent ve Başkan Mutlu hakkında Cumhuriyet Savcılığına da şikayetçi olacak. Dilekçemizi verip ilden ayrıldık, başka kimse ile görüşme yapmadık” dedi.
“Biz onun kulları değiliz, O, 4. Murad hiç değil”
Küpeli şunları söyledi, “Bir belediye başkanı meclis üyesi ile ne kadar kötü olursa olsun, ne kadar kin beslerse beslesin böyle bir şey yapma hukuku var mı? Ben onlarca belediye başkanı ile çalıştım. Ama böyle bir dönem yaşamadım. Doğru yalan bilmiyorum, onların hesabını onlar versinler. Konu yargıya mı, ile mi, genel merkeze mi gider. Bir belediye başkanı meclis üyelerine yalan söyleyemez. Genel başkanını adını kullanarak bizi kimse etki altına alamaz. Biz onun kulları değiliz. O, 4. Murad hiç değil. Karşımızda padişah hiç değil. Haddini bilecek” diye konuştu.
4. Murad kimdir?
Osmanlı tarihinde en çok eleştirilen padişahlarlardan biri olan 4.Murad, genellikle, alkol ve tütünü yasaklatan, kahvehaneleri kapatan tebdili kıyafet dolaşarak yasaklara uymayanları cezalandıran baskıcı bir padişah olarak tanınıyor.

CHP'li Eren, Karl Marx'ın sözleriyle mesaj verdi
CHP'li Meclis Üyesi Cem Eren, bilimsel sosyalizmin kurucusu Karl Marx üzerinden verdiği mesajda, "Karl Marx der ki Kapitalizm doğanın en büyük düşmanıdır. Kapitalizmde insan sevgisi, hayvan sevgisi yoktur. insanı mekanik bir böcek gibi görür. kapitalizm vatan sevgisi, barış istemez. Ahlak, erdem istemez. Yozlaşmış, çıkarcı, cahil, uysal köleler ister. Doğaya, insana, hayvana dair iyi ve güzel olan ne varsa onu savunmaktır tek gayemiz. Vatanımızı seviyoruz. Dolayısıyla yerelde de bizden sonraki kuşaklara bırakmamız gereken, gökdelenlere boğulmamış. yoluyla, parkıyla, yaşanılası bir Konak, İzmir ve Türkiye. Bizden köle olmamız isteniyor. Her dediğine uymamız bekleniyor.Hiç kimse aklını başkalarına kiraya vermemeli!"
"Özgürlüğümüzü elimizden almak isteyen bir belediye yönetimi anlayışıyla karşı karşıyayız"
Eren sözlerini şöyle sürdürdü, "Mecliste tek komisyon görevim var. İnsan hakları ve emek komisyon başkanı olarak görev yapıyorum. İşçinin, emekçinin, kadınların çocukların, azınlıkların, kurdun kuşun börtü böceğin , özetle akıp giden hayatın, doğanın hakkını savunmak zorunlu bir davranış olmak zorundadır. Özgürlüğümüzü elimizden almak isteyen bir belediye yönetimi anlayışla karşı karşıyayız. Özgür bireyler olarak her fikirsel karşı duruşumuzda, bizleri ötekileştiren anlayışla karşılaşıyoruz. Fikirsel düzlemde ayrılıklarımız olacak, olmalı da. Fakat şiddete, tehdite varan yöntemlerin sosyal medya boyutunda, yazışmalar, ses kayıtlarıyla paylaşılması bizleri ziyadesiyle üzmüştür. İddiaların doğruluğun, yanlışlığının saptanması için tarafların dinlenmesi için adım atılması gerekiyordu. Bekleme süremizin temel gerekçesi ise CHP nin zarar görmemesiydi. Fakat evimin olduğu sokağa kadar 3 kişinin gelip, elllerinde fotoğrafımla asılsız bir iddia ile şahsımı araştırmaları şüphelerimi artırmıştır"





