Son Mühür / Yağmur Daştan - Dünyaca tanınan doğal güzelliğiyle öne çıkan Çeşme’nin Aya Yorgi Koyu, yeniden yapılaşma tehdidiyle karşı karşıya. Uzun yıllardır doğal ve arkeolojik SİT statüsüyle koruma altında bulunan bölgede, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ikinci kez yaptığı imar planı değişikliği sonrası tartışmalar alevlendi. Çevre örgütleri, plan değişikliklerinin şehircilik ilkelerine, kamu yararına ve SİT alanı koruma esaslarına aykırı olduğuna dikkat çeken bilirkişi raporuna rağmen, mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermeden inşaat çalışmalarına başlanmasını sert bir dille eleştirdi.
‘Ekolojik yıkımla karşı karşıyayız’

Çeşme Kent Konseyi ve Çeşme Yarımada Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) Başkanı Dr. Ahmet Güler, bölgede yaşanan gelişmeleri aktardı. Söz konusu yerde 433 bin metrekarelik planlama alanının yüzde 64’ünün Hazine’ye ait olmasına rağmen kamu yararını gözetmeksizin harekete geçildiğini ifade eden Güler, “Söz konusu planlara karşı Çeşme Çevre Derneği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Şehir Plancıları Odası ve yurttaşlar tarafından açılan davada, İzmir 5. İdare Mahkemesi yapılan incelemeler sonucunda yürütmenin durdurulması kararını verdi. Mahkeme gerekçesinde Aya Yorgi Koyu’nun arkeolojik sit, zeytinlik ve tarımsal nitelikli alanlar içerdiğine, planların uygulanması halinde telafisi mümkün olmayan ekolojik yıkım yaşanacağına yapılan işlemlerin açıkça hukuka aykırı bulunduğuna işaret etti. Ancak dava sürerken inşaat çalışmalarına başlandı. Şu anda Aya Yorgi denilen kavram lügatten kaldırılıyor, kent suçu işleniyor. Bilirkişi geldi çalışma yaptı, bölgede en ufak bir altyapı da yok. Burada yoğun bir yapılaşma olursa Aya Yorgi Koyu’ndaki deniz de kirlenecek. Böyle bir yoğunlukta bakir kalması mümkün değil. Aya Yorgi’deki işletmeler bir dünya markasıdır. Kent suçunda Aya Yorgi gibi bir dünya güzelliği yok olacak” dedi.
‘Yarımada hedef haline geldi’

Çeşme’nin şu anda beton sermayenin hedefi olduğunun da altını çizen Başkan Güler, “İstanbul Kanal Projesi’nden sonra Türkiye’deki en büyük rantı getirecek alan Çeşme. Ege ve Akdeniz kıyı kentleri bitmiş durumda. Buralarda zamanında yeterince rant yapıldı ancak Çeşme’de henüz yapılaşma oranı yüzde 15 olduğu ve büyük araziler de bulunduğu için yarımadamız sermayenin hedefi haline geldi. Aya Yorgi sadece İzmir için değil; tüm Türkiye için nadide bir mücevherdir. O yüzden betonlaşmaya kurban edilemez” ifadelerini kullandı.
Tüm Türkiye’ye seslendi

Söz konusu alanda bundan sonraki süreç için de hukuki mücadelelerine devam edeceklerini söyleyen Güler, “Bugün dahi devam etmekte olan doğa katliamını maalesef ki henüz durduramadık ama elimizden gelen her türlü hukuki hakkı kullanıp mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm Türkiye’ye sesleniyoruz: Eğer yaşam alanlarımıza ve doğamıza sahip çıkmazsak betonlaşmanın kurbanı bizler olacağız. Cennet vatanın yok olmaması için gayretli mücadelemize hepinizi davet ediyoruz” diye konuştu.





