Son Mühür/Merve Turan- Çeşme Belediyesi’nin Alaçatı’daki yaklaşık 17 dönümlük arazisini belediye iştiraki Alataş A.Ş.’ye 2,5 milyar TL bedelle devretmesi, kamuoyunda yeni bir tartışma başlattı. Şubat ayında gerçekleştirilen olağan meclis toplantısında alınan bu karar sırasında MHP Grup Başkan Vekili Hakan Çalı ile Belediye Başkanı Lal Denizli arasında yaşanan gerilim ve “rant” iddiaları dikkat çekmişti. Karar sonrası kamuoyunda “Çeşme’nin değerli arazisi belediye şirketine mi yoksa özel sermayeye mi aktarılıyor?” soruları gündeme geldi.

Alataş yönetim kurulunda CHP bağlantısı
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, Alataş A.Ş.’nin yönetim kurulu yapısına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Atmaca, şirketin yönetim kurulu başkanının CHP eski YDK üyesi olduğunu belirterek, bu durumun kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu vurguladı. Atmaca, “İstanbul’da ikamet eden birinin Çeşme’ye nasıl katkı sağlayacağı açıklanmalı. Bu kişi, belediye iştiraki aracılığıyla yapılacak milyarlarca liralık yatırımı yönetecekse, liyakat ve ehliyet kriterleri kamuoyuna şeffaf biçimde sunulmalı” dedi.
Denizli’nin “Nitelikli turist” açıklaması tepki çekti
Atmaca, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin “Nitelikli turistin gelmesi için nitelikli otellerin açılması gerekiyor” sözlerini de eleştirdi. Açıklamada, Denizli’nin bu ifadeleriyle hem ilçede tatil yapan yerli turistleri hem de yatırım yapan turizmcileri niteliksiz ilan etmiş olduğu kaydedildi. Atmaca, bu sözlerin turizm sezonu açısından olumsuz etkiler yaratacağını belirterek, “Sezon yaklaşırken böyle bir gaf, yatırımcı ve tatilcilerin tepkisini çekecektir” değerlendirmesini yaptı.
Yönetim kurulu üyeliği ve liyakat tartışması

AK Partili Atmaca, Alataş A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanının İstanbul’da ikamet ettiğine dikkat çekerek, “Çeşme’li tek bir kişi bulamayıp İstanbul’dan getirdiğiniz bu kişinin turizm yatırımları konusunda bilgi, birikim ve ehliyeti ne düzeyde? Belediye şirketinde maaşla çalışıyor, eğer gerçekten yeterliyse piyasada çok daha yüksek gelir elde edebilir” ifadelerini kullandı. Atmaca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kişinin 2,5 milyarlık arazi ve sonrasında yapılacak milyarlarca liralık yatırımı yönetme kapasitesi kamuoyunca sorgulanmalı. Liyakat ve şeffaflık, özellikle belediye şirketlerinde olmazsa olmazdır.”
Yerel yatırımcıların önceliği
Atmaca, yerel yatırımcıların projelerde öncelikli olması gerektiğini vurguladı. “Madem bu arsaya tesis kuracaksınız, projelerinizi Çeşme’li yatırımcılarla hayata geçirin. Sizin göreviniz, İstanbul sermayesine değil, oylarıyla seçildiğiniz hemşerilerinize hizmet etmektir” dedi. Ayrıca, önceki belediye ihaleleri, yılbaşı panayırları ve kültürel organizasyonların büyük çoğunluğunun İstanbul ve bazı diğer şehirlere kaydığı eleştirisini de dile getirdi.
"Güç zehirlenmesi"
Atmaca’nın açıklamasında, Denizli’nin üslubu ve yönetim tarzı da eleştirildi. AK Parti’li grup sözcüsü, Lal Denizli’nin Cumhur İttifakı üyelerine yönelik, “Şirket bizim şirketimiz. Fikir almak size söz hakkı vermem bile büyük bir ödül” ifadelerini hatırlatarak, bunun bir güç zehirlenmesinin ve idrakten yoksun bir yönetim anlayışının dışa vurumu olduğunu belirtti. Atmaca, yatırımın şeffaf ve yerel odaklı yürütülmesi gerektiğini, aksi halde hem turizm hem de yerel yatırımcı açısından olumsuz sonuçlar doğacağını vurguladı.





