"Saman zamanında satılır. Bir kilo samanın çıkaracağı dumanı kimse tahmin edemez.”

Bornova Belediyesi artık yalnızca iddialarla değil, doğrudan kamu zararı ve hukuki sorumluluk tartışmalarıyla anılmaktadır.


Buca ve Bornova’da düzenlenen iki konser için toplam 2 milyon 860 bin TL ödeme yapıldığı; bu ödemenin bir kısmının Taysa Organizasyon üzerinden, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile sanatçı Sevcan Orhan Taylant’ın Phuket Adası tatiline aktarıldığı yönündeki iddialar henüz açıklığa kavuşmamışken, kamuoyunun karşısına bu kez daha ağır bir tablo çıkmaktadır.


Ve bugün gündemde yeni bir isim vardır: Zeynel M.
Daha önce Uşak Belediye Başkanı’nın sevgilisi olduğu ileri sürülen A.A.’nın, Bornova Belediyesi’nde “bankamatik personel” olarak çalışmadan maaş aldığı iddiasının, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki tarafından doğrulanması; meselenin bir söylenti olmaktan çıkıp, tespit edilmiş bir kamu zararı ihtimaline dönüştüğünü göstermiştir.
Şimdi ise benzer bir mekanizmanın Zeynel M. üzerinden işletildiği iddia edilmektedir.


Çiğli’de yaşadığı belirtilen bu kişinin, Bornova Belediyesi’nden aylarca fiilen çalışmadan maaş aldığı yönündeki iddialar; Türk Ceza Kanunu ve kamu mali mevzuatı açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.
Yaklaşık bir yıl önce, CHP Kurultay Delegesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Niyazi A.’nın referansıyla işe alındığı öne sürülen Zeynel M. hakkında ortaya çıkan bu tablo; artık “istisnai” değil, sistematik bir kamu kaynağı kullanımı iddiasını gündeme getirmektedir.
Dahası, aynı kişinin Bornova’dan maaş alırken Çiğli’de “korsan” olarak tanımlanan, vergi dışı taksicilik yaptığı yönündeki iddialar; durumu yalnızca etik bir sorun olmaktan çıkarıp, doğrudan cezai sorumluluk alanına taşımaktadır.
Bu noktada kamuoyunun yanıt beklediği sorular açıktır:
Fiilen görev yapmadan maaş aldığı iddia edilen kişiler hakkında işlem başlatılmış mıdır?
Bu ödemeler için kamu zararı tespiti yapılmış mıdır?
Yapıldıysa, söz konusu tutarlar faiziyle birlikte tahsil edilecek midir?
Yoksa bu süreç de idari suskunlukla mı geçiştirilecektir?
Sayın Ömer Eşki’nin geçmişte de benzer iddialarla anılmış olması, bugün ortaya çıkan tablo karşısındaki edilgen tutumun sorgulanmasına neden olmaktadır.


Ancak unutulmamalıdır:
Kamu zararı zaman aşımına uğramaz; sorumlular değişse de tahsil edilir.
Görevi kötüye kullanma, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı ve haksız menfaat temini; idari değil, doğrudan adli konulardır.
Bugün işlem yapılmaması, yarın yapılmayacağı anlamına gelmez.
Aksine, geciken her işlem sorumluluğu büyütür.


Bornova Belediyesi, bir dönem ulusal ve uluslararası düzeyde ödüllerle anılan örnek bir yerel yönetimken; bugün hakkında iddialar, soru işaretleri ve olası soruşturmalar konuşulan bir kurum hâline gelmiştir.
Bu noktada sorumluluk yalnızca uygulayıcılara değil; tüm uyarılara rağmen bu yönetim anlayışını tercih eden siyasi iradeye de aittir.


Yıllar önce Üsküp’te bir Bektaşi dedesinden duyduğum söz, bugün yaşananları adeta özetliyor:
“Saman zamanında satılır. Bir kilo samanın çıkaracağı dumanı kimse tahmin edemez.”
Bugün o duman yalnızca yükselmiyor…
Aynı zamanda hukukun alanına giriyor.
Ve artık mesele yalnızca tartışma değil;
hesap verme meselesidir.