Son Mühür- İzmir’deki kliniğinde hareketsiz şekilde bulunan 48 yaşındaki Dr. Özlem Gültekin, kaldırıldığı hastanede yapılan bütün müdahalelere hayatını kaybetmişti.
Acı haberin ardından sevenlerini yasa boğan Gültekin için Hacı Mustafa Beşikçioğlu Camisi’nde cenaze töreni düzenlenmişti.
Kılınan cenaze namazının ardından Gültekin'in naaşı Örnekköy Mezarlığı’nda toprağa verilmişti. Olayın ardından savcılık, ölüm sebebinin kesinleşmesi için adli soruşturma başlatmıştı.
Boşanma aşamasındalardı
Gazeteci Erhan Çelik ve Dr. Özlem Gültekin 2019 yılında evlenmiş, çiftin 2020 yılında Ali Boran adını verdikleri oğulları dünyaya gelmişti. İkilinin bir süredir anlaşmalı boşanma sürecinde olduğu ve boşanma sürecinde sona gelindiği öğrenilmişti.
Ailelerden sosyal medyada ortak duyuru yayımladı
Soruşturma süreci sürerken, sosyal medyada çıkan asılsız iddialar ve iddialara dayalı yorumların ardından Özlem Gültekin’in ailesi ile Erhan Çelik’in avukatları ortak bir bildiri yayımladı.
Kamuoyuna sunulan ortak açıklama metni şu şekilde:
"Kamuoyuna duyurudur! Kızımız, kardeşimiz, eski eş ve altı yaşındaki evladımızın annesi Özlem Gültekin Çelik'in vefatının ardından yayımlanan insanlık dışı ve vicdan yoksunu haber ve yorumları büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz.
"Haber ve yorumlar giderek çirkin, kabul edilemez bir hal aldığı"
Acımızı yaşamamıza dahi fırsat vermeyen, hiçbir insani ve vicdani sınır gözetmeyen bu yayınların sahiplerinin öncelikle bazı gerçekleri bilmesinde fayda görüyoruz.
Her şeyden önce bilinmelidir ki Özlem Gültekin Çelik ile Erhan Çelik, anlaşmalı boşanma konusunda mutabakatın son aşamasındalardı.
Henüz altı yaşında annesini kaybetmiş masum bir çocuk ve onun korunması gereken geleceği tamamen göz ardı edilerek yapılan haber ve yorumların giderek daha çirkin ve kabul edilemez bir hal aldığını görüyoruz.
"Gerçeği yansıtmayan ilaçlar bulundu iddialarını reddediyoruz"
Özellikle, taraflar arasında geçmişte yaşanan başkaca ihtilaflara ilişkin bir takım görüntü ve içeriklerin, bugün yaşadığımız acı olayla ilişkilendirilerek yeniden servis edilmesini ve "şüpheli ölüm” ifadesi üzerinden hiçbir somut olguya dayanmaksızın evladımızın babasının hedef gösterilmesini kabul etmiyoruz.
Aynı şekilde asla gerçeği yansıtmayan bir takım ilaçlar bulundu gibi iddiaları reddediyoruz. Henüz hiçbir somut olguya dayanmaksızın yapılan bu yayınlar yalnızca yaşayanlara zarar vermemekte; canımızdan bir parça olan Özlem'imizin hatırasına ve manevi şahsiyetine de açıkça saygısızlık teşkil etmektedir.
"Sorumlu davranmaya davet ediyoruz"
Bir ölüm olayının adli makamlarca incelenmesi, tek başına ölümün altında suç teşkil eden veya olağan dışı bir durum bulunduğu anlamına gelmez.
Buna rağmen adli inceleme sürecini farklı anlamlara çekerek kamuoyunda şüphe ve suçluluk algısı yaratmaya çalışan, hiçbir somut bilgiye dayanmaksızın haber ve yorum yapan kişileri bir kez daha sorumlu davranmaya davet ediyoruz.
"6 yaşındaki çocuğun geleceğinin reyting veya etkileşim uğruna hiçe sayılmasına son verilmesini istiyoruz"
Özellikle altı yaşındaki bir çocuğun annesini kaybettiği böylesine ağır bir dönemde, çocuğun babasını hiçbir hukuki ve maddi dayanak olmaksızın hedef haline getirecek yayınların yaratabileceği telafisi güç sonuçların herkes tarafından gözetilmesi gerektiğini hatırlatıyoruz.
Bu kapsamda, her iki ailenin avukatlarının söz konusu yayın mecra ve yorumlarına ilişkin gerekli hukuki girişimleri birlikte başlattığını kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.
Ortak acımız üzerinden spekülasyon üretilmesine, kişilerin peşinen suçlu ilan edilmesine ve altı yaşındaki bir çocuğun geleceğinin reyting veya etkileşim uğruna hiçe sayılmasına artık son verilmesini istiyoruz.
Kanunlardan ve hukuki yaptırımlardan önce, insanlık ve vicdan adına acımızı yaşamamıza izin verilmesini bekliyoruz."




