Son Mühür- Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasının ardından Washington yönetimi, ülkedeki enerji ve madencilik potansiyeline ilişkin yeni hedeflerini kamuoyuyla paylaşmıştı. ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Venezuela’da petrol üretiminin kısa sürede yeniden artırılmasını ve madencilik faaliyetlerinin genişletilmesini amaçladığını açıklamıştı.
“Enerji ve kritik mineraller geri kazandırılacak”
ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Air Force One’da gazetecilere yaptığı değerlendirmede, Venezuela’nın uzun süredir atıl durumda bulunan madencilik altyapısına dikkat çekmişti. Lutnick, ülkenin çelik, mineral ve kritik madenler açısından güçlü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, Trump yönetiminin bu kapasitenin yeniden canlandırılmasını hedeflediğini ifade etmişti.
Siyasi belirsizlik, yeraltı kaynaklarını gündeme taşıdı
Maduro’nun kaçırılmasıyla birlikte Venezuela’da siyasi belirsizlik derinleşirken, ABD yönetiminin odağını ülkenin petrol, doğal gaz ve maden rezervlerine çevirdiği görülüyor. Washington, Venezuela’nın özellikle enerji ve kritik mineraller alanında küresel ölçekte stratejik bir konuma sahip olduğu görüşünü dile getiriyor.

Dünyanın en büyük petrol rezervi Venezuela’da
Venezuela, 2023 itibarıyla 303 milyar varil düzeyindeki kanıtlanmış petrol rezerviyle dünyada ilk sırada yer alıyor. Bu miktar, ABD’nin yaklaşık 55 milyar varil olarak açıklanan rezervinin birkaç katına karşılık geliyor. Ülke, aynı zamanda 1960 yılında kurulan OPEC’in kurucu üyeleri arasında bulunuyor.
Petrol rezervlerinin büyük bölümü, yaklaşık 55 bin kilometrekarelik alanı kapsayan Orinoco Kuşağı’nda yoğunlaşıyor. Bölge, devlet petrol şirketi PDVSA’nın kontrolü altında bulunuyor.
Orinoco Kuşağı’nda üretim maliyeti yüksek
Orinoco Kuşağı’ndan çıkarılan petrol, “aşırı ağır ham petrol” niteliği taşıyor. Yüksek yoğunluk ve viskoziteye sahip bu petrol türü, çıkarma ve işleme süreçlerinde ileri teknoloji gerektiriyor. Bu nedenle üretim maliyetleri yüksek olurken, satış fiyatları da genellikle daha hafif petrollere göre iskontolu gerçekleşiyor. Haberlere göre, bu petrolün rafinasyonu için gerekli altyapı özellikle ABD’nin Texas ve Louisiana eyaletlerindeki rafinerilerde bulunuyor.
Üretim geriledi, son yıllarda kısmi artış yaşandı
Venezuela, geçmişte dünyanın önde gelen petrol ihracatçıları arasında yer alıyordu. 1990’lı yılların sonu ve 2000’lerin başında ABD’ye günlük 1,5–2 milyon varil petrol ihraç edildiği belirtiliyor. Ancak siyasi krizler, PDVSA’daki yönetim sorunları, yatırımların azalması ve ABD yaptırımları üretimde ciddi düşüşe yol açtı.
OPEC’e bildirilen verilere göre Venezuela’nın petrol üretimi 2024’te günlük ortalama 952 bin varil olarak kaydedildi. Bu rakam 2023’te 783 bin varil/gün seviyesindeydi. Reuters’a dayandırılan bilgilere göre, PDVSA’nın 2024 yılı petrol satış gelirleri 17,52 milyar dolar oldu.
Venezuela petrolünde Çin ilk sırada
Son on yılda Venezuela ham petrolünün en büyük alıcısı Çin oldu. Kasım 2025 verilerine göre ülkenin toplam petrol ihracatı günlük 952 bin varil seviyesinde gerçekleşti. Bunun yaklaşık 778 bin varili Çin’e gönderildi ve Çin’in payı yüzde 80’in üzerine çıktı. ABD, yaklaşık yüzde 16’lık payla ikinci sırada yer alırken, Küba’nın payı yüzde 3’e yakın seviyede kaldı.
Doğal Gaz rezervlerinde küresel ilk 10’da
Venezuela, doğal gaz rezervleri bakımından dünyada dokuzuncu sırada bulunuyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre ülkenin doğal gaz rezervleri 5,5 trilyon metreküp düzeyinde. Bu miktar, Güney Amerika’daki toplam doğal gaz rezervlerinin büyük bölümünü oluşturuyor. Üretilen gazın önemli bir kısmının petrol üretimi sırasında yan ürün olarak elde edildiği belirtiliyor.
Altın rezervlerinde Latin Amerika lideri
Venezuela’nın, Latin Amerika’nın en büyük resmi altın rezervlerine sahip ülkesi olduğu ifade ediliyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre ülkenin resmi altın rezervi yaklaşık 161 ton seviyesinde bulunuyor. Bunun yanı sıra Venezuela’nın önemli miktarda işlenmemiş altın kaynağına sahip olduğu, ancak bu alandaki verilerin güncelliğini yitirdiği vurgulanıyor.
2011 yılında Hugo Chavez tarafından duyurulan “Orinoco Madencilik Yayı” projesi, 2016’da Maduro döneminde genişletilerek ülke topraklarının yaklaşık yüzde 12’si madenciliğe açıldı. Hükümet, elmas, nikel, koltan ve bakır gibi madenlere işaret ederken; 2018’de açıklanan “Altın Planı” kapsamında yabancı şirketlerle yapılan anlaşmaların büyük ölçüde hayata geçirilemediği belirtiliyor.
Zengin maden çeşitliliği dikkat çekiyor
Resmi mineral kataloglarına göre Venezuela; kömür, demir cevheri, nikel, bauksit ve elmas gibi birçok madende kayda değer rezervlere sahip. 2018 tarihli verilerde, milyarlarca tonluk kömür ve demir cevheri rezervlerinin yanı sıra yüz milyonlarca karat elmas potansiyeline işaret ediliyor.
Uzmanlara göre, Venezuela’nın yeraltı zenginlikleri ülkeyi küresel enerji ve maden dengeleri açısından stratejik bir konuma taşımaya devam ediyor. Ancak bu potansiyelin hayata geçirilmesi, siyasi istikrar ve yatırım ortamına bağlı görülüyor.





