Son Mühür / Osman Günden - Belediye-İş Sendikası İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Savaş Atalay, İZSU Genel Müdürlüğü bünyesindeki atık su arıtma tesisleri ile terfi istasyonlarının işletmesinin taşeron firmalara devredilmek istendiğini belirterek dikkatleri çeken bir açıklama yaptı. Kurumun kendi iş makinelerini devre dışı bırakıp kiralama yoluna gittiğini ve kamusal hizmetlerin sermayeye aktarıldığını savunan Atalay, bu girişimin 2011 öncesindeki taşeron sistemine geri dönüş anlamına geldiğini vurguladı. Geçtiğimiz yıl yapılan işçi çıkarmalarını hatırlatarak "İstihdam fazlası var denilerek işçi çıkarılırken, bugün neden en hassas işlerde taşeron işçiler çalıştırılıyor?" sorusunu yönelten Şube Başkanı Atalay, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile CHP yönetimini bu uygulamaya karşı durmaya çağırdı.
“Yangından mal kaçırır gibi”
“İZSU Genel Müdürlüğü bünyesindeki İşletmeler 1, 2 ve 3. Bölge Daire Başkanlıkları tarafından işletilmekte olan atık su arıtma tesisleri, atık su, yağmur suyu ve alt geçit terfi istasyonlarının işletilmesinin taşeron firmalar tarafından yapılması için çalışmalar yapılmaktadır” sözleriyle başlayan açıklamada, “Yapılmak istenen uygulamanın doğru olmadığı konusunda İZSU Genel Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerine itirazlarımızı ve gerekçelerimizi ilettik. Ancak gelinen noktada bu taşeron sistemi ile ilgili çalışmaların durdurulması gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi yangından mal kaçırır gibi bu çalışmaların hızlandırıldığı bilgisi tarafımıza gelmiştir. Bizler hem İzmir halkının bir ferdi hem de taşerona devri planlanan bu işyerlerinde örgütlü sendika olarak mevcut durumun kamuoyunun bilgisine sunma ihtiyacını duyuyoruz” ifadeleri kullanıldı.
“İş yapabilme gücü yok ediliyor”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde faaliyet gösteren taşeron firmalarda çalışan işçilerin 2011 yılında Büyükşehir şirketlerine aktarımının yapıldığı hatırlatılan açıklamada, “Ayrıca 2018 yılında çıkarılan 696 sayılı KHK ile kalan taşeron işçilerin şirketlere aktarımı yapılmıştır. Aynı uygulamalar İZSU Genel Müdürlüğünde de yapılmıştır. Şu an itibariyle İZSU’nun kendi işçileri eliyle yapması gereken asıl işlerinin taşeron firmalara devri yapılmakta mevcut durum 2011 öncesi döneme taşınmaya çalışılmaktadır. İZSU Genel Müdürlüğü’nün kendi envanterinde bulunan iş makineleri, vidanjörler, su tankerleri ve kanal kombine araçlarının tamir ve bakımları yapılmayıp, faal durumda olanlar da çalıştırılmayıp müteahhit firmalardan kiralama yoluna gidilmekte, kurumun kendi imkanlarıyla iş yapabilme gücü yok edilmektedir” denildi.
Arıtma tesisi için ‘dik duruş’ çağrısı
2024 yılının mayıs ayında kurumda istihdam fazlalığının gerekçe gösterilerek toplu iş çıkışlarının da yapıldığı belirtilirken “O halde bizler soruyoruz; O gün işçiler istihdam fazlasıysa bugün su arıza kanal arıza gibi en hassas işlerde neden taşeron işçiler çalıştırılmaktadır? İZSU’dan son iki yılda 400’ün üzerinde işçi emekli olmasına rağmen neden yerlerine istihdam yapılmamaktadır? Buradaki asıl maksat denir? O gün yapılan toplu iş çıkışlarında bugünler mi planlanmıştır? Bizler biliyoruz ki taşeron demek emek sömürüsü demektir. Güvencesiz çalışma demektir. Emeğin ve işçiliğin kar hırsı ile yok sayılması demektir. Kamunun kaynaklarının halka eşit dağıtılması yerine sermaye sahiplerine peşkeş çekilmesi demektir. Taşeron demek kurumun geleceğinin müteahhit firmalara ipotek edilmesi demektir. Belediye İş Sendikası olarak bu duruma seyirci kalmamız beklenemez. Bizler gibi İzmir halkının da bu duruma sessiz kalmayacağını biliyoruz. Bugünden itibaren İZSU Genel Müdürlüğünü bu uygulamalardan derhal vazgeçmeye davet ediyoruz. Buradan Cumhuriyet Halk Partisi’ne de sesleniyoruz. Bu partinin taşeron çalışmalarının kaldırılması için yıllardır mücadele vermişken, burada yapılmak istenen düzene sessiz ve seyirci kalamaz. Otoyolların işletilmesinin devredilmesi konusunda gösterdiği dik duruşu İZSU Genel Müdürlüğünün arıtma tesislerinin işletilmesinin devredilmesi konusunda da göstermesini bekliyoruz” mesajı verildi.




