Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir 2’nci İdare Mahkemesi, Urla Yağcılar Mahallesi’nde bulunan doğal sit alanında yapılan imar planlarını iptal etti. Altınköy Koyunu Koruma Derneği (AKKOY), TMMOB Mimarlar Odası ve pek çok vatandaşın açtığı davaya Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan da destek vermiş; alanın 3. derece doğal sit alanında yer almakla birlikte 1’inc, derece doğal sit bölgesiyle ekolojik bütünlük taşıdığını, planların alanın doğal dokusunu bozduğunu ve uzman görüşü alınmadan hazırlandığını ileri sürülmüştü. Uzun süredir akıbeti merak edilen konuyla ilgili mahkeme kararını verdi. Karara göre; bilirkişi raporuna dayanarak bu iddiaları haklı buldu ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarının hukuka uygun olmadığına hükmetti.
“Urla için çok büyük yıkıma yol açardı”
Daha önce AKKOY’un hazırladığı eyleme katılarak söz konusu alanla ilgili duruşunu sergileyen Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, mahkemenin bölge hakkında verdiği karar hakkında açıklamalarda bulundu. “Üç davanın üçünü de kazanarak büyük bir adım attık. Birlikte hareket edip kazanmaktan gurur duyuyoruz” dedi. “Altınköy’de bulunan alandaki yaklaşık 400 dönümlük alanda bir imar planı yapıldı. Bu yapılan imar planı hakkında 2005 yılında 385 Sayılı Büyükşehir’in kararı vardı; sürdürülebilir alanda olduğu için Büyükşehir iptal etti. Daha sonra konu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na taşındı. 4 bin metrekarelik alanda 600 tane parsel çıkardılar. Bu parsellerin olduğu yerler doğal alanın içinde yer aldığı için biz de bu planın yapılamayacağını savunduk ve el birliği ile dava yoluna gittik. Açılan üç davayı da kazandık. Çok mutluyuz, gururluyuz. Bu bir kıvılcımdı. Tarım arazilerinde ben 100 konut 200 konut yapayım diye devam etseydi bu iş çığırından çıkardı. Ayrıca emsal teşkil edebilirdi ve bu Urla gibi çok değerli bir ilçede büyük yıkımlara yol açabilirdi” dedi.
“Kazanmaktan mutluyuz”

“Bu ortak aklın başarısıdır” diyen Başkan Balkan, “4 bin metrekarelik alanda 600 tane yer yapmak istiyorlar. Bana desinler ki ‘5 bin metrekareye bir konut yapacağız’, tamam ben onaylayayım. Burada sosyal alanların, agro-turizmi destekleyen küçük çiftlikler yapılmasını ben de isterim, hedefimiz de zaten bu yönde. Ama doğanın harap edilmesine izin vermeyeceğiz. Haklı davamızı kazanmaktan mutluyuz” ifadelerini kullandı.
ŞPO’ya plan çıkışı: Kafamıza göre yapmadık
Daha sonra Başkan Balkan, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Urla Belediyesi tarafından onay sürecine alınan yeni imar planları hakkında açıklamalarda bulundu. Urla 1. Etap 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonu Önerisi doğrultusunda hazırlanan 1/25000 Ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı Değişikliği ve Urla 1. Etap 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı geçtiğimiz haftalarda askıya çıkarılmış; planlarla birlikte Urla’nın geniş bir bölümünün imar statüsü değişirken, birçok alan da yapılaşmaya açılmıştı.
"Davalar arttıkça ben o parayı nasıl ödeyeceğim?"

Söz konusu planlarla ilgili Şehir Plancıları Odası’nın (ŞPO) onay sürecine alınan yeni imar planlarının kamu yararına aykırı olduğunu savunarak, planların derhal geri çekilmesi noktasında yaptığı çağrıyı da yorumlayan Başkan Balkan, “İçmeler bölgesinde 250 milyonluk kamulaştırma yükü vardı. Kıyıda kalan parseller yeşil alanlarda kaldığı için davalar devam ediyor. Kamulaşma davaları geldikçe her geçen gün belediyenin üzerine 19 ila 20 milyon gibi bir yük biniyor. Bu yükler gelmesin diye Kıyı Kanunu’na da son derece uyarak ve tabii ki ilk 100 metreyi koruyarak plan yaptık. İlk 50 metrede yeşil alan ve ikinci 50 metreyi de göz önünde bulundurarak planlarımızı hazırladık. Biz kimsenin işine gücüne laf söylemiyoruz ama bir laf vardır, canı yanan eşek attan hızlı koşar. Kamulaşma yükleri arttıkça, patır patır davalar geldikçe ben o parayı nasıl ödeyeceğim? Yaptığımız düzenlemede hem Kıyı Kanunu’na dair herhangi bir aykırılık yok hem de zaten yetki alarak bu planı hazırladık. Yani kafamıza göre bir plan hazırlamadık” dedi.
“Yetkiyi aştığımız da yok”

Göreve geldiği günden beri Urla’da bu noktada geniş çaplı bir çalışma yürüttüklerinin altını çizen Başkan Balkan, “İçmeler daha güzel bir yer ama baktığımızda zamanında yelken kulüplerinin istilasına uğramış. O alanda bir çalışma yapmamız gerekiyordu nihayet orada düzeni sağladık. Yavaş yavaş kamulaştırma yüklerinden kurtuluyoruz. Mesela planları hazırlarken birtakım kimseler ‘Tarım alanları imara açılsın’ dediler ama onları asla ellemedik. Tabii bölgemizde daha önceden yapılmış yapılar var, onlar istisna. 1990’lı yıllarda başlayıp 2000’li yıllara kadarki sürede yapılaşmasını tamamlamış planları koruduk. Oda, hiyerarşiden bahsediyor ama biz tarım alanlarını yapılaşmaya açmadık, dokunmadık. Burada can alıcı konu, örneğin birinin denize sıfır arazisi var, ‘Ya burayı kamulaştır ya da bana izin ver’ diyor. Biz bunu ne yapacağız? Bir kez daha söyleyebilirim ki bizim yetkiyi aştığımız da yok. Planları biz önerdik; nereye sahil bandı çekilecek nereye sosyokültürel tesis gerekli, hepsini biz hazırladık. Özellikle yeşil bantları muhafaza ettik. Ve tüm bu çalışmaları hazırlarken de üniversitelerden bilgi aldık. Sivil toplumun duyarlı olması önemli. Yerel yöneticiler olarak zaten tek başına bir iş yapmak doğru değil. Altınköy’de olduğu gibi her zaman sivil toplumla bir arada çalışmaktan mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.





