Son Mühür / Atakan Başpehlivan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl yirmi altıncısı düzenlenen Barış Selçuk Gazetecilik Ödülleri başta, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi olmak üzere kent protokolünün önde gelen isimlerinin katılımıyla Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleşti.

Cemil Tugay: Ülkemizde gazeteciler uzun zamandır baskı altında çalışıyorlar

Cemil Tugay: Ülkemizde gazeteciler uzun zamandır baskı altında çalışıyorlar

Gerçeklerin sesi ve halkın kalemi olan tüm gazetecileri yürekten kutladığını kaydeden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, ‘Geleneksel hale gelmiş bu ödül törenine ev sahibi olan kurumun başkanı olarak bu anı yaşamaktan onur duyuyorum. 1994 yılında göreve giderken geçirdikleri trafik kazası sonucu hayatını yitiren Barış Selçuk’un anısını yaşatmak için bu ödülü 26.kez veriyoruz. Gazeteciliğin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırladık. Ne yazık ki ülkemizde gazeteciler uzun zamandır baskı altında çalışıyorlar.

Gazeteciler arasında işsizlik oranı yüzde yirminin üzerinde, bu ülkede gazetecilik hala yaşıyor ve güçlü bir şekilde mücadele etmektedir. Çok deneyimli gazeteciler var, arkadan gelen genç gazetecilerimiz var. Onlar da gerçeğin peşinden gitmekten asla vazgeçmiyorlar. Gazetecilik güçlünün değil haklının yanındadır diyen İlhan Selçuk’un ruhu bu salondadır. Kalemiyle doğruları yazmaktan geri durmayan bir gazetecinin pusulası bu değerli isimlerdir. Bir gün bu ülkede sabahları gazetecilerin gözaltına alındığı haberleriyle değil, gerçeklerin manşet olmasıyla başlayacağız buna inanıyoruz.

Bir gazeteciler haber yazarken başımıza ne geliyor diye düşünmeyecek. Özgür bir basın varsa adalet ve demokrasi yaşar. Göreve geldiğimden beri basın kuruluşlarının güçlenmesi için elimizden geleni yaptık. Bu ödül yalnızca bir anma değil hepimizin sorumluluklarını anma günüdür. Bu sözleri bir belediye başkanı olmaktan çok bu ülkenin bir vatandaşı olarak söylemekteyim. Geçici olarak bu görevlerdeyiz. Daha önce bu geleneği sürdüren pek çok başkanımız gibi ben de geçici olarak bu görevi sürdürmekteyim. Gerçeklerin sesi ve halkın kalemi olan tüm gazetecileri yürekten kutluyorum.’

Dilek Gappi’den, Merdan Yanardağ’a selam

Konuşmasında tutuklu bulunan gazeteci Merdan Yanardağ’a ve Enver Aysever’e selam gönderen İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, ‘Bu yarışmayı sevgili Barış’ın anısını yaşatmak için yapıyoruz, doğru ama eksik. Biz onun mesleki misyonunu yapabilirsek amacımıza ulaşmış olacağız. Barış, meslekte tutarlılığın ve emeğin peşinden giderdi. Üzgünüz çünkü bu süreçte Türk basını çok şey kaybetti.

Türk basını çok yönlü bir saldırı altındadır. Bizim gözümüz gibi baktığımız haberler, artık metalaşıyor. Gazetecilik salt bir girişim modeli değildir, bilgi taşıyıcılığı değildir. 2025 yılında 94 gazeteci hakkında gözaltı kararı verildi. Daha önceki gün bir meslektaşımız Aydın’da dövüldü. Başta Merdan Yanardağ ve Enver Aysever olmak üzere tutukluluk altında bulunan tüm gazetecilerimize selam olsun. ‘ dedi.

Pınar Türenç: Gazetecinin asıl görevi gerçeği sorgulamaktır

Gazetecilerin asıl görevinin gerçeği sorgulamak olduğunu hatırlatan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, ‘Önceki gün 10 Ocak Gazeteciler Günü’nü çalıştırılamayan gazeteciler ile kutladık. Abdi İpekçi’nin öncülüğünde elde edilen kazanımların peşinde umutla bu mesleği devam ettirmeye kararlıyız. Etik değerlerden, liyakatten uzak koşulların dayanılmaz ağırlığında bugün 10 bine yakın gazeteci işsizdir. Gazetecinin asıl görevi gerçeği sorgulamaktır.

Eleştirel gazetecilik görevine devam eden gazeteciler bugün bu ödüllerin sahibi olacaklar. Çok sayıda başarılı örnekler önümüze geldi ama ipi bu haberler göğüsledi. İzmir’den bir kişinin Murat Ağırel’e yaptığı tehdit bugün karşımıza çıktı ve kahrolduk. Maddi para cezalarının kesildiği dönemde gerçeğin peşinde koşan gazetecilere hep birlikte bu ödülü verirken kutlayacağız. 180 ülke arasında 159’uncu sırada olmanın utancını yaşıyoruz.

Medyanın gücünün değil, gücün medyasının yaratıldığı bu tabloda aslında bizim suçumuz yok. Ne halk, ne medya bu ayıbı yaşamamalıdır. Son günlerde çok sayıda gazeteci öldürülmektedir. 2025 yılının 128 gazetecisi öldürüldü bunu kabul etmemiz mümkün değil. Gazze’de öldürülen 51 gazeteci ile birlikte bir kez daha kahrolduk. Eğer gazeteciliği hormonlu bedenler sergiliyorsa bu gün ödül alanlar başka bir gazeteciliğin peşinde koşmaktadır. Barış, özgürlük ve adalet yolumuz olmalıdır. Bir şeyi delice sevmek insana cesaret vermektedir. Gerçek gazetecilerde bu mesleği delice sevenlerdir.’ ifadelerini kullandı.

Ödül alan gazeteciler ise şu şekilde:

İzmir Kent TV Haberi dalında Halk TV'den Yağmur Beril Varol ile Şahin Karaşahin'in ‘Halk TV ekibine 'Kaçak' müdahale’ haberi birinciliğe layık görüldü. Bu dalda Hande Mumcu Özendirme Ödülü'nü Hakan Gözalan ile Mustafa İç'in Ekol TV'de yayımlanan ‘Zehirle beslenen topraklar’ haberi aldı.

Haber Fotoğrafı dalında Anadolu Ajansı'ndan Mehmet Emin Mengüarslan'ın ‘Yangından kaçış’ başlıklı haberde yayımlanan fotoğrafı birinciliğe layık görüldü. Hande Mumcu Özendirme Ödülü'nü ‘İzmir'de yangın nedeniyle tahliye edilen hastane yeniden hizmet vermeye başladı’ başlığıyla servis edilen fotoğrafıyla Anadolu Ajansı'ndan Mahmut Serdar Alakuş kazandı.

Ulusal Haber dalında Sözcü Gazetesi'nden Özgür Cebe'nin ‘Eşi benzeri görülmemiş skandal’ başlıklı haberi birinciliğe layık görüldü. Bu dalda Hande Mumcu Özendirme Ödülü Birgün Gazetesi'nde yayımlanan ‘Yunus Emre'de soygun imzası’ başlıklı haberiyle İsmail Arı'nın oldu.

İzmir Kent Haberi dalında Yenigün Gazetesi'nden Nurcan Etik'in ‘Alevlerin arasında sayaç okumuşlar’ haberi birinci oldu. Bu dalda Hande Mumcu Özendirme Ödülü'nü 9 Eylül Gazetesi'nde yayımlanan ‘Oğlu falakaya yatırıldı, hayatını barışa adadı’ başlıklı haberi ile Ömer Ceylan kazandı.

Muhabir: ATAKAN BAŞPEHLİVAN