Son Mühür- Türkiye’de milyonlarca çalışan artan hayat pahalılığı karşısında her geçen gün daha derin bir geçim krizine sürüklenirken, Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından yayımlanan son rapor, asgari ücretlinin içinde bulunduğu tabloyu çarpıcı verilerle ortaya koydu.

Rapora göre, açıklanan asgari ücret ilk kez açlık sınırının altına gerilerken, dört kişilik bir ailenin temel ihtiyaçlarını karşılaması fiilen imkansız hale geldi.

Günlük gıda harcaması 267 TL’ye düştü

Gıda Enflasyon

BİSAM’ın “Asgari Ücretle Geçim Araştırması” başlıklı çalışmasına göre, eşi çalışmayan ve iki çocuklu bir asgari ücretlinin Şubat ayında eline geçecek 28 bin 75 TL’lik gelirle gıdaya ayırabileceği günlük tutar yalnızca 267 TL.

Bu tablo, dört kişilik bir aile için kişi başı 89 TL, öğün başına ise yalnızca 22 TL anlamına geliyor. Raporda, bu rakamlarla sağlıklı ve dengeli beslenmenin mümkün olmadığına dikkat çekiliyor.

Asgari ücret yalnızca 9 gün karnı doyurabiliyor

Araştırmaya göre asgari ücretlinin aylık gelirinden gıdaya ayırabileceği toplam pay 8 bin TL ile sınırlı. Bu tutar, temel beslenme ihtiyaçları dikkate alındığında yalnızca 9 günlük gıda harcamasına denk geliyor. Ayın geri kalan günleri için ise borçlanma, öğün atlama ya da yetersiz beslenme kaçınılmaz hale geliyor.

Ücretin büyük kısmı kira ve faturalara gidiyor

Kira Ve Fatura

Raporda konut harcamaları da çarpıcı bir başlık olarak öne çıkıyor. Türkiye genelinde 80 metrekarelik bir dairenin ortalama kirası 18 bin 400 TL seviyesine yükselmiş durumda.

Asgari ücretlinin yeni maaşıyla:

Konut, su, elektrik, doğalgaz ve diğer yakıtlar için ayırabileceği toplam tutar 9 bin 329 TL,

Sadece kiraya ayırabileceği tutar ise 6 bin 873 TL ile sınırlı kalıyor.

BİSAM, bu koşulların çalışanları sağlıksız, deprem riski taşıyan ve kentsel donatıdan yoksun konutlara mahkum ettiğine dikkat çekiyor.

Eğitim harcaması yok denecek kadar az

Rapora göre asgari ücretli bir ailenin çocuk başına aylık eğitim harcaması sadece 67 TL. Bu rakamın, kırtasiye giderlerini bile karşılamaktan uzak olduğu belirtiliyor.

Kaynak yetersizliği nedeniyle çocukların nitelikli eğitim olanaklarından mahrum kaldığı vurgulanırken:

Kültürel faaliyetler için 10 TL,

Eğlence için 34 TL,

Kitap ve gazete için 78 TL ayrılabiliyor.

Bu veriler, asgari ücretli ailelerin sosyal hayata katılımının neredeyse tamamen ortadan kalktığını gözler önüne seriyor.

Ulaşım, sağlık ve giyim de lüks oldu

Izmir Ulaşım-4

Raporda ulaşıma ayrılan bütçenin de yetersizliği dikkat çekiyor. İstanbul’da 2025 yılı mavi kart bedelinin 2 bin 748 TL olduğu hatırlatılırken, asgari ücretlinin tüm ailesi için ayırabildiği toplam ulaşım bütçesi 2 bin 838 TL olarak hesaplandı.

Ayrıca:

Sağlık harcamaları için 533 TL,

Giyim ve ayakkabı için ise 1.174 TL ayrılabildiği belirtiliyor.

“Asgari ücret insan onuruna yaraşır olmalı”

BİSAM raporunda, asgari ücretin yalnızca bir istatistik değil, insan onuruna yaraşır bir yaşamın temeli olması gerektiği vurgulandı.

Gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekilen raporda, ekonomik büyüme ve verimlilik artışının işçilere daha düşük ücret ve daha ağır geçim koşulları olarak yansıdığı ifade edildi.

Asgari ücretin, temel ihtiyaçları karşılayacak düzeyde yeniden belirlenmesi çağrısı yapıldı. Hatırlanacağı üzere, 1 Ocak’tan itibaren geçerli asgari ücret yüzde 27 artışla 28 bin 75 TL olarak açıklanmıştı.

8 yılda fiyatlar ortalama yüzde 1.953 arttı

Geçim krizinin bir diğer boyutunu ise gıda fiyatlarındaki sert artışlar oluşturuyor. İktisatçı Mahfi Eğilmez, 2017 Mart ayına ait bir market broşürüyle güncel fiyatları karşılaştırarak çarpıcı bir tablo ortaya koydu.

Eğilmez’in hesaplamalarına göre, 22 temel üründe 8 yılda ortalama fiyat artışı yüzde 1.953 oldu. 2017’de 297 TL olan aynı ürün sepeti bugün 6 bin 100 TL’ye yükseldi.

Yoğurt, salça ve ayçiçek yağı zirvede

Yoğurt-2

Fiyat artışlarında en yüksek oranlar şu ürünlerde kaydedildi:

Yoğurt: yüzde 3.900,

Organik domates salçası: yüzde 3.454,

1 litre ayçiçek yağı: yüzde 3.118,

Pirinç: yüzde 2.368.

Veriler, asgari ücretlinin sofrasındaki daralmanın yalnızca ücretle değil, kontrolsüz gıda enflasyonu ile de derinleştiğini ortaya koyuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ