Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir’in dış ticaretinde stratejik bir konuma sahip olan TCDD İzmir Limanı’nda yeni bir dönem başladı. 2016 yılından bu yana Türkiye Varlık Fonu'nda olan TCDD İzmir Alsancak Limanı'nın işletme hakkı Albayrak Grubu’na devredildi. Alsancak Limanı’nın geleceği, kruvaziyer turizminin akıbeti ve yapılacak çalışmalar merak edilirken, gelişmeyi değerlendiren İzmir Kruvaziyer ve Deniz Turizmi Derneği Başkanı Korhan Bilgin, kruvaziyer turizme ve bölgenin bütüncül dönüşümüne dikkati çekti.

Limanın işletme hakkının Albayrak Grubu’na verilmesini değerlendiren Bilgin, “Hayırlı olsun. Albayrak Grubu, hükümete yakın bir grup. Bekleyeceğiz ve neler yapılacağını göreceğiz. Sadece konteyner kısmı Albayrak’a verildi, işletmesini de onlar yapacak. O alanı büyütecekler. Konteyner kısmı başladı. Sıranın kruvaziyere gelmesini bekliyoruz. Varlık Fonu’nun geçtiğimiz hafta İzmir Limanı’nda karargah kurduğu, çalışmalara da başladığı ifade ediliyor. En önemli konu Alsancak Limanı’na gelen tonajlı gemiler için dip temizliği olacak. Bu konuda çok büyük bir bütçe ayrıldığı ifade ediliyor. Ancak süreç içinde yapılacak çalışmalar hakkında biraz ketum davranıyorlar” dedi.

Proje iddialarını hatırlattı: Eğer bu ise desteklememek mümkün değil

Proje iddialarını hatırlattı: Eğer bu ise desteklememek mümkün değil

Alsancak Limanı’nın hamisinin olmadığını, atıl kaldığını uzun süredir söylediklerini hatırlatan Bilgin, “Biz uzun zamandır limanla ilgili gelişmeleri takip ediyoruz. Liman bölgesiyle ilgili uzun zamandır konuşulan bir proje var. Bildiğimiz kadarıyla bu proje, Alsancak Toprak Mahsulleri Ofisi’nin siloları dahil, kruvaziyerin yanaştığı iskeleden başlayarak otel inşaatı, alışveriş merkezi, dükkanlar, otoparkı içeriyor. Daha önce İzmir Ticaret Odası’nın (İZTO) eski Başkanı Ekrem Demirtaş’ın böyle bir projesi vardı. Hatta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı sırasında Binali Yıldırım da böyle bir çalışmadan bahsetmişti. İddialara göre; bölgenin tamamen turizm alanı olarak entegrasyonu söz konusu. Binali Yıldırım ve Ekrem Demirtaş’ın projesinde trafik yer altına alınacak; tarihi havagazı fabrikasından Kültür Bakanlığı’nın müzesine kadar trafikten arındırılacaktı. Aynı zamanda buradaki Rum evleri Odunpazarı’ndaki evler gibi restore edilmesi planlanıyordu. Böylelikle turistin gezebileceği bir alan yaratılacaktı. Projeye göre çıkışlar C kapısından yapılacak, liman trafik kargaşasından da kurtulacak. Bir otopark sorunu olacak ama herhalde onun altına da otopark yapılacak. Bu proje müthiş bir proje. Eğer bunu hayata geçirmeyi planlıyorlarsa desteklememek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

“Limana gemiyi kim getirecek?”

“Limana gemiyi kim getirecek?”

Bölgeye dair planlama sürecinin kruvaziyer için de oldukça önemli olduğunun altını çizen Bilgin, “Aklımızdaki en büyük soru şu: İzmir Limanı’na kim gemi getirecek? Bizim Liman Müdürlüğü’ne yaptığımız konuşmalarda en çok sorduğumuz bu. Ege Port ve Galata Port’a davet gönderilip ‘Gelin, buraya gemi getirin. Gelirleri paylaşalım’ denildiğini biliyoruz. Limanın kruvaziyer gemilerinin yanaştığı yolcu iskelesi bölümünün sözleşmeden ayrı tutulmasının dediğim gibi bu alanın Ege Port ya da Galata Port’a verileceği anlamına geldiğini düşünüyorum. Ege Port alırsa İzmir Limanı’na yaptığı anlaşmalarda bir sistemi var. Barselona, Malta limanları da onlarda… Ege Port, ‘Siz bu limanlara gelirseniz Kuşadası’na geldiğiniz takdirde paket bir program yapacağız. Fakat gelmezseniz dahil olamazsınız” diyor. Aynı sistem Galata Port’ta da var ama onların fazla limanı yok. Onlar da bu şartlarda gelir mi gelmez mi bilemiyoruz” mesajı verdi.

“Büyük bir beklenti içindeyiz”

En nihayetinde limanla ilgili yeni gelişmelerden dolayı mutlu olduklarını aktaran Bilgin, “Bir an önce kruvaziyerle ilgili sürecin de netlik kazanmasını istiyoruz. Kruvaziyer açısından Ayda iki gemiyle Alsancak Limanı’nda kimse memnun değildi. Biz orada esnafız, kira ödüyoruz ama senelerce gemi gelmiyor. Büyük bir beklenti içindeyiz” diye konuştu.

Muhabir: Yağmur Daştan