Son Mühür / Merve Turan - İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, Son Mühür TV’de yayınlanan Gündem Özel programında haber müdürleri Erkan Doğan ve Yağmur Daştan’ın sorularını yanıtladı. Kent gündemine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Yıldız, özellikle Belediye Başkanı Cemil Tugay için "Cemil Bey şu an muhalefet milletvekili gibi davranıyor, bir belediye başkanı gibi davranmıyor" diyerek mevcut yönetim anlayışını eleştirdi. Bir belediye başkanının "şehr-i emin" sıfatıyla kentin sorunlarını çözmekle yükümlü olduğunu hatırlatan Yıldız, kentin artık sağa sola laf yetiştiren bir başkan yerine somut projeler üreten bir iradeye ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
“Neredeyse alay konusu haline geldi”
CHP Lideri Özgür Özel ve Adalet Bakanı Akın Gürlek arasında yaşanan ‘mal varlığı’ tartışmalarının sorulması üzerine açıklamalarda bulunan AK Partili Yıldız, “Özgür Bey’in bu şapkadan tavşan çıkarma hikayeleri ilk değil. Daha önce de farklı farklı iddiaları oldu, sonrasında bunların hiçbirinin gerçekliği çıkmadı. Bugün de bulunduğu iddiaları görüyorsunuz… Maalesef bir ana muhalefet partisinin genel başkanının bu iddialarıyla sosyal medyada neredeyse alay konusu haline gelen Lüksemburg meselesi var. Denize kıyısı olmayan bir ülkede bir yatın bağlandığını iddia ediyor. Diğer iddialar karşısında Adalet Bakanı Gürlek de açıklamayı yaptı. Her şeyden önce bir parti genel başkanı… Ben bugün bir parti genel başkanına ifade kullanacak bir makamda olmadığımı düşünüyorum bir siyasetçi olarak. Ama bugün parti genel başkanı, adalet bakanıyla ilgili iddiaların altını doldurmadan, elindeki evraklarla gerçekliği yansıtması da çok doğru değil” dedi.

“Silivri’ye ipotekli bir genel başkanları var”
“Zaten CHP artık siyaset üretemiyor. Onlar Silivri kıstasının ve baskısı altında kaldığı için onların politikaları Silivri’den belirleniyor” sözleriyle devam eden Yıldız, “Özgür Özel de oraya ipotekli durumda. Çok açık ve net söylüyorum. Silivri’ye ipotekli bir genel başkanları var. Bunu kimse inkar edemez, ortada. Oraya haftada bir ziyaret yapmazsa koltuğu da sallanıyor diye düşünüyorum. Çünkü nasıl geldikleri de ortada. Sayın bakanla ilgili ortaya atılan iddiaların aslı astarı ve gerçekliği olmadığı ortaya çıktı. Ben bir siyasetçi olarak ve yıllarını siyasete vermiş bir kişi olarak ülkemizin ana muhalefet genel başkanının düştüğü durumu üzüntüyle karşılarım. Partin bir sürü organları var. Bir iddia varsa o organlar üzerinden de paylaşırsınız. Doğruluğunu da geri planda siz test edersiniz. Bu iddiaları birinci ağızdan dile getirip bir de ispatlayamadığınızda artık sizin inandırıcılığınız kaybolur. Özgür Bey’in düştüğü durum bu, Silivri baskısı da bunu getiriyor. Her şeyden önce genel başkana yakışmayan açıklamalar olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Çöp meselesini engelleyen icraatsızlıkları”
Ülke gündeminde ‘CHP siyaset üretemiyor’ sözlerinin ardından İzmir’de de AK Parti’nin “CHP’li belediyeler hizmet üretemiyor” sözlerinin hatırlatılması üzerine Yıldız, şunları söyledi: “Meclis üyeliğinde 7’nci yılım. Şimdi halef selef şimdi kavgalı oldukları belediye başkanlarıyla bu ‘engelleniyoruz’ lafı o zaman çıktı. Şimdi de ‘Yazıyoruz, cevap gelmiyor’ diye başladılar. Bunların siyasetinin temelinde bu var; bunlar iş üretemez, bir sonuca gidemez, finale geldiklerinde de karşıyı suçlar. Ben içindeyim, partimizin grup başkan vekilliği görevini yapıyorum. Birçok hikayenin içindeyiz… Engellenen bir süreç olmadığı gibi birçok meselede desteklenenler ve yardımcı olmaya çalışılan konular var. Çöp meselesini tartıştık ve gördük. Çöp meselesinde engelleyen biz miydik, hayır. Engelleyen kendi zihniyetleri ve icraatsızlıkları. Buna rağmen çözüm merkezi biz olduk. Genel Sekreterimiz devreye girdiler, Manisa’ya kadar transfer izni çıkarıldı. Aynı şekilde birçok alanda bugün 180 milyon euro finansman sağladık.”
“110 milyon euroluk kredi sağlandı”
“Her seferinde ortaya bir iddia koyuyorlar. İşte, “Körfez’de ne yaptınız…” Körfez’de en temel kirlilik nedeni sizin çalışmayan arıtma tesisleriniz. Çalışmayan arıtma tesislerine yıllara sair oluşturduğunuz kanalizasyon ve yağmur suyunun birleşik akmasından kaynaklı yükü Körfez’e yıkmanız” sözleriyle devam eden Yıldız, “Bunu ayrıştırmanız için size 110 milyon euro kredi sağlandı. Yine bizim iktidarımız tarafından sağlandı ve İller Bankası garantörlüğünde. Şimdi üç yıldır bu işi bitiremediler. Yeni daha Mürselpaşa’da köprülü kavşaklarla ilgili kredi istediler, 38 milyon euro kredinin finansmanı sağlandı. İtfaiye araç alımıyla ilgili 20 milyon euro sağlandı. Şimdi bunların hepsini sağlıyorsunuz ortada bitmiş bir tane iş yok. Mürselpaşa battı çıktısı yarım kalmış, herhangi yeni bir kavşak düzenlemeyle ilgili başlayan bir işleri yok. Tekfen kredisiyle ilgili zamanında tamamlasalardı geçtiğimiz yağmurlarda Kordon’da yaşadığımız taşkınlar olmayacaktı. Çünkü terfi istasyonları yapsaydık bunlar olmayacaktı. O yüzden bu, onların sığındıkları bir liman ama bu limandan kent kaybediyor, hepimiz kaybediyoruz. Bunların siyaset anlayışı bu” dedi.
“O zaman bırak o görevi meclisten başka arkadaşlar yapsın”
Bu dönem CHP’li belediye başkanlarının ‘borcumuz var’ çıkışlarını hatırlatan Yıldız, “Pankartlar astılar ‘Şu kadar borç devraldık’ diye. Üreten de sensin, borcu bırakan da sensin. Aday olduğunda mali tabloyu bilmiyor muydun? Aday olduğunda hiç mi ders çalışmadın? Yolun başında göreve gelir gelmez ‘Benim param yok’ diyerek beş yıl geçirebilir misiniz? Bu arkadaşlar bunu yaptılar, baştan ön alma… O zaman oynama, bırak o görevi meclisten başka arkadaşlar yapsın. Niye üstlendin sen o görevi? İlçe başkanları ‘Mali tablo ortada, yatırım yapamıyorum’ demedi mi? Aynı şekilde Cemil Bey ‘Bir enkaz devraldık’ demedi mi? O zaman niye bu işleri devraldınız, bilmiyor muydunuz? Bunları biz biliyorduk, gelip bize sorsalardı. Bütün hatalarını, iş yapmamazlıklarının faturasını İzmirli ödüyor” mesajı verdi.

Tugay’a SGK yapılandırması çıkışı: Bu bir görev zararıdır!
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Karşıyaka Belediyesi arasında yaşanan gerilimlerin hatırlatılması ve Zübeyde Hanım Huzurevi ile ilgili son yaşanan tartışmaların sorulması üzerine de Yıldız, şunları söyledi: “Geçen seneki bütçe görüşmelerinde de bu seneki bütçe görüşmelerinde de sordum, ‘Lütfen açıklayın İzmir’de 2023 genel seçimlerine giderken Cumhuriyet tarihinin en büyük SGK vergi yapılanması çıktığında buna başvurmayan tek belediye siz misiniz?’ dedim. Biz bunun böyle olduğunu biliyoruz da; tek bir cevap dahi vermediler. Hatta Bütçe Komisyonu Başkanı Candaş Yeter, aynı zamanda Karşıyaka Meclis üyesidir, ona da sordum ama kimse bunu açıklamadı. Bugün 29 ilçe başvurmuş, büyükşehir şirketleri başvurmuş, faizi ciddi oranda düşürülmüş, uzun vade taksitlendirme ile yapılanma imkanı varken Karşıyaka bundan faydalanmamış. Bugün, Yıldız Hanım’ın borç yükünü oluşturan SGK ve vergi borçlarının ana kaynağı oradan gelen faizin katlamaları. Bu bir görev zararıdır! Bu sorumluluğu yerine getirmiyorsanız o zaman görevinizi tam yapmış olmuyorsunuz. Bu borç yükünü hesaplasınlar. Cemil Bey çıksın ve desin: Bıraktığı gün SGK ve vergi borcu ne kadardı? Faiz ve net rakamı söylesin. Diyor ya ‘Ben bıraktığımda bir tane memurun maaş alacağı yoktu’ diye. Tamam da sen borcu söyle… Ödeme yapmamışsın, bu yapılandırmadan da faydalanmamışsın. Oradan da huzurevine geldiğimizde, biz de o konuyu araştırdık. Karşıyaka Belediye Başkanı sıkıntıda SGK’dan bir yapılandırma talebi var. Ne yaptık, aldık Ankara’ya gidildi. Sanki sadece Karşıyaka ile mi gidildi, Cemil Bey ile de Ankara’ya gidilmedi mi? Cemil Bey tabii bunları inkâr politikası gibi sunuyor ama yani Maliye Bakanımıza, Sayın Genel Sekreterimizden rica ettikleri için Genel Sekreterimiz Eyüp Bey, İl Başkanımız, Sayın bir önceki dönem Spor Bakanımız Sayın Kasapoğlu’yla gidilmedi mi?”
Fotoğraf krizi için ‘İletişim intiharı’ tepkisi
Sonrasında yaşanan ‘fotoğraf’ krizinin de hatırlatılması üzerine Yıldız, “Ya zaten o büyük bir talihsizlik, yani o siyaseten iletişim intiharı. Bu bir iletişim intiharıdır yani böyle bir şey olmaz. Yani sizin, size yardımcı olmaya çalışan, samimiyetle mevzuat konusunda meseleyi çözmeye çalışan birileri var. Şimdi bakın, geçen mecliste Cemil Bey bir şey ifade etti. Dedi ki, ‘Kurumlar yasalarla yönetilir’ Şimdi kurumlar yasalarla yönetiliyorsa, Büyükşehir Belediyesi yasalarla yönetiliyorsa, Maliye Bakanlığı bu Cumhuriyet’in Maliye Bakanlığı değil mi? Muz Cumhuriyeti’nin mi maliye bakanlığı? O da bu ülkenin Maliye Bakanlığı. En üst mevzuat yasalarla yönetiliyor. Doğal olarak yasalarla yönetilirken siz müsrif bir tüccar gibi, mirasyedi bir kötü çocuk gibi borç yapa yapa gelmişsiniz; SGK’ya, Vergi Dairesi’ne borcu büyütmüşsünüz. Sonra da ben bunu ödeyemiyorum dediğinizde, o yasalar çerçevesinde siyaset erki, yani milletvekillerimiz devreye girerek “ya bunu nasıl esnetebiliriz, burada yasaların izin verdiği kurallar içerisinde buna nasıl yardımcı olabiliriz” diye iyi niyet ortaya koymuş. Biri partinin genel sekreteri, biri partimizin il başkanı, biri de bir önceki dönem bakanlık yapmış milletvekilimiz; size eşlik etmiş. Siz böyle bir siyasi nezaketsizliği ve intiharı nasıl yaparsınız? Ve o gün o toplantıda Maliye Bakanı’nın inisiyatifinde yürüyen süreç içerisinde üç taksit olan yapılandırma 10 taksite çıkarıldı” dedi.
“Para yönetmeyi bilmiyorsun, bütçeden anlamıyorsun”
Daha sonra Karşıyaka Zübeyde Hanım Huzurevi üzerinden açıklamalarını sürdüren Yıldız, “Değeri düşük buldu diye itiraz ediyorsun. Burada bir sürü mal verdin, onlara niye verdin o zaman? Ya kendisi geçenlerde bakınız, Liman arkasında bir yeri satışa çıkardılar. 600 küsur milyon liraya ihaleye girip alan olmadı. Sonra vergi dairesine onu 800’e vermeye kalktılar. 600’e kimse ihaleye girmemiş, 800’e vergi dairesine vermeye kalkıyorsun. Şimdi burada ne diyeceğiz? Zaten ortada bir tablo var. Yani para yönetmeyi bilmiyorsun, bütçeden anlamıyorsun. Tamam, mali disiplini yakalamış durumda değil. Genel sekreterlik makamını maalesef 3 yılda 3 tane atayarak itibarsızlaştırıyorsun. Bugün hukuk müşavirine teslim olmuş bir anlayışla belediye yönetiliyor. Ben de örneklerini anlatacağım. Yani böyle bir tabloda işte Karşıyaka’nın da faturası ortada. Bunun faturasını Karşıyaka çekiyor. Hizmet üretemezsiniz, grev olunca çöp toplanmaz…. Yatırım yapacak paranız yok. Yani bu belediyeler kendilerine bir kaynak oluşturmaya çalışmış yapılar değiller ki. Maalesef gelirlerinin yüzde 95’ini merkezi hükümetten alıyor. Toplanan vergiler üzerinden, İller Bankası payından pay alıyorsunuz. E şimdi yüz lira paranız geliyor, bunun yetmiş beş lirasını maaş öderseniz, yirmi beş lira ile yatırım yapabilir misiniz?” diye sordu.
Güç’e eleştiri yağmuru: Sığ bir anlayışla yürüyen bir CHP il başkanı var
“İki yıldır meclise genel önergelerin yüzde 94’lük kısmını oy birliği yapmış bir muhalefetten bahsediyoruz” mesajı da veren Yıldız, “Geçen dönem borçlanma limitini aşmışız. Bunun üzerine iki milyar lira daha İller Bankası’ndan borç talep edilmiş. Bunun için meclis kararı gerekliydi. Biz bu kararı ilk önce il başkanımıza sunduk, Eyüp Bey’e sunduk. Şimdi bu yeni atanan, bana göre maalesef yetenekli değil, maalesef bunu söylüyorum, İzmir’e siyaset üretme bakımından sığ bir anlayışla yürüyen bir CHP il başkanı var. Yarım bıraktığı projeler ortada, onlara bakmıyor, sağa sola laf sallamaya başlıyor. Şimdi ona da soruyorum; diyor ya ya da Cemil Bey diyor ki “Ne yaptınız İzmir için?” Ya arkadaş, 2 milyar lira sen mevcut borcunun üzerinde borcu kullanma yetkisi istemişsin. Bununla ilgili biz sana oy birliği vermişiz. Niye? Demişsin ki yatırımlara harcayacağız bunu ve sormuşuz il başkanımıza; genel sekreterimizle görüşmüş, vekillerimizle görüşmüşler, destek vermişiz. Yani AK Parti’nin oy birliklerini oradaki 40 tane meclis üyesi kendiliğinden oluşturmuyor. Bir partiyiz biz, bir hiyerarşik yapımız var. Yani biz ilgili komisyonlarda müzakere ederiz, üst organımıza, il başkanımıza, milletvekillerimize, genel sekreterimize arz ederiz. Oradan gelen ve verdiğimiz raporlarla birlikte onların kanaatiyle bir tutum, duruş ve tavır ortaya koyarız” dedi.
“Farklı bir üslup takınan Cemil Bey’in kendisi”
Yatırımlar için borçlanma noktasında hep oy birlikleri verdiklerini söyleyen Yıldız, “Bize dünya kadar liste attılar. Şimdi soracağız o listeleri; hangisini tamamladın, hangisini bitirdin? Ya şimdi biraz el vicdan. Yani biz somutuz, somut. Biz icraatın içindeyiz, destekleri veriyoruz. Ama o destekleri alıp hiçbir şey koymayıp, sonra da sana yardımcı olan insanları kendi siyaset anlayışında farklı bir üslup takınan Cemil Bey’in kendisi” ifadelerini kullandı.
“Cemil Bey muhalefet milletvekili gibi davranıyor”
Son olarak, “Ben şunu söylüyorum; Cemil Bey şu an muhalefet milletvekili gibi davranıyor, bir belediye başkanı gibi davranmıyor” çıkışında bulunan Yıldız, şu açıklamaları yaptı: “Zaten ortada milletvekilleri yok da. Hani muhalefet milletvekili nedir siyasette? Eleştirirsiniz, yasayı eleştirirsiniz, diğerini eleştirirsiniz. İşiniz çok kolaydır, eleştiri yaparsınız. Çünkü bir icra sorumluluğunuz yok ya, eleştirirsiniz. Şimdi Cemil Bey kendini böyle bir kimliğe büründürdü. Ona laf atıyor, buna laf atıyor, sosyal medyada başka bir taraf içinde, montajlı videolar yayınlatıyor. Siz bu kentin şehr-i emini olmuşsunuz. Bu kentin icrasından sorumlusunuz. Sizin sağa sola laf değil, icraat üretmeniz lazım.
“Cemil Bey son üç yılın planlamasını yapmalı”
Lütfen tarayın; Cemil Bey’i son 6 ayda hangi bitmiş bir işin açılışında gördünüz? Soruyorum yani, hangi işi bitirdiniz ya? Hangi işi bitirerek de İzmir’in önüne dediniz ki “Ben bu işi bitirdim?” Yani bence Cemil Bey’in dönüp son üç yılın planlamasını yapması lazım. Yani bu iki yılı geçirdiniz, bitti. İki yıl bitti, ne kaldı? Kentte majör olarak ne değişiklik gördünüz? Ben gördüm. Çukurların sayısı arttı, tamam mı? Selde taşkınların sayısı arttı. Çöplerin görüntüsü büyüdü, etraf çöp dağı oldu. Yani pis kokular arttı, sağlık sorunları arttı. Trafik çok ciddi arttı. Eskiden belirli saatlerde trafik tıkanıyordu, artık öyle bir şansınız yok. Her dakika trafik tıkanıyor.
“Biz ‘Ortak akıl’ diyoruz, kendisi akıl tutulması içinde”
Yarım kalan işler var, ‘Başladık’ deyip bıraktıkları. Yani şimdi bunları dile getirdiğiniz zaman biz sosyal medyacı, video çekenler kalıyoruz. Ya biz sizin yarım bıraktığınız işleri hatırlatıyoruz. Hiçbiri hayal ürünü değil. Sayın vekillerimizin çektikleri de hayal ürünleri değil, gerçekten de altı dolu ve somut. Biz ‘Ortak akıl’ diyoruz, kendisi akıl tutulması içerisinde siyaset yapıyor. Bence bundan vazgeçmeleri lazım. Sadece 25 yıldır bu kentte majör olan hiçbir sorunu çözmeyen CHP’siniz. Reddi miras yaptın Tunç Soyer dönemini. Peki ne ürettin? Hiçbir şey."





