Pınar Ayyıldız Özen, Adalet ve Kalkınma Partisi Çeşme İlçe Başkanı olarak yaptığı yazılı basın açıklamasında, Çeşme Belediyesi Meclisi’nde yaşanan tartışmalar üzerinden Belediye Başkanı Lal Denizli’yi sert sözlerle eleştirdi. Özen, meclisin hiçbir kişinin şahsi alanı olmadığını vurgulayarak, söz hakkının bir “lütuf” gibi sunulamayacağını ifade etti.
“Meclis üyeleri halkın oylarıyla orada”
Özen, Cumhur İttifakı meclis üyelerinin Başkan Denizli’nin izniyle değil, Çeşme halkının oylarıyla görev yaptığını belirtti. Belediye Meclisi’nin demokratik bir zemin olduğunun altını çizen Özen, seçilmiş üyelere yönelik üslubun demokrasi ve yerel yönetim anlayışıyla bağdaşmadığını savundu.
“Algı operasyonları CHP siyasetinin alışıldık yöntemi”
Açıklamasında “rezillik” ifadesine de yanıt veren Özen, kamuoyunu yanıltmaya yönelik montaj görüntüler ve algı çalışmalarıyla siyaset yapılmasını eleştirdi. Bu tür yöntemlerin geçmişten bu yana bilinen bir yaklaşım olduğunu dile getiren Özen, toplumun bu tarz girişimlere karşı hafızasının güçlü olduğunu söyledi. Özen, "Asıl rezillik, montajlanmış görüntülerle kamuoyunu bilerek yanıltmak ve algı operasyonlarıyla gerçekleri ters yüz etmektir. AK Parti Konak İlçe Başkanımız Sayın Said Baştaş’ın Kordon’da çektiği bir videoya sonradan görüntü eklenerek “İZSU çalışanları buradaydı” algısı oluşturulması, CHP siyasetinin eski ama eskimeyen yöntemidir. Montaj, kaset ve kumpas siyaseti bu milletin hafızasında dün gibi durmaktadır." dedi.
CHP’li belediyelere yönelik sert eleştiriler
Özen, bazı CHP’li belediyelerde yaşandığını öne sürdüğü uygulamaları hatırlatarak, maaşlarını alamayan işçiler, tartışmalı harcamalar ve kamuoyuna yansıyan iddiaların siyasi sorumluluk doğurduğunu savundu. Belediyeciliğin şeffaflık ve hesap verebilirlik gerektirdiğini vurguladı.
“Asıl sorun Çeşme’deki altyapı ve yönetim”
Çeşme’de yaşanan altyapı sorunlarına dikkat çeken Özen, her yağmurda ve kriz anında benzer tabloların ortaya çıktığını belirtti. Plansız yönetim anlayışının ilçeyi olumsuz etkilediğini savunan Özen, kamuya ait arazilerin şirketlere devredilmesi konusundaki eleştirilerini yineledi.
“Söz hakkı bahşiş değildir”
Belediye Meclisi’nde söz hakkının başkanın takdirine bağlı bir ayrıcalık gibi sunulamayacağını ifade eden Özen, bunun demokratik teamüllerle örtüşmediğini dile getirdi. Meclis üyelerinin iradesinin halktan kaynaklandığını belirten Özen, bu gerçeğin göz ardı edilemeyeceğini söyledi. Özen, "Belediye Meclisi kimsenin şahsi şirketi değildir. Söz hakkı, başkanın keyfine göre dağıtacağı bir bahşiş değildir. Cumhur İttifakı meclis üyeleri bu kürsüde Sayın Lal Denizli’nin izniyle değil, Çeşme halkının oylarıyla bulunmaktadır. Bu gerçeği hazmedemeyenlerin demokrasi dersi vermeye kalkması ibret vericidir." ifadelerini kullandı.
“23 yıl söylemiyle beceriksizlik örtülemez”
Özen, merkezi yönetim üzerinden yapılan eleştirilerin, yerel yönetimlerdeki sorunları örtme çabası olduğunu savundu. Türkiye’nin bugün geldiği noktada altyapıdan savunma sanayiine kadar birçok alanda önemli mesafe kat ettiğini belirterek, çözüm iradesinin AK Parti’de olduğunu ifade etti.
“Çeşme halkı gerçeği görüyor”
“Olimpik tesis” tartışmalarının somut proje ve resmi başvuru olmadan gündeme getirildiğini savunan Özen, belediyeciliğin sözle değil, belge ve icraatla yapılması gerektiğini söyledi. Yaklaşık 2,5 milyar liralık bütçenin büyük bölümünün tek bir şirkete devredilmesini eleştiren Özen, Çeşme halkının bu tabloyu dikkatle izlediğini belirtti.
“Çeşme’nin geleceği milletindir”
Açıklamasının sonunda Özen, Cumhur İttifakı olarak algı siyasetine, rant iddialarına ve antidemokratik dile karşı durmayı sürdüreceklerini vurguladı. Çeşme’nin geleceğinin şirketlerin değil, halkın iradesiyle şekillenmesi gerektiğini ifade etti.





