1902 yılında İstanbul Kadıköy'de dünyaya gelen Afife Jale, Osmanlı döneminde Müslüman kadınların sahneye çıkmasının yasak olduğu bir dönemde bu tabularla mücadele etti. Besteci Selahattin Pınar ile yaşadığı büyük aşk, Türk müzik tarihine ölümsüz eserler kazandırırken, Afife'nin trajik sonu Türk sanat dünyasının en yürek burkan hikayelerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Afife Jale kimdir?
Afife Jale, 1902 yılında İstanbul Kadıköy'de doğdu. Babası Hidayet Bey, annesi Methiye Hanım'dı. Behiye adında bir kız kardeşi ve Salah adında erkek kardeşi vardı. Dr. Sait Paşa'nın torunuydu.
İstanbul Kız Sanayi Mektebi'nde eğitim gördü ve Darülbedayi'nin 10 Kasım 1918'de tiyatro kursları için açtığı sınavı kazandı. Darülbedayi'ye kabul edilen beş Müslüman kadından biriydi ancak diğer üçü sahneye çıkamayacakları düşüncesiyle kursu bıraktı.
| Bilgi | Detay |
|---|---|
| Doğum | 1902, Kadıköy/İstanbul |
| Ölüm | 24 Temmuz 1941, Bakırköy/İstanbul |
| Meslek | Tiyatro oyuncusu |
| Önemi | İlk Müslüman Türk kadın tiyatrocu |
| Eşi | Selahattin Pınar (1929-1935) |
| Mezarı | Kazlıçeşme Kabristanı |
Afife Jale sahneye nasıl çıktı?
1920 yılında Hüseyin Suat'ın "Yamalar" adlı oyununda Emel rolünü oynayan Eliza Binemeciyan'ın Paris'e gitmesi üzerine, Afife "Jale" takma adıyla sahneye çıktı. Kadıköy'deki Apollon Tiyatrosu'nda sahnelenen oyunda Binemeciyan'ın yerine sahneye çıkan Afife, böylece ilk Müslüman Türk kadın tiyatrocu olarak tarihe geçti.
Ancak polis, sahneye çıkarılmaması için tiyatro yöneticilerine uyarıda bulundu. Afife yine de bir hafta sonra "Tatlı Sır" oyununda sahneye çıktı ve polis tarafından tutuklanmak istendi. Oyuncu Kınar Hanım onu tiyatronun arka bahçesine kaçırdı.
Götürüldüğü karakolda hırpalandı. Ailesi de onu dışladı. Babası "Benim Afife diye bir kızım yok" diyerek evden kovdu. 27 Şubat 1921'de İçişleri Bakanlığı'nın buyruğuyla Müslüman Türk kadınlarının kesinlikle sahneye çıkamayacakları bildirildi ve Afife tiyatronun ücretli kadrosundan çıkarıldı.
Afife Jale'nin hastalığı neydi?
Tiyatrosuz kalması Afife'nin zaten zayıf olan sinirlerini alt üst etmiş, önüne geçilmeyen şiddetli baş ağrıları başlamıştı. Kaçışı haplarda ve uyuşturucularda bulmaya başladı.
Suriyeli bir eczacının kendisine yaptığı morfin iğneleri onda alışkanlık yarattı, artık bir morfinmandı. Eczacı morfinle tedavi yoluna giderek büyük bir yanlışlık yapmıştı.
1923'te Mustafa Kemal'in Müslüman kadınların sahneye çıkma yasağını kaldırmasıyla Afife yeniden tiyatroya döndü ve Anadolu'da turnelere çıktı. Ancak uyuşturucu bağımlılığı sağlığının bozulmasına ve sonunda tiyatroyu bırakmasına yol açtı.

Afife Jale kime aşıktı?
Afife Jale, 1928 yılında Kadıköy Kuşdili Çayırı'nda Hafız Burhan konserinde besteci Selahattin Pınar ile karşılaştı. 25 yaşlarında olan ikili, ilk görüşte aşk olduğuna inanarak 1929 yılında evlendiler.
Selahattin Pınar, Afife Jale'ye deli gibi aşık olmuştu. "Nerden Sevdim O Zalim Kadını" ve "Huysuz ve Tatlı Kadın" gibi ölümsüz şarkılarını besteledi. Fatih Camii'nin karşısında tuttukları evlerinde mutlu günler yaşadılar.
Ancak Afife'nin morfin bağımlılığı evliliklerini olumsuz etkiledi ve çift 1935'te boşandı. Afife, eşine "Selahattin beni terk et, benden sana hiçbir huzur gelmez, kendi hayatına bak!" diye yalvarmıştı.
Afife Jale neden öldü?
1935 yılında boşandıktan sonra Afife Jale, sokaklarda yatıp aşevlerinde karnını doyurarak sefalet içinde yaşamak zorunda kaldı.
Karnını aşevlerinde doyurdu, parklarda yattı ve sonunda Vasfi Rıza Zobu'nun önerisiyle Bakırköy Akıl ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne kaldırıldı. Bir deri bir kemik kalacak kadar zayıflamıştı.
Uyuşturucu bağımlılığından kurtulamayan Afife Jale, son yıllarını Darülbedayi'deki dostlarının yardımıyla yatırıldığı Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde geçirdi. Hastanenin morfinmanlar koğuşunda 24 Temmuz 1941'de vefat etti.
Hiçbir gazeteye haber olmadı. Cenazesine 4 kişiden başka katılan olmadı.
Selahattin Pınar, Afife Jale'yi unutabildi mi?
Selahattin Pınar, Afife Jale'nin ölümüyle yıkıldı. Daha da içine kapanıp ardı ardına besteler yaptı. 6 Şubat 1960'ta Todori'nin Meyhanesi'nde ölene kadar Afife Jale'yi unutamadı.
Selahattin Pınar, evlilikleri süresince Afife ile ilişkisine atıfta bulunan ve sonradan klasikleşen birçok müzik eseri besteledi.
Afife Jale'nin mirası nedir?
1997 yılından beri sanatçının anısında Yapı Kredi tarafından Afife Tiyatro Ödülleri düzenlenmektedir. Hayatı 1987 yapımı "Afife Jale" ve 2008 yapımı "Kilit" filmlerine konu oldu.
Yazar Hüseyin Suat, sahneye ilk çıktığı gece Afife'nin alnından öperek "Bizim sahnemize bir fedai gerekti. Sen işte o fedaisin" demişti. Bu sözler, Türk tiyatrosunun ilk kadın öncüsünün mücadelesini en güzel şekilde özetlemektedir.





