Son Mühür Tv’de yayınlanan Hasan Tahsin Kocabaş ile Gündem yorum programının bugünkü konuğu 24. Dönem İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel oldu. Seçim sürecine günler kala değerlendirmelerde bulunan Yüksel, seçimlerin gidişatı hakkında bilgiler verdi. 

İlk defa çok farklı bir seçim yaşayacağız

24. Dönem İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel, seçim süreci ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Yüksel, 'İlk defa çok farklı bir seçim yaşayacağız. 22 yıllık bir iktidar var karşımızda ve muhalif seçmen hep yenilmişlik duygusu yaşıyor' derken sorumluluğun öncelikle muhalefet partilerini yönetenlerde olduğunu ifade ett. Seçmenin yönetenlere benzediğini belirten Alaattin Yüksel, iktidarın daha da otoriterleştiğini dile getirdi.

Yüksel, başkanlık sistemini eleştirirken, bu sistemin Avrupadaki başkanlık gibi olmadığını vurgulado ve ekledi: 'Başkanlık sistemine geçtik ama Afrika tipi bir başkanlık sistemini yaşıyoruz. Her şey seçilmemiş bakanlarla, tüm kurullar yok edilmiş bir iktidar.

Dünyanın bütün demokratik ülkelerinde seçim öncesinde üç bakan değişir. Ulaştırma, adalet ve içişleri bakanı değişir bağımsız ve tarafsız olsun diye. Şimdi bu üç bakan bırakın değiştirmeyi seçim propagandalarına katılıyorlar nasıl tarafsız olacaklar yani. Rejim değişikliğinden sonra muhalefetin de kendisini değiştirmesi gerekiyordu.'

AK Parti seçmeni sürekli işin içinde ve çalışan bir seçmen

Seçmenin ikiye ayrıldığını söyleyen Yüksel, iktidar seçmenini çalışan bir seçmen olarak değerlendirirken, 'AK Parti seçmeni sürekli işin içinde ve çalışan bir seçmen. Bizimki seçimden seçime gelen çoğunlukla eleştiri ile gelen bir seçmen. Bunun sebebi biz yöneticiler yönetemediği için de böyle oluyor ya da seçmenimizin haklı olarak daha çok demokrasi istemesiyle oluyor' dedi. Son seçimlerde muhalefet olarak iddialı olduklarını dile getiren Yüksel, bu iddialı davranışın bu kadar abartılmaması gerektiğini ve bu durumun büyük bir kopuşa sebep olduğunu söyledi.

Whatsapp Görsel 2024 03 29 Saat 09.46.09 46F22F77

Bu seçimlere yerel seçim gibi bakamayız

Sosyal demokrat belediyeler Türkiye’de her zaman belediyeciliği çok iyi bilen ve halkı koruyup kollayan bir belediyecilik yapmışlardır. Piriştina zamanında DSP iktidardı, DSP iktidar olduğu için Piriştina arkada iktidar gücü olduğu için İzmir’in kamu bütçesinden aldığı oy yüzde 6’ydı. Aziz beyin zamanından itibaren yüzde 2,5’lara düştü. Bu seçimlere yerel seçim gibi bakamayız, genel seçimler gibi bakmalıyız.

Bütün dünyanın bilim ve akılla yönettiği ekonomi bizde nas suresiyle, dini referanslarla yönetildi.

Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomik sorunlar ve bunun sebebi de iktidar. Türkiye’nin  karar vericisi kişisi 'Ben ekonomistim' dedi. Bütün dünyanın bilim ve akılla yönettiği ekonomi bizde nas suresiyle dini referanslarla yönetildi. Avrupa’da yüzde 5’lere çıkınca panik oldular düzeltmeye çalıştılar bizde ne yaptılar faiz sebeptir enflasyon sonuçtur dedi. Ve  bunu maliye bakanı getirdi. Son derece iyi gidiyorlardı da ama o sırada adamlara hakaret ederek uzaklaştırdı.

Develüasyon olur mu ?

Ekrem İmamoğlu Turgut Özal'ı anma törenine katıldı: "Hoşgörü ülkesi olmak durumundayız!" Ekrem İmamoğlu Turgut Özal'ı anma törenine katıldı: "Hoşgörü ülkesi olmak durumundayız!"

Türkiye'nin ekonomisi hakkında konuşan Yüksel, ' Develüasyonu önlemek için adımlar atıyorlar. Ama seçim öncesi faiz artışı yapılabileceği aklına gelir miydi ? Ama yapmak zorundalar çünkü, herkes altına dövize saldırıyor. Bizde neden yüzde 50 ? Çünkü, negatif faiz, ki bence yeterli değil. Seçimden sonra da arttırabilirler.

Bugün ülkenin yüzde 80’i yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Yüzde 20 muhteşem zenginleşti. Servet transferi oldu. Sen yoksullaştıkça bir kesim de zenginleşiyor. Bugün 20 milyona yakını açlık sınırının altında yani.

Kredi kartlarına sınırlamalar getirdiler peki sonuç ne oldu ? Kredi kartı harcamaları 2 ayda 109 milyar iken , şimdi 237 milyara çıkmış. Çünkü, zorunlular. Sen açlık sınırının altındakilerin de kredi faizini 3 den 5 e çıkardın. Sanki onlar sebep oldular. 2 ayın enflasyonu yüzde 11,5. Böyle bir süreci yönetebilmen için senin seçimden sonra hep zam hem vergi fırtınası gelecek.

İşsizlik sigortasının parasını bile duble yollarda harcadılar. Seçimden sonra yoksul seçmenin muhalif belediyeleri tercih etmek zorundalar. Ancak o dayanışma ile yaşayabileceklerse yaşayacaklar.

Whatsapp Görsel 2024 03 29 Saat 09.46.10 D2Fb3E35

Hükümet ve muhalefet ortak proje

Alaattin Yüksel hükümet ve muhalefetin ortak çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunurken, İZBAN'ın devlet ile ortak nasıl yapıldığını anlattı. Yüksel, 'Aziz beyin hikayesi şudur, İzmir'e bir değer kazandıralım da kim kazandırırsa kazandırsın mantığı vardı. İZBAN'ı ortak yapma kararının arkasında karşı çıkmasınlar vardı. Aziz başkan, 'Birlikte yapalım' dedi sözde birlikte yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu projeye 7 milyon dolar civarı para harcadı o zamanın parasıyla. İlk aşamasından Menderes'e kadar tek harcaması yok devletin. 1.3 milyon liralık harcamsı var. O da Binali Bey'in önüne geçtiler alt geçit yap diye.

Yine İzmir yaptı bunu. Körfez projesinde de aynı yöntem uygulandı. 'Ortak yapalım' dedi Aziz başkan. 'Biz kanalı açalım' dedi. Bunun büyükşehire hiçbir getirisi yok. Siz de 'Dip taramayı yapın' dediler. Böylece yeni nesil gemiler gelebilecek. Bu ortak projede bile 3 yıl ÇED çıkmadı.

İzmirli seçmenin öncelikleri neler ? 

İzmirli seçmenin öncelikleri hakkında değerlendirmelerde bulunurken, 'Seçmenin hepsinin duyguları farklı çünkü yaşam biçimleri farklı. Bir kesim der ki Avrupa gibi olsun hizmet belediyeciliği olsun, diğer taraf -ki bu yüzde 80 lik açlık sınırındaki kesim- bu kesim ise kendisine destek olacak belediyeyi ister.

1.5 milyon çocuk şubat tatilinde karne almadı. Bunun 1 milyon 300 milyon kişisi tarikat ve cemaatlerin ellerinde. O çocukları oraya iyilik görmek için mi gönderiyor ? Hayır, çalışan insanlar var ve oraya gönderiyorlar çocuklarını. Bizim belediyelerimiz ne yapacak kreşler yapacak, çocuklar için güvenli yerler bulacak. Yani o kesim bunu ister.

Bir diğer kesim ise yurtseverlik duyguları ile ülkesine bakan kesim. Bu kesim, gelir adaletsizliği kavramından rahatsızlık duyuyor.

Adliye koridorlarında şeriat isteriz diye bağıran insanlar, Atatürk’e hakaret eden insanlar var. Sen bunlarla ilgili bir soruştırma duydun mu ? Bırak bunlarla ilgili iktidardan tepkileri, şu anda Cumhurbaşkanına hakaretten dolayı binlerce insan -özellikle genç çocuklar- soruşturma geçiriyor hapishaneye girenler bile var. Bu ülkenin kurucusuna ağza alınmayacak halaret edildiğinde bir şey yapılmıyor. Şeriatla alakalı konuşanlar hakkında bırakın cezayı 'Doğru söylüyor' dedi iktifdar. Bu seçmen de buna bakacak yani.

İnanç istismarı

Türkiye'de inanç istismarı olduğunu söyleyen Alattin Yüksel, 'Türkiyede kesinlikle ayrıştırma politikası var ve bu işe yarıyor. Biz bunu Ege'de de dile getiriyoruz. Biz laik demokratik sistemle yönetiliyoruz. Bunlar olmazsa olmaz.

Sınırsız ve denetimsiz mülteci akımı sorun yaratıyor. Bu insanlar okul, ve ekmek isteyecekler. Biz 'Çeteleşmeler çıkacak' dedik. Suriyelilerden önce Afgan çeteler çıktı' ifadelerini kullandı.

Whatsapp Görsel 2024 03 29 Saat 09.46.10 4C32019B

Senin elini tutan mı var ?

İktidar partisine mensup adaylar emekliler için '10 bin lira vereceğiz' diyor. Senin elini tutan mı var ? Bunu vermesi gereken devlet bütçesi. Bu miktarı kendini zor idare eden belediyenin bütçesinden mi vereceksin ?  Açlıkla sınanıyoruz, '2025^'de masaya koyacağız' diyor iktidar.  Cumhurbaşkanı emeklilere bankadan ek promosyon müjdesi verdi. Bu sadece emeklilerle ilgili değil her iş kesiminde var bu promosyon. Zaten bunu sen vermiyorsun banka veriyor.

Pazar günü sandığa gidelim pazartesi pişman olmayalım

Sandığa gitmek istemeyen seçmen için mesajlar veren Alaattin Yüksel, 'Hepimizin son iki günü ve çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bundan sonrası sandık güvenliği ve seçime katılmak. Ben izmirli seçmenlere şunu söylüyorum; iktidar partisinin kazanması sadece yerel seçimleri kazanması ile sınırlı değil. Bizim bütün özgürlük alanlarımızı etkileyecek bir şey. Herkes sandığa gitsin. Hem yurttaşlık görevini yerine getirsin hem de sonradan konuşma hakkını bulsun. Bu okula aç giden çocuğun meselesidir, okula gidemeyen 1,5 milyon çocuğun meselesidir, Türkiye'nin meselesidir. Kimsenin böyle bir lüksü yok. Pazar günü sandığa gidelim pazartesi pişman olmayalım.

Kaynak: HABER MERKEZİ