Son Mühür- Hukuk haberciliğiyle tanınan ve geçtiğimiz günlerde tutuklanarak Metris 1 No’lu T Tipi Cezaevi’ne gönderilen gazeteci Alican Uludağ, parmaklıklar ardındayken meslektaşlarına ve kamuoyuna yönelik anlamlı bir mektup kaleme aldı.

Sağlık durumunun yerinde olduğunu ve moralini yüksek tuttuğunu belirten Uludağ, kendisine verilen destekten dolayı büyük bir minnet duyduğunu ifade etti. Adliye sürecinde meslektaşlarından fiziken uzaklaştırılmış olsa da dayanışmanın gücünü kalbinde hissettiğini vurgulayan gazeteci, bu vefayı hayatı boyunca hafızasında taşıyacağını kaydetti.

"Kalemimi satmadım, biat etmedim"

Mektubunda mesleki etik değerlerine olan bağlılığını çarpıcı ifadelerle dile getiren Uludağ, gazetecilik mesleğinin onurunu her şeyin üzerinde tuttuğunu hatırlattı. Meslek hayatı boyunca kalemini hiçbir güce teslim etmediğini ve kamu çıkarına aykırı bir tutum sergilemediğini belirten tecrübeli gazeteci, "Gazetecilik mirasına ihanet etmedim, kimseye boyun eğmedim" dedi. Türkiye’de gazetecilerin tarihsel süreçte ya cezaevleri ya da daha ağır bedellerle sınandığına dikkat çeken Uludağ, doğruları söylemenin bedelini ödemekten hiçbir şekilde çekinmediğini ve şikayetçi olmadığını dile getirdi.

"Ülkenin hazin gerçeği"

"Ülkenin hazin gerçeği"

Düşüncelerin hapsedilmeye çalışıldığı bir ortamda tutuklanmanın demokratik standartlar açısından düşündürücü olduğuna değinen Alican Uludağ, paylaştığı bir sosyal medya mesajı sebebiyle hürriyetinden yoksun bırakılmasını "Türkiye’nin hazin bir portresi" olarak nitelendirdi. Hakikat arayışının bir bayrak yarışı olduğunu söyleyen Uludağ, kendisinin içeride olduğu süre zarfında dışarıdaki meslektaşlarının bu meşaleyi söndürmeyeceğine dair inancını paylaştı. Halkın sesini duyurma gayretinin her türlü baskının üzerinde olduğunu belirten gazeteci, suç işlemediklerinin, sadece halka gerçekleri anlatma görevini yerine getirdiklerinin altını çizdi.

Cezaevinde bile habercilik refleksi

Mektubunun sonunda, her türlü kısıtlamaya rağmen mesleki içgüdülerinin devam ettiğini esprili bir dille aktaran Uludağ, bulunduğu ortamda dahi "habercilik faaliyetlerine" başladığını duyurdu. "Güçlülerin değil, sessiz bırakılan halkın yanında olduk" diyen Uludağ, halka yalan söylememenin huzuru içinde olduğunu belirtti. Metris Cezaevi’nden tüm meslektaşlarına sevgi ve selamlarını ileten Uludağ, adaletin ve gerçeklerin bir gün mutlaka gün ışığına çıkacağı vurgusuyla mektubuna son verdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ