Son Mühür / Arif Enes Durak - Tarım sektöründe derinleşen kriz, üreticiyi borç batağına sürüklemeye devam ediyor. Artan maliyetler, düşük destekler ve girdi fiyatlarındaki fahiş artış nedeniyle çiftçi artık tarlasını ekmeye çekinir hale geldi. Borçlarını ödeyemeyen üreticiler, birer birer arazilerini ve hatta mahsullerini kaybediyor. Son olarak İzmir’in Aliağa ilçesinde bir çiftçinin 3 bin 787 ton mısır kepeği, borçları nedeniyle haczedildi.
Çiftçinin 4 tona yakın mısır kepeği haczedildi
Çiftçinin yaşadığı sıkıntılar her geçen gün derinleşirken, borçları nedeniyle tarlaları, zeytinlikleri, hayvanları icralık olan üreticiler, Türkiye’de tarımın geldiği vahim noktayı gözler önüne seriyor. Üretici, tarımsal girdilerin maliyetine yetişemezken borçlarını kapatmak için canla başla yetiştirdiği mahsulüne dahi sahip çıkamaz hale geldi.

CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada üreticilerin çok zor zamanlardan geçtiğini söyledi Artan maliyetler ve yetersiz desteklerle başa çıkmaya çalışan üreticinin tarlasını ekmekte zorlandığını vurgulayan Bakırlıoğlu, “Bu sene yazın çiftçiler hatırlıyorsanız eylemler yaptılar ve ana yolları kapattılar. Domates üreticisi, biber üreticisi, kavun karpuz üreticisi… Bu ayda aynı şey oldu, şu anda zeytin üreticisi, zeytinyağı üreticisi, benzer sıkıntılar yaşıyor. Hayvancılar aynı şekilde; süt üreticisi, et üreticisi… Hepsi şu anda çok ciddi bir borç içerisinde” dedi.
"Çiftçinin bankalara borcu artmaya devam ediyor"
Tarımda girdi maliyetlerinin altında ezilen üretici, domates, biber, kavun, karpuz yerine maliyeti daha düşük olan buğday ekmeye yönelirken, bu durum gıda krizini de tetikliyor. Bakırlıoğlu, çiftçilerin borçlarını ödeyemediğini, bankalara olan borçlarının her geçen gün arttığını belirterek şu sözleri kaydetti:
“Biz bunu uzun zamandan beri dile getiriyoruz. Çiftçi borcunu ödeyemeyecek diye mecliste gündeme getiriyoruz. Neye göre söylüyorum bunu? Çiftçinin yılların içerisinde bankalara olan borcu son derece artmış durumda ve daha da artmaya devam ediyor. Bir de geçtiğimiz sene gibi çok ciddi bir sıkıntılı bir sezon geçirdi üretici. Ürünlerinin tamamını maliyetin altına satmak durumunda kaldılar ve borçları daha da katlandı.”
İzmir Aliağa’da yaşanan son olay ise tarımdaki krizin geldiği noktayı gözler önüne serdi. Borçlarını ödemek için yetiştirdiği mısır kepeği bile haczedilen çiftçinin çaresizliği, icra memurlarının kapısına dayanmasıyla daha da derinleşti.

2 yıldır bu yaşanan durumun olmaması için uyarılarda bulunduklarını hatırlatan Bakırlıoğlu, “Çiftçinin mahsulü haczedilmiş. Bir de kaç paradan satılacak, maliyeti karşılayacak mı? Hakikaten bir çiftçinin yani ambarına gelip de icra memurları mahsule el koyuyorsa 2 yıldan beri söylediğim şeyin gerçekleştiğini görmek bize üzüntü veriyor” ifadelerini kullandı.
“Gıda krizi daha da tetikleniyor”
Gıda fiyatlarının dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu belirten Bakırlıoğlu, çiftçilerin zarar etmek istemediği için temel gıda ürünleri yerine buğday ekmeye yöneldiğini ancak bunun da gıda krizini daha da tetiklediğini belirterek, "Türkiye gıda fiyatları da gıda enflasyonu da dünyadakinin çok ve çok üstünde. Zarar etmek istemeyen üretici temel gıdaları ekmek yerine buğday ekmeyi tercih ediyor. Bu sefer de ekmesi gereken ürünü ekmediği için gıda krizi tetikleniyor. Üretici ekmemeyi ya da zarar etmemeyi hedefliyor. İktidarın çiftçiye can suyu olacak politika geliştirmesi artık mümkün değil. Ben şunu düşünmeye başladım; birileri burada kimse ürün ekmesin, hayvan yetiştirmesin, biz ithalattan çok büyük paralar kazanalım istiyorlar”





