Son Mühür / Yağmur Daştan- Bolu Kartalkaya’da yaşanan ve kamuoyunda derin bir kırılma yaratan otel yangınının ardından, Türkiye genelinde binalarda yangın güvenliğine ilişkin tedbirler sertleşti. Resmi Gazete'de yayımlanan yeni düzenlemeye göre, yangın güvenliği için gerekli itfaiye raporunu alamayan konaklama tesisleri 31 Mayıs 2026'ya kadar kapalı kalacak. Yönetmelik çerçevesinde atılması gereken adımları konuşmak üzere İzmir’de sektör ve yerel yönetimler aynı masa etrafında buluşarak alınması gereken önlemleri konuştu. İzmir Otelciler Odası’nın ev sahipliğinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, otelciler İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye birimiyle bir araya gelerek hem yeni düzenlemeleri hem de sahada yaşanan belirsizlikleri masaya yatırdı.
Veral: Atacağımız her bir adım, sorunlara set çekecek
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Otelciler Odası Başkanı İbrahim Veral, “Bizim içi ortak akıl en kısa yol. Amacımız hiçbir canımızın ve işletmemizin zarar görmemesini sağlamak. Bürokratik süreçleri birbirimizi yardımcı olarak aşacağımıza inancımız tam. İzmir, turizm sezonuna hazırlanıyor. Yangın güvenliği konusunda atacağımız her bir adım, gelecekte yaşanabilecek olası bir sorunun önüne set çekecektir. Sorunlara çözüm üretme adına bugünün bir milat olmasını diliyorum. İzmir’i Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından yapmaya kararlıyız” dedi.
“Turizm sektörünün 11 Eylül’ü”

Bolu Kartalya’da çıkan yangının turizm sektörünün 11 Eylül’ü olduğunun altını çizen Ege Turistik İşletmeciler ve Konaklamalar Birliği Başkanı Mehmet İşler, “Bolu Kartalkaya yangını, turizm sektörünün 11 Eylül’ü oldu. Bu tarihten sonra bütün ezberlerimiz bozulmaya başladı. Birçok şey tebliğ edildi. Bu tebliğleri sorumluluk almamak için yerel yönetimlere, yerel yönetimler de mevzuat elverdiği ölçüde birbirlerine yönlendirdi. Cemil Bey’e teşekkür ediyorum. Kanun ve yönetmelik çerçevesinde bütün inisiyatifi kullandı. Bir kısmı ‘Param yok, kapatırlarsa kapatsınlar’ dedi. Bir kısmı ‘Ben razıyım, param yok’ dedi, biz de koşup kredi çıkarılmasını istedik. Oradan da bir cevap alamadık… Turizmi her zaman siyaset üstü konuşurum. Bir kısmı da ‘Param var, nasıl yapayım?’ dedi, danışmanlar ortaya çıktı. ‘Senin dediklerini yaparsak geçer miyiz?’ dedik, garanti vermediler. Parası olup danışman tutanların da durumu flu” ifadelerini kullandı.
İşler: “Konak’taki tesislerin yüzde 80’ini kapatırız”

“İtfaiye gelip denetiminde eksiklerini tespit ederse ya kapatacaklar… Kapatmaya giderlerse Konak’taki tesislerin yüzde 80’ini kapatırız. İzmir genelinde ise yüzde 60 ila 70’ini kapatırız” sözleriyle açıklamalarını sürdüren İşler, “Tesislerimizin ne durumda olduğunu da bilmiyoruz, kafamız karışık. Kafası kesik tavuk gibi dolaşıyoruz. Yamalı, bohçalı bir mevzuat var. Herkes sorumluluktan kaçsın diye bir şeyler eklenmiş. 30 yıldır denetlenmemişiz, nasıl bizden bunu bir senede beklersiniz? Kapatsak ne olacak, istihdam kaybı… 31 Haziran 2026 geldiğinde ne yapacağız? Benim şahsi fikrim: Büyük ihtimalle mayıs ayında bir yasa çıkacak ve bize makul bir süre verilecek ve ‘Yapan yaptı, yapamayan yapmasın’ denilecek. Devletin merhametine, vicdanına sığınıyoruz. Yerel yönetimler zaten mevzuat dâhilinde ellerinden geleni yapıyor. Bir kredi istiyoruz ve 30 yılın ağırlığını bir yılda tamamlamayalım; makul bir süre verilsin istiyoruz. Güç birliği ile bunları aşacağız. Biz neler gördük neler…” diye konuştu.
Yıldır: İhmalin ve denetimsizliğin bedeli çok ağır

Esas meselenin can güvenliği olduğunun vurgusu yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, “Yangın güvenliği mevzuatının uygulanması bir yaşam sorunu. Kartalkaya bu ülkede milat oluşturdu. Bugün de sel afetleri yaşıyoruz. Şubat’ın 12’si ve 13’ü için özel uyarı aldık, bir anda oluyor her şey ama acısı ve telafisi uzun zaman alıyor, bazen de telafisi olmuyor. İşte, o kısacık anlar için önlemler almamız gerekiyor. Kartalkaya çok büyük örnek. İhmalin ve denetimsizliğin bedeli çok ağır. Bizler en azından yerel yönetimler olarak bu bedeli ödemek istemiyoruz” dedi.
“Tüm düzenlemelerde yanınızdayız”
“Kamusal alanlar çok büyük önem taşıyor. Oteller, pansiyonlar, konaklama tesislerinde kalanlar o yapılara yabancı” sözleriyle devam eden Yıldır, şunları aktardı: “Panik anlarında doğru yolu bulmaları mümkün değil, alınmayan her önlem risk yaratmakta. Yangın yönetmeliğinde Kartalkaya yangınından sonra değişiklikler yapıldı. Tesis yönetimlere gerekli düzenlemeler için mayıs ayına kadar süre verildi. Yangın için önce yapısal önlemler almalı… Kaçış merdivenleri çalışır olacak, kaçış yolları kapanmayacak. Yangın alarm sistemleri çalışır olacak. Personel eğitimli olacak, düzenli tatbikat yapılacak ve herkes acil durumlarda ne yapılacağını bilecek. En iyi sistemi dahi kursak çalıştırılmadığı takdirde sonuç felaket oluyor. Bakımların düzenli yapılması, personelin eğitilmesini ve denetimlerin sürdürülmesi gerekiyor. Mevduat sorumluluk sahibi sadece itfaiyede değil, herkestedir. Biz buna yaşam hakkı sorunu olarak görüyoruz. İtfaiye sadece yangını söndüren değil, denetleyen de bir kurum. Bütün işletmelerle iş birliğine hazırız. Hep birlikte sorumluluk almak durumundayız. Herkesin hayatı her şeyden değerli. Güvenliği artırmak için yapacağınız tüm düzenlemelerde yanınızdayız. Belediyemiz ihtiyaç duyduğunuz desteği sağlamak için elinden geleni yapacak”
Karaman: 24 yıl geçmiş, neredeydiniz

“Bizim görevimiz sadece itfaiye ruhsatı düzenlemek” sözleriyle açıklamalarına başlayan İtfaiye Denetim ve Önleme Şube Müdürü Ahmet Karaman da sürece ilişkin bilgiler verdi. Korkmaz, “Biz sadece işyeri açarken gereken 16 maddeden birisiyiz. Fakat maalesef bizi şu anda bu işin tam ortasına koyuyorlar, çok suçlanıyoruz. Sürelerle ilgili Türkiye’de İstanbul’da 16 milyon nüfusu var ve 55 kişi çalışıyor; bizim 4 buçuk milyon nüfusumuz var 65 ila 70 kişi ile çalışıyoruz. Mümkün mertebe yetişmeye çalışıyoruz. İzmir’de beş bine yakın konaklama tesisi var. Günde en azından 10 ila 15 dosya bize geliyor. Dışarıda itfaiye ile ilgili çok büyük dedikodular var. Onlara tamah etmeyin derim… Denetleme ile ilgili yetkiliyiz fakat personelimiz şu anda yeterli değil. Otelciler ‘Sadece bizi mi denetliyorsunuz’ diyor fakat İzmir’de girmediğimiz yer kalmadı; Valilik, kaymakamlık, SGK dahil… Bazı yerler yazı ile bizden talep ettiler. Baca temizleme yetkisi veriyoruz; şu anda İzmir’de 21 firma var. Yangınların çoğu bacalardan çıkıyor. Bolu’da gördük, yangın söndürme tüpleri vardı. Otelciler, eğitim vermiyoruz. Belki de o otelde tatbikat ve eğitim yaptırılsaydı bunlar başımıza gelmeyecekti. Eğitimlerimizi yaptıralım. 2002, 2007 ve 2021’de yönetmelikler değişti ama hala biz ‘Neden 31 Mayıs?’ diye soruyoruz. Aradan 24 yıl geçmiş, 24 yıl neredeydiniz?” diye sordu.
Konak ve Çeşme çıkışı: Çoğu meskenden dönme!
Konak ve Çeşme’deki otellere yönelik de eleştirilerini sıralayan Karaman, “İsterdim ki bu işin belediye başkanı, yardımcısı, ruhsat müdürü, işin göbeğinde olan idareleri, belediyeler… İzmir’de Konak’ta Alaçatı’da binaların çoğu meskenden dönme. Biz işin içinden çıkmaya çalışıyoruz. Özellikle Konak otelleriyle ilgili… İşimiz çok zor” ifadelerini kullandı.
Doğruer: Bugüne kadar 'Kapattınız mı?' diye sormadık

Açıklamaların ardından toplantıda soru ve cevap bölümüne geçildi. Tarihi yapılardaki işletmelerle ilgili sürecin nasıl işleyeceğinin sorulması üzerine İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Sadık Doğruer, “Foça’da bu konuyu direkt anıtlar kuruluna sorduk. Çünkü Foça’da koruma amaçlı imar planı yok. Geçiş döneminde her ne kadar yardımcı olmak istesek de anıtlar kurulunun prosedürünün uygulanmak zorunda olunduğu söylendi. Tescilli bina ise anıtlar kuruluna başvurulacak. Yeni bir tadilat yapılacaksa anıtlar kurulunun onayına tabisiniz. Bugüne kadar yönetmelik gereği hiçbir işletmeyi ‘Kapattınız mı?’ diye sormadık. İki defa ek süre verilme hakkı var, telafisi güç bir sıkıntı çıkarsa bu süreyi veren ilgili belediyeyi mesul tutuyor. 31 Mayıs bir milat kabul edildi. 31 Mayıs, benim kendi kanaatime göre 30 artı 15’in bir 6 ay uzatması oldu. 30 artı 15’ten fazla hangi belediye risk olduğu halde kapatmazsa sorumlu onlar olur. Mayıs ayında nasıl bir tedbir çıkacak onu hepimiz göreceğiz” diye konuştu.





