Son Mühür / Atakan Başpehlivan YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Turizm Haftası ile ilgili yayınladığı açıklamasında başta İzmir olmak üzere Türkiye'de turizm sektörünün karşı karşıya olduğu enflasyon ve maliyet sorunlarını değerlendirerek, konuyla ilgili önemli açııklamalarda bulundu.
"Turizm, ülkemiz açısından yalnızca önemli bir döviz kaynağı değil"
Turizm sektörünün yalnızca önemli bir döviz kaynağı olmadığından söz eden ve dolaylı istihdam sağlayan stratejik bir sektör olduğunu savunan YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, "Turizm, ülkemiz açısından yalnızca önemli bir döviz kaynağı değil, aynı zamanda milyonlarca insan için doğrudan ve dolaylı istihdam sağlayan stratejik bir sektör. Ancak bugün turizmci; yüksek enflasyon, artan maliyetler, vergiler, borç yükü ve kur baskısı altında ayakta kalmaya çalışıyor. Turizmi yalnızca ziyaretçi sayılarına ve kısa vadeli kazançlara indirgeyen politikalar, yatırımcıdan esnafa, çalışanlardan sektör temsilcilerine kadar geniş bir kesimi çözümsüzlük kıskacına itiyor. İhtiyacımız olan, bu potansiyeli koruyan ve geleceğe taşıyan sürdürülebilir bir turizm anlayışıdır” dedi.
"Tarihi ve yerel değerleri merkeze alan bir turizm anlayışını güçlendirmeliyiz"
Öte yandan, Türkiye'nin turizmde yeni bir hikayeye ihtiyacı olduğunu kaydeden YENİ Partili Ösen, yerel değerleri merkeze alan bir sistemin oluşturulması gerektiğini aktararak, “Türkiye sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi zenginlikleriyle turizmde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecekken turizmi ziyaretçi sayısıyla sınırlandıran anlayışın idaresinde yerinde sayıyor” diyen Ösen, “Her köşesi ile cennet olan ülkemiz ne yazık ki sürdürülebilir turizm politikalarından yoksun. Dünyada turizm alanında talepler, beklentiler ve eğilimler hızla değişiyor.
Küresel iklim krizi de turizmin geleceği açısından önemli bir tehdit. Yeşili betonlaştırarak kazanmamız mümkün değil. Doğal güzelliklerimizi koruyarak, turizmi tüm ülkeye yaymak en büyük hedefimiz olmalı. Sürdürülebilir turizm artık bir tercih değil, geleceğimiz açısından bir zorunluluktur. Sezonu 12 aya taşıyan, turizmi ülkemizin dört bir yanına yayan ve yerel ekonomileri güçlendiren bir anlayışı hayata geçirmeliyiz. Türkiye’nin turizmde yeni bir hikâyeye ihtiyacı var. Deniz, kum ve güneşin ötesine geçen; kültürü, gastronomiyi, doğayı, tarihi ve yerel değerleri merkeze alan bir turizm anlayışını güçlendirmeliyiz” diye konuştu.
"Emekçileri görmezden gelemeyiz
Son olarak, yatırımcının nitelikli personel bulamaması konusunu gündeme getiren YENİ Partili Seda Kaya Ösen, turizm emekçisinin emeğinin ve hakkının korunması gerektiğini savunarak, konuyla ilgili yaptığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Turizmin büyümesinden söz ediyorsak, bu büyümenin en büyük paydaşlarından olan emekçilerimizi görmezden gelemeyiz.
Sektörün geleceğini konuşurken çalışanların insan onuruna yaraşır ücret, güvenceli istihdam ve sağlıklı çalışma koşullarına kavuşmasını da temel hedeflerimiz arasında olmalıdır. Turizmde sürdürülebilirlik yalnızca doğayı korumakla değil, turizm emekçisinin hakkını ve emeğini korumakla da mümkündür. Yatırımcı nitelikli personel bulamıyor. İyi eğitimli gençler ya tamamen sektörden uzaklaşıyor ya da yurt dışını tercih ediyor.
Gençlerimizin turizmi uzun vadeli bir kariyer alanı olarak görebilmesi için sektörün ihtiyaçlarına uygun, uygulamalı ve istihdam odaklı bir eğitim modelini hayata geçirmeliyiz. Mesleki eğitim kurumları ile işletmeler arasındaki iş birliğini güçlendirerek öğrencilerin eğitim sürecinde sektörü yakından tanımasına imkân sağlayacak projelerin artırılması gerekiyor. Eğitim programlarını yabancı dil, dijital turizm, gastronomi, rehberlik ve sürdürülebilir turizm gibi alanlarda güncelleyerek gençlerimizi sektörün geleceğine hazırlamalı ve mezuniyet sonrasında istihdamlarını desteklemeliyiz"





