Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından Antalya'da organize edilen 'Kamu-BİB 28 ve BİMY 32 Bütünleşik Etkinliği' başladı. Bu yıl “Bilişimin Yeni Sınırları: Standartlar ve Sürdürülebilirlik” temasıyla gerçekleştirilen etkinlik, kamu kurumları, özel sektör, akademi ve teknoloji alanındaki paydaşları bir araya getiriyor. 1995 yılından bu yana kamu dijitalleşmesine yön veren Kamu-BİB ile bilgi işlem yöneticilerini buluşturan BİMY, dijital dönüşüm, teknoloji ve standartların geleceğini belirleyecek kritik konuların tartışılacağı Türkiye'nin önde gelen platformlarından biri olarak öne çıkıyor.

Hem ulusal hem de uluslararası üst düzey katılım

Geçen yıl yaklaşık 600 katılımcı ve 50’nin üzerinde kurumun yer aldığı etkinlik, bu yıl hem ulusal hem de uluslararası katılımla daha geniş kapsamda gerçekleştiriliyor. Dört gün sürecek programda dijital dönüşümün bir sonraki aşamaları, kamu yatırımları ve sürdürülebilir altyapılar, yapay zeka ve veri stratejileri, Türkiye’nin 2030 vizyonu, siber güvenlik ve kurumsal BT altyapılarının geleceği gibi önemli başlıklar; kamu yöneticileri, CEO’lar, akademisyenler ve teknoloji liderleri tarafından ele alınacak.

Etkinliğin açılış töreninde TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu, KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Prof. Dr. Erhan Arıklı, Antalya Vali Yardımcısı Ayhan Yazgan, TBD Başkanı Kenan Nurhan Altınsaat, STK temsilcileri ve katılımcı şirketlerin yetkilileri hazır bulundu.

Nurhan Altınsaat: Çözüm için çalışıyoruz

Açılışta söz alan TBD Başkanı Kenan Nurhan Altınsaat, etkinliğin kapsamına değindi ve şunları belirtti: “Bu iki günde panelistlerimiz ve konuşmacılarımızla dijital dönüşüm ve geleceğin teknolojilerine yönelik ufuk açan toplantılara tanıklık edeceğiz. Çalışma gruplarımız tarafından yapay zeka standartları konusunda hazırlanan raporumuz ile yapay zeka projeleri ile bilgi sahibi olacağız. Çevre, iklim ve sürdürebilirlik odağında hazırlanmış raporumuzla geleceğimize ilişkin değerli bilgiler elde edeceğiz. Bilişim sektörü, kamu, akademi, STK, özel sektör ile bu zirvede elimizden geleni yapacağız. 8 ay süren yoğun çalışmalar ve akademik yayın kalitesindeki raporlar nedeniyle emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. TBD olarak ülkemizin tamamının, sektörümüzün dertleriyle dertlendiğimizi, çözüm için çalıştığımızı ifade etmek istiyorum."

‘Güçlü bir medeniyet inşa etme sorumluluğumuz var’

Yapay zekanın kapsamlı dönüşümler getirdiğine dikkat çeken Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu, “Bu durum bizleri kontrolsüzlük ve belirsizlikle karşı karşıya getiriyor. Kontrolün tek merkezde toplanması gibi bir risk beraberinde geliyor. Teknoloji dünyasının bu riskleri bertaraf edecek aklı ortaya koyması bir zorunluluk. Teknolojiden doğru ve verimli şekilde istifade edebilmek, risklere karşı dikkatli olmak için teknoloji okuryazarlığının geliştirilmesi bir ödev. Yapay zekanın neden olabileceği kültürel ön yargının önüne geçebilmek için kendi değerlerimizi teknoloji geliştirme süreçlerinin içerisine koyabilmeliyiz. Uluslararası iş birlikleri kurarak dünyada söz sahibi olabilmek bizim önemli bir sorumluluğumuz. Güçlü bir medeniyeti inşa etmek sorumluluğumuz var" dedi.

'Ulusal yapay zeka stratejisini güncelliyoruz'

Yapay zeka projelerini desteklemeye devam ettiklerini belirten Coştu, şunları ifade etti:

“Milli teknoloji hamlesi de bu vizyonu hayata geçirmek için yürüttüğümüz bir vizyon. Teknoloji ekosistemimiz büyümeye devam ediyor. Ar-Ge'ye ayırdığımız 19 milyar doları aşarak milli gelirimiz içerisindeki oranı arttı. Yapay zeka devriminin şekillendirdiği yeni rekabet ortamında teknoloji ekosistemimizi daha öteye taşımalıyız. Yapay zeka alanında hızlanmamız lazım. Ulusal yapay zeka stratejisini güncelliyoruz. 2030'a kadar olan stratejimizi önümüzdeki günlerde devreye alacağız. Türkiye'de yapay zeka alanında yatırım seferberliğini başlatmış bulunuyoruz. HIT-30 programımız kapsamında 3,5 milyarlık dolarlık bir destek bütçesi ayırdık."

Yapay zeka için taslak raporun hazırlandığını duyurdu

Teknolojinin günlük yaşamı değiştirdiğine dikkat çeken TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, şunları söyledi: “Yapay zekanın popüler olmasının faydaları olduğu kadar yan etkileri de var. Komisyonumuzda yerli ve yabancı 100'den fazla uzmanı dinledik. Bu teknoloji çok sıradan bir şey olmadığı için bu işin etik ve toplumsal etkileri ile ilgili çalışanlar da var. Bu kişileri de dinledik. Kapsamlı bir değerlendirme yaptık. Taslak rapor hazır elimizde. Kısa sürede komisyon üyelerine dağıtacağız. Bu yıl Meclis Başkanlığına teslim edeceğiz"

Yasa tasarısında yürütmeden de öneri alınacağını belirten Dönmez, “Bu konuda ABD'nin, Avrupa Birliği'nin ve Çin'in uyguladığı 3 farklı yaklaşım var. Yasal bir düzenlemeye ihtiyaç var ama biz de çok katı kurallar olmasını istemiyoruz. Türkiye'ye özgü bir model geliştirebileceğimizi düşünüyoruz. Sektör, yürütme ve yasama birlikte çalışarak Türkiye'ye özgü bir yapay zeka yasası çıkarılabileceği kanaatindeyim. Sektör, yasama ve yürütmenin kendisine bir yol gösterilmesini bekliyor. Biz etik ve hukuki riskleri boyutuyla dikkate almamız gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.

Kıbrıs neden sektörden pay almasın?

KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Prof. Dr. Erhan Arıklı ise adadaki teknolojik potansiyele dikkat çekerek, “Güney Kıbrıs, KKTC'nin uluslararası platformlardaki bütün çalışmalarını sabote etmeye çalışıyor. Ekonomimiz de turizm ve eğitim üzerine kurulmuş durumda. KKTC için başka alternatif sektörler geliştirebilir miyiz diye düşündük. Türkiye Bilişim Derneği bana yeni ufuklar açtı. Bilişim Adası Kıbrıs diye bir motto geliştirdik. Güney Kıbrıs bilişim sektöründe yaptıkları atılımlarla, milli gelirlerinin yüzde 15'ine yakın gelir elde etmeye başladılar. 15 bin istihdam sağladılar. Ambargolarla en ufak ilgisi olmayan, son derece güvenli KKTC niçin bu sektörden pay almasın. Bununla ilgili altyapı çalışmalarımızı yapıyoruz. Biz KKTC olarak bilişim sektörünü ciddi bir alan olarak kabulleniyoruz. Türkiye'nin yapay zeka ile ilgili kanunları da çıkarmasını bekliyoruz."

Kaynak: DHA