Son Mühür/ Osman Günden- Son Mühür TV ekranlarında yayınlanan ve Son Mühür Spor Müdürü Hüseyin Demir’in hazırlayıp sunduğu “Futbol Dosyası” programında, İzmir futbolunun ve spor kulüplerinin içinde bulunduğu ekonomik krizler, yönetimsel aksaklıklar ile yaşanan gelişmeler masaya yatırıldı. İzmir’in asırlık çınarlarının borç batağı nedeniyle profesyonel liglerden çekilme ve kayyuma devredilme süreçlerinin aktarıldığı programda, Göztepe Spor Kulübü’nün kurumsal başarı modeli ve kente kazandırılan müjdeli projeler detaylarıyla değerlendirildi.
İzmir’in iki güzide kulübü profesyonel liglere veda etti
Türkiye’de ve İzmir özelinde spor kulüplerinin içinden geçtiği ağır ekonomik konjonktür, Türk futbolundaki kronikleşen yapısal sorunlarla birleşince kaçınılmaz sonu beraberinde getirdi. Kulüplerin gelir gider dengesini oturtamaması, sürdürülebilir bir finansal yapı kuramaması ve bozulan mali bilançolar nedeniyle TFF 2. Lig’de mücadele eden ‘’kırmızı şeytanlar’’ Altınordu FK ile ‘’sarı lacivertliler’’ Menemen FK profesyonel liglerden çekilme kararı aldı. Her iki kulübün de uzun süredir devam eden yatırımcı arayışlarının olumsuz sonuçlanması, ligden çekilme sürecini hızlandırdı. Alt liglerde kulüpleri en çok zorlayan unsur ise artan deplasman maliyetleri oldu. Günümüz şartlarında 2. Lig’de ‘’bir deplasman maliyeti 1 milyon TL’’ seviyesine ulaşırken otel, konaklama, ulaşım ve futbolcu giderlerinin karşılanamaması, yayın geliri, bilet geliri ve sponsor desteği bulunmayan kulüpleri büyük bir çıkmaza soktu.
Türk futbolunun altyapıdaki lokomotif takımı olan, ‘’iyi birey iyi vatandaş iyi sporcu’’ mottosuyla Süper Lig’e, A Milli Takım’a ve Avrupa kulüplerine yetiştirdiği nitelikli oyuncularla nam salan Altınordu, A Takım düzeyinde profesyonel liglerden çekilerek yoluna alt yapılarla devam etme kararı aldı. U14 ve U15 gibi yaş kategorilerinde faaliyetlerini sürdüren kulübün A Takım vitrinini kapatması, genç sporcuların vizyon ve misyon hedefleri açısından büyük bir üzüntüyle karşılandı. Diğer taraftan Menemen FK da uzun süre devam eden yatırımcı bulma süreçlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından finansal yükü taşıyamayarak ligden çekildi. Bir dönem tecrübeli teknik adam Yılmaz Vural yönetiminde şampiyonluk hedefleri koyan ve çıtayı yukarı taşıyan ilçe temsilcisi, mali imkansızlıkların kurbanı oldu. Alt liglerin yaşaması için Türkiye Futbol Federasyonu’nun acil çözüm önerileri geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Demir, daha önce 3. Lig’de uygulanan Ege, Doğu Anadolu veya Karadeniz gibi takımların kendi coğrafi bölgelerinde oynadığı ‘’bölgesel lig’’ modelinin 2. Lig ve 1. Lig için de hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Yayın ve bilet gelirlerinden mahrum olan alt lig takımlarına federasyon tarafından acilen can suyu verilmesi ve kalıcı, yapıcı hamleler yapılması gerektiği belirtildi.
Büyük Altay sahipsiz ve kayyum kıskacında
Kuvayı Milliye ruhuyla kurulan, Türk futbolunun şanlı tarihine sahip asırlık çınarı Altay Spor Kulübü, tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor. Olağanüstü seçimli genel kurulda Başkan Sinan Kanlı’nın yeniden aday olmayacağını açıklaması ve kulübe yeni bir başkan adayının çıkmaması üzerine yönetim boşluğuna düşen siyah- beyazlılar, kayyum sürecine girdi. Ligin başlamasına çok kısa bir süre kalmasına rağmen antrenmanlara başlayamayan Altay’da borçlar birikirken, tecrübeli ve yetenekli genç oyuncular birer birer takımdan ayrılmaya devam ediyor. Takım menajerinin yaptığı açıklamada kadronun sahaya çıkacağı belirtilse de kulüpte idari, yönetimsel ve organizasyonel anlamda devasa bir kriz sürüyor. Kulübü ayakta tutmak için İstanbul’da temaslar yürüten Altay Çalışma Grubu’nun görüşmelerinden de olumsuz sonuç çıkması kaygıları artırdı.
Altay’ın sahipsiz bırakıldığına dikkat çekilen programda, İzmirli iş insanlarına, büyük firmalara, yatırımcılara ve yerel yönetimlere tepki gösterildi. Farklı şehirlerdeki kurumlara ve spor kulüplerine sponsorluk aktaran İzmirli dev firmaların, kentin ortak hafızası, kültürel, sosyal ve ekonomik değeri olan tarihi kulüplere destek vermemesi eleştirildi. Gündoğdu Meydanı, Saat Kulesi ve Alsancak sokaklarında pankartlar açarak ‘’Altay’ı sahipsiz bıraktınız’’ sloganlarıyla eylemlerini sürdüren siyah-beyazlı taraftarlar seslerini yükseltmeye devam ediyor. ‘’Alsancak’ın sakini olan Altay Spor Kulübü zor günlerden geçiyor’’ ifadesiyle durumu özetleyen Demir, Altay’ın taraftar grubu Forza Altay’ın 11 Ağustos tarihinde Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir basın açıklaması düzenleyeceğini duyurdu. Bu açıklamada tüm camiaya, kentin önde gelenlerine, yatırımcılara ve sponsorlara tarihi bir çağrıda bulunulacak.
İZVAK raporu ve İzmir kulüpleri için kurumsallaşma
İzmir kulüplerinin borç batağında olmasının temel nedenlerini analiz eden spor ekonomistleri ve uzmanlar, sorunun kökeninde kurumsal kimlik eksikliği yattığını belirtiyor. İzmir Spor Kulüpleri Geliştirme Vakfı’nın (İZVAK) İzmir Ekonomi Üniversitesi ile ortaklaşa yürüttüğü akademik araştırmanın sonuç raporu ve SWOT analizi, kulüpler için hayati bir referans niteliği taşıyor. İzmir takımlarının bu krizlerden çıkabilmesi için radikal değişimler gerçekleştirmesi gerektiğini savunan uzmanlar, tarihsel hafızaya sahip olan kulüplerin modern kurum kültürü ve felsefesi inşa etmesinin şart olduğunu dile getiriyor. Spor kulüplerinin vasat ve basiretsiz yöneticilerden kurtarılarak üniversitelerin spor bilimleri, yönetim, organizasyon, iletişim ve halkla ilişkiler bölümlerinden mezun nitelikli genç profesyonellere teslim edilmesi gerektiğini vurgulayan Hüseyin Demir; günü kurtaran politikalar yerine kısa, orta ve uzun vadeli projeler üreten, kendi öz kaynaklarıyla gelir yaratabilen iş modellerinin benimsenmesi gerektiği açıkça ifade etti.
Göztepe Spor Kulübü: Sürdürülebilir finans ve kurumsal başarı modeli
İzmir futbolundaki olumsuz tablonun aksine Göztepe Spor Kulübü, sergilediği modern yönetim modeliyle örnek bir duruş sergiliyor. Danimarkalı yatırımcı Rasmus Ankersen ve Sports Republic şirketinin kulübü devralmasıyla Türkiye’de bir ilke imza atılan süreçte, sarı-kırmızılılar 1. Lig’den şampiyon olarak Süper Lig’e yükseldi. Süper Lig harcama limitlerinde zararı olmayan ve finansal sürdürülebilirliğini kanıtlayan Göztepe’nin başarısının arkasında 5 ve 10 yıllık uzun vadeli planlamalar yer alıyor. Astronomik bonservis bedelleriyle 30 yaş üstü oyuncu transfer etmek yerine Afrika ve Brezilya’dan genç, potansiyelli oyuncular keşfedilip geliştiriliyor. Bu oyuncuların büyük kulüplere satışından önemli transfer gelirleri elde edilerek kulüp kasası güçlendiriliyor.
Milli heyecan ve Süper Lig’de "Adnan Süvari Sezonu" gururu
Göztepe ve İzmir sporu için sevindirici gelişmeler sadece finansal başarıyla sınırlı kalmadı. İzmir, 2 yıl aradan sonra yeniden milli maç coşkusu yaşayacak. A Milli Futbol Takımımız, 12 Kasım tarihinde Göztepe Gürsel Aksel Stadyumu’nda Belçika ile karşı karşıya gelecek. En son 2 yıl önce İzlanda’yı 3-1 mağlup ettiğimiz ve tribünlerin kırmızı-beyaza büründüğü kapalı gişe maçın ardından, İzmirli sporseverler milli heyecanı tekrar yerinde yaşayacak. Diğer yandan Göztepe’nin efsane futbolcusu, milli hoca ve yetiştirici kimliğiyle Türk futboluna damga vuran sembol ismi Adnan Süvari’nin adı Süper Lig’in yeni sezonuna verildi. Türkiye Futbol Federasyonu’nun gösterdiği bu vefa örneği camiada büyük bir gururla karşılandı. Bu kararın alınmasında ve TFF ile yürütülen ikili ilişkilerde, Kulüpler Birliği Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Göztepe Onursal Başkanı Mehmet Sepil’in ilkeli, prensipli ve vizyoner yöneticilik anlayışının büyük payı olduğu ifade edildi. TFF yetkililerinin Gürsel Aksel Stadyumu’ndaki semt takımı atmosferini, mahalle kültürünü ve taraftarın aidiyet duygusunu takdirle karşıladığı belirtildi.
Göztepe İnciraltı Tesisleri’ne kavuşuyor: Dev spor kompleksi geliyor
Mehmet Sepil’in müjdesini verdiği İnciraltı Tesisleri projesiyle Göztepe Spor Kulübü çifte bayram yaşıyor. Bünyesinde 19 olimpik branş barındırarak Türkiye’de en fazla olimpik branşa sahip kulüplerden biri olan Göztepe, tüm bireysel ve takım sporları çalışmalarını bu dev tesiste toplayacak. Göztepe’nin altyapı ve akademi ihtiyacını eksiksiz karşılayacak olan modern tesiste; padel kortları, basketbol sahaları, yüzme havuzları, modern antrenman alanları, sporcu, antrenör ve velilerin sosyal vakit geçirebileceği alanlar yer alacak. İzmir’in zengin sporcu havuzunu değerlendirecek olan İnciraltı Tesisleri’nin ilk kazmasının vurulması için gün sayılırken, gelecekte buradan olimpiyatlara ve milli takımlara damga vuracak elit sporcuların yetişeceği öngörülüyor.




