Son Mühür/Selda Meşe- Son Mühür Tv'de yayınlanan programda Ortadoğu'da yaşanan gerilimlerin Türkiye ve bölge ülkelere olası yansımaları değerlendirilirken, Ameri Birleşik Devletleri'nin İran ilişkileri de masaya yatırıldı.
"Amerikan hegemonyasının düşüş yaşadığı bir dönemdeyiz"
Katip Çelebi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Siyaset Bilimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Didem Buhari, "Dersliklerde anlattığımıız Amerikan dış politikası ve okuduğumuz Amerikan dış politikası bilimsel kitaplarından yola çıkarak değişik bakış açıları sunuyoruz. Amerikan hegomonyasının düşüş yaşadığı bir dönemdeyiz. Bu durum uzun yıllardır konuşulan bir konu aslında. Soğuk savaş bittikten sonra ikinci dünya savaşı sonrası kurulan Birleşmiş Millettlerin etrafında kurulmuş olan liberal düzenin yenilenmesi ya da yerinde herkesi daha iyi temsil eden bir düzen kurulması beklenirdi. Şu anda bunun sancılarını yaşıyoruz. Tarihi geçmiş olan bir liberal dünya düzeninin her taraftan eleştiri aldığını görüyoruz. Türkiye olarak biz de eleştiriyoruz. Amerika'nın küresel dünya içindeki yerinin giderek daha az merkezi bir konuma geldiğini görüyoruz" dedi.

Prof. Dr. Didem Buhari Trump'ın sistemin devamını sağlamaya çalıştığını, bunu sanki bir devrim yapar gibi göstererek reform yaptığını ifade etti.
Buhari , "Amerika'nın dış politikada askeri gücünü ya da müdahalaeci politikalarını meşrulaştırmak ve kamuoyunu hazırlamak için stratejisi var. Diğer devletler de bunu yapmaya çalışıyor. Amerika'nın bu konudaki özelliği son dönemde sosyal medyada da gördüğüm kadarıyla ordusunda yabancı askerin de bulunması. Eskiden bir çekim merkezi olarak dünyanın her yerinden hem beyin gücünü hem kas gücünü çekiyordu. Bu özelliği ve gücü artık kaybediyor. Kendi adıma söylemek gerekirse Amerika'da yapılan konferasnlara katılmıyorum artık. Trump döneminde göçmenlere yapılan davranışları gördükten sonra bir çok insan da oradan dönmeye karar vermiş. Uzun yıllardır Amerika'da yaşayan vatandaşlık almış olan kişiler de artık kendilerini güvende hissetmiyor" diye konuştu.
Trıump ve stratejisi
Donald Trump'ın olası stratejik yaklaşımı hakkında değerlendirmede bulunan Buhari, "Trump bir değişim yaratmadı aslında. Trump, daha önceki başkanların tekrarlarını yapıyor. Bazı gelenekler var ve Trump'ın bazı taklit ettiği Ameriikan başkanları var. Trump'ın şu an küreselleşmenin olumsuz etkilerine karşı halkı koruma iddiasıyla ortaya koyduğu korumacı politikalar, Amrika'da daha önce de denenmiş. Amerika'yı kuranların felsefesi daha liberal bir felsefe. Trump şu an Ortadoğu'nun yeniden düzenlenmiş bir versiyonunu yaratmak için orda duruyormuş gibi" dedi.
Küresel sistemde yaşanan güncel gelişmelerle ilgili Amrika'da insanların neden Trump'ı istedikleri konusunda konuşan Buhari, "Trump'ın ortaya çıkması aslında küreselleşmeyle doğrudan bağlantılı. Küreselleşmenin ekonomik anlamda ve kültürel anlamda, erozyona uğratması , nsanların devletlerine olan inancını kaybetmeleri sonucunda kendilerini koruma refleksi olarak güçlü bir lider ya da tahmin edilemez şeyler yapabilecek cesarette olan ve onlar gibi konuşan samimi lider arayışı Trump'ta karşılandı. Samimiyetten kazandığını düşünen çok sayıda kişi var" diye konuştu.
"Dayatmacı bir imajı yok"
Ticaret açısından Çin'in Amerika'nın önüne geçtiğini belirten Buhari,"Batılı şirketlerle çalıştığınızda onların sunduğu kriterlere uymak çok masraflı oluyor. Bu açıdan da Türkiye olarak 2000'lerin başlarından itibaren hem diplomasi hem de ticaret açısından farklı pazarlara açılmaya başladık. Çin'in şu an da ön planda olmasının sebebi de belli şartlar sunmaması. Diğer halkların kendi kültürlerine saygı duyduğunu ve kimsenin iç işleyişine karışmadığını söyleyerek değerler üzerinde aslında dayatmacı bir imajı yok. Çin'in şu an kritik ham maddeleri açısından çok geniş rezervleri olduğu ve Amerika'dan çok daha önde olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı.
"Türkiye realist bir dış politika uyguluyor"
Bölgesel savaş Türkiye açısından nereye gider değerlendirmesinde bulunan Buhari,"Aslında Türkiye yükselişte olan bir devlet. Büyük hegemonların küresel düzeninin çökmeye başladığı dönemdeyiz. Türkiye için alan genişliyor. Devletleri; siyasi amacı olmayan, hedefi görünmeyen, çıkış stratejisi olmadan farklı bir savaş türünde görüyoruz. Realist dış politikanın hala geçerli olduğuna inanlardanım. Türkiye'nin de realist bir dış politika yaptığı için başarılı olduğunu düşünüyorum. Çevresi yanarken hala ayakta kalabilmesi bunun göstergesi. Türkiye komşularını diplomasi yoluyla, arabulucıluk yoluyla küresel olarak sorunları, krizleri beraber çözmeye, çok taraflılığa teşvik ederek aslında örnek olmaya çalışan bir ülke. Askeri ve diplomasi güçle güvenlik üreten bir ülke. Kendi içinde NATO ittifakında olmasında rağmen yaşadığı ikilemden dolayı daha geniş manevra alanına sahip bir devlet. Trump realist bir dış politika uygulamıyor. İsrail'e koşulsuz destek vermek realizmin en önemli ilkesi olan devletlerin ebedi dostları düşmanları yoktur ilkesine aykırı bir dvranış. Trump'ın İsrail'le olan yakın ilşikisi, Epstein dosyaları bize çok şey gösterdi" dedi.
NATO'da Amerika'ya güvensizlik
Amerika'nın Türkiye'ye eskisi kadar güven veren ortak olmayacağını düşünüyorum diyen Buhari, "İttifakların içinde de müttefiklerin birbirlerine karşı sonsuz güven duymadığını realistler söyler. Amerika'nın NATO'da beşinci maddenin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda tereddüt yaşıyorlar. Müttefikim beni istemediğim bir savaşa sürürkler mi? korkusu yaşıyorlar. Türkiye'de Amerika yüzünden bu korkuyu yaşıyor. Enerji üssü de olmak istediğimiz için Amerika'nın onlarla savaşması Türkiye'nin doğrudan etkilenmesi anlamına gelir. Ama Türkiye burda da akıllıca manevra alacaktır. S-400 ün alınması da dünyaya tarihsel bir okuyuşla bu mesajı veriyor.Türkiye diğer devletlere, 'ben koşulsuz bir şekilde haksız olduğunu düşündüğüm bir savaşta bulunmam' dedi" ifaderini kullandı.



