Bacaklarda durdurulamayan bir ağrı, nedensiz morarmalar ve ne yapılırsa yapılsın erimeyen orantısız bir yağ dokusu... Binlerce kadın her gün aynaya baktığında aynı çaresizlikle yüzleşiyor. Çoğu zaman basit bir kilo problemi ya da selülit sanılan bu tablo, aslında tıp dünyasında "lipödem" olarak adlandırılan kronik bir hastalık.

Dünya Sağlık Örgütü’nün de kronik rahatsızlıklar listesine aldığı lipödem, Diyetisyen kapılarında veya ağır egzersiz maratonlarında çözülemiyor. Kilo verildikçe üst beden inceliyor fakat bacaklar, kalçalar ve kollar aynı kalıyor. Zamanla hareket yeteneğini bünyeden söküp alan bu durum, multidisipliner bir yaklaşım şart koşuyor.

Acıbadem Kent Hastanesi bünyesinde görev yapan üç farklı branştan uzman; Kalp Damar Cerrahı Prof. Dr. Mustafa Karaçelik, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Aşkın ile Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Hande Selin Ok, hastalığın şifrelerini ve doğru tedavi rotasını paylaştı.

Bacaklardaki şişliğin arkasındaki damar haritası

Tedavinin en çetin ve kırılma noktası oluşturan adımı kuşkusuz teşhis aşaması. Hastaların yıllarca yanlış yönlendirmelerle zaman kaybettiğine dikkat çeken Kalp Damar Cerrahı Prof. Dr. Mustafa Karaçelik, tablonun arkasındaki gizli damar sorunlarına işaret ediyor:

"Bize başvuran hastaların çoğunda tabloya venöz yetmezlik, varis ya da lenfatik dolaşım bozuklukları eşlik ediyor. Sadece dışarıdan bakıp 'kilo ver' deyip geçmek büyük hata. Doppler ultrasonografi ile bacaklardaki tüm dolaşım ağını süzgeçten geçiriyoruz. Amacımız hastayı seneler süren yanlış yönlendirme girdabından kurtarmak."

Amaç sadece görünüm değil: Ağrısız bir yaşam

Amaç sadece görünüm değil: Ağrısız bir yaşam

Lipödemle mücadelede hedef yalnızca estetik kaygıları gidermek değil. Bedenin yükünü hafifletmek ana odak noktası. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Aşkın, tedavi protokolünün odak noktalarını şu sözlerle aktarıyor:

Tunç Soyer’in avukatlarından sert tepki: ‘’Yedeğin yedeği tutuklama dosyasında iddianame dahi yok’’
Tunç Soyer’in avukatlarından sert tepki: ‘’Yedeğin yedeği tutuklama dosyasında iddianame dahi yok’’
İçeriği Görüntüle

"Önceliğimiz ağrı zincirini kırmak. Kas gücünü artırıp hastanın yürüme mesafesini uzatmayı hedefliyoruz. Kompresyon çorapları, kişiselleştirilmiş hareket planları ve hasta eğitimi bu işin temeli. Su içi egzersizler, yüzme ve manuel lenf drenajı gibi yöntemlerle bacaklardaki baskıyı hafifletip yaşam kalitesini doğrudan yukarı taşıyoruz."

Hızlı kilo verme şoklarına son

Hastalıkla mücadelede geleneksel ağır diyet listelerinin hiçbir işe yaramadığı açık. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Hande Selin Ok, beslenmedeki temel stratejinin "aç kalmak" değil, vücuttaki yangıyı (inflamasyonu) söndürmek olduğunu vurguluyor.

İşlenmiş gıdaların, rafine şekerin ve karbonhidratın menülerden çıkarılması gerektiğini belirten Ok, şu hususlara dikkat çekiyor: "Her vücudun hikayesi farklı. Tiroid sorunları veya polikistik over sendromu gibi eşlik eden durumları hesaba katıyoruz. Amacımız tartıda hızlı düşüşler görmek değil; dokulardaki şişliği ve ağrıyı azaltan, sürdürülebilir anti-inflamatuar bir beslenme düzeni oturtmak."

Tek tip tedavi ezberi bozuluyor

Lipödem tek bir kalıba sığmıyor. Prof. Dr. Mustafa Karaçelik, her hastanın evresine ve yaşam tarzına göre terzi usulü bir yol haritası çizilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Kimi hastada egzersiz ve basınçlı çoraplar yeterli gelirken, ileri evrelerde damar müdahaleleri veya cerrahi seçenekler masaya gelebiliyor.

Kısacası, bacaklardaki ağrılı yağ birikimini bir irade eksikliği ya da estetik kusur olarak görmek tedaviyi geciktiriyor. Uzmanların ortak çağrısı net: "Sadece diyet yap" demek yerine, bu durumun tıbbi bir hastalık olduğunu kabul edip multidisipliner bir uzman kadroya başvurmak şart.

Kaynak: İHA