Son Mühür/ Emine Kulak- Türkiye’nin en değerli zeytinyağı üretim alanlarından birisi olan Orhanlı köyünde yapılması planlanan Jeotermal Elektrik Santrali (JES) ve 23 jeotermal sondaj kuyusu, Güneş Enerji Santrali (GES) ve Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesi karşısında, köylülerin mücadelesi devam ediyor.

Birçok dava dahilinde köyü ziyaret eden 6. bilirkişi heyetinin de, Küçük Menderes Enerji Petrol Jeotermal Maden Elektrik Üretim Mühendislik ve İnşaat A.Ş. tarafından hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunu bilimsel ve teknik açıdan yetersiz bulması üzerine, 5. İdare Mahkemesi ara kararında bir bilirkişi heyeti daha görevlendirdi.

Bölgedeki kadim zeytin ormanlarını ve canlı çeşitliliğini tehdit eden proje karşısında 6 yıldır davalarını sürdüren 98 Orhanlı köylüsü ve Doğa Derneği, Orhanlı Doğa Kültürü Derneği, Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü, S.S. Seferihisar Kavakdere Köyü Sulama Kooperatifi temsilcileri; yeni atanan bilirkişi heyetini proje alanında bir kez daha karşıladı. Yaşam alanlarını yok edecek olan bu proje karşısındaki görüşlerini ve taleplerini Hakim ve bilirkişi heyetine iletti.

Aslan: "Projenin iptalini istiyoruz"

Hem hukuki hem bilimsel açıdan yanlışlarla dolu Bölgeye yapılması planlanan JES projesinin bilimsel açıdan hatalarını dile getiren Doğa Derneği Koruma Koordinatörü Şafak Aslan, “Bugün burada oluş sebebimiz bir önceki bilirkişi heyetinin de, şirketin hazırladığı ÇED raporunu, hem bilimsel açıdan hem de teknik açıdan oldukça yetersiz bulması. Orhanlı Vadisi çok fazla yaşam alanını ve canlı türünü içinde barındırıyor. Bölge ötücü kuşlar için önemli bir göç rotası olmasının yanı sıra, endemik bir tür olan Anadolu kertenkelesinin (Anatololacerta anatolica) yaşam alanı ve nesli dünya ölçeğinde tehlike altında olan üveyiklerin de (Streptopelia turtur) üreme alanı. Jeotermal şirketi, Türkiye’nin Kadim Üretim Havzaları’ndan birisi olan Orhanlı Vadisi’ndeki biyolojik çeşitlilikten habersiz. Bu türleri nasıl koruyacağına dair ÇED Raporunda yer verdiği bilgiler, bilimsel ve teknik açıdan hatalarla dolu. Bu projenin, bölgedeki pek çok nadir canlı türüne zarar vereceği aşikardır. Bu yüzden Orhanlı Vadisi’ndeki kadim üretim biçimlerinin korunması ve buradaki biyolojik çeşitliliğin devam edebilmesi için mevcut projelerin iptalini talep ediyoruz" dedi.

Ener: "Köyümüzün sakinleri projeyi istemiyor"

Orhanlı köyü muhtarı ve 98 davacıdan birisi olan Abdurrahim Ener, “Köyümüz zeytinyağıyla, arıcılık ve organik tarım faaliyetleriyle asırlardır üretmeye devam etmektedir. Biz atalarımızdan kalan bu topraklarda doğamıza zarar vermeden, çocuklarımızın geleceğini koruyarak yaşıyoruz. 7. değil 57. bilirkişi de gelse köyümüzün doğal zenginlikleri azalmayacaktır. Köyümüz, bu tarz doğayı tehdit eden projelere asla uygun değildir. Orhanlı köyü muhtarı olarak bu projelerin her zaman karşısında olacağıma ve köylümüzün haklarını savunacağıma söz veriyorum. Köyümüzün sakinleri bu projeyi kesinlikle istemiyor" diye konuştu.

Altıparmak: " Bu mücadele değerli"

Davacıların avukatlığını üstlenen, Doğa Derneği Hukuk Danışmanı Av. Cem Altıparmak, “Orhanlı Vadisi'nde 6. yılını doldurduğumuz bu mücadele, basit bir ÇED davası olmaktan çıkmış çevresel demokrasi, hukuk devleti, insanın ve doğanın haklarının korunması mücadelesine dönüşmüştür. Bu süreçte Orhanlı köylüsü sadece toprağını koruma mücadelesi vermemekte aynı zamanda kendisini hukuk devleti ile bağlı hissetmeyen bir idare pratiğine karşı da çevresel demokrasi mücadelesi vermektedir. Bu yüzden Orhanlı köylüsünün verdiği bu mücadele çok değerli bir mücadeledir. Biz de avukatlar olarak Orhanlı köylüsünün yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Muhabir: Emine Kulak