Son Mühür- Saadet Partisi İzmir İl Başkanı Zekeriya Hazırbulan, üniversitelerde özgürlük ve özerklik konusunu gündeme taşıdı. Üniversitelerin sadece diploma alınan yerler olmadığını söyleyen Hazırbulan, öğrencilerin ve akademisyenlerin farklı fikirleri rahatça konuşabildiği bir ortam olması gerektiğini ifade etti.

Hazırbulan, Türkiye’de akademik özgürlüğe ilişkin verilerin son yıllarda gerilediğini belirterek, “Üniversiteler sadece diploma veren kurumlar değildir. Bilginin üretildiği, farklı fikirlerin konuşulduğu, gençlerin düşünmeyi ve sorgulamayı öğrendiği yerlerdir. Bunun için üniversitelerin özgür olması gerekir” dedi.

Akademik özgürlükte gerilemeye dikkat çekti

V-Dem verilerine de değinen Hazırbulan, Akademik Özgürlük Endeksi’nin 2015 yılında 0,278 seviyesindeyken 2025’te 0,088’e düştüğünü söyledi. Bunun yaklaşık yüzde 68’lik bir gerileme olduğunu belirten Hazırbulan, şöyle devam etti:

YENİ Parti Balçova’da hedef iktidar... Aküzüm'den net mesaj: "Hep birlikte yürüyeceğiz"
YENİ Parti Balçova’da hedef iktidar... Aküzüm'den net mesaj: "Hep birlikte yürüyeceğiz"
İçeriği Görüntüle

“Araştırma ve öğretim özgürlüğünde de benzer bir tablo vardır. Bu alandaki gösterge 2012 yılında 0,49 iken 2025 yılında 0,14’e düşmüştür. Akademik ve kültürel ifade özgürlüğünde ise yaklaşık yüzde 73’lük bir gerileme yaşanmıştır.

Bu mesele yalnızca akademisyenlerin meselesi değildir. Özgür düşüncenin olmadığı yerde özgün bilim üretmek, yeni fikirler geliştirmek ve ülkenin sorunlarına kalıcı çözümler bulmak zorlaşır.

Saadet Partisi olarak üniversitelerin herhangi bir siyasi anlayışın arka bahçesi hâline getirilmesini doğru bulmuyoruz. Bizim ihtiyacımız ‘bizim üniversitelerimiz’ değil; milletimizin ve insanlığın ortak birikimine katkı sağlayan bilim üniversiteleridir. Akademisyen hangi konuyu araştıracağına bilimsel ölçütlere göre karar verebilmeli, ulaştığı sonuçları özgürce paylaşabilmelidir. Üniversitelerde farklı düşünceler konuşulabilmeli; fikirlere baskıyla değil, fikirlerle cevap verilmelidir.

Akademisyenler üniversite duvarları arasına da sıkıştırılmamalıdır. Bilim insanlarımızın bilgi ve tecrübelerinden sanayide, yerel yönetimlerde, siyasette ve toplumsal hayatın her alanında yararlanmalıyız. Bilimsel bilgi yalnızca üretilmemeli, milletimizin faydasına da sunulmalıdır.”

“Liyakat ve şeffaflık esas alınmalı”

Üniversitelerin yönetiminde liyakat ve şeffaflığın önemine de dikkat çeken Hazırbulan, rektörlerin belirlenmesinde akademik camianın daha fazla söz sahibi olması gerektiğini savundu.

“Saadet Partisi olarak üniversitelerin kurumsal özerkliğinin güçlendirilmesini savunuyoruz. Rektörlerin belirlenmesinde akademik camianın daha fazla söz sahibi olduğu; liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alındığı bir yapı oluşturulmalıdır. Devlet elbette denetleme görevini yerine getirmeli, ancak bu denetim akademik hayat üzerinde baskıya dönüşmemelidir.

Bizim ‘Önce Ahlâk ve Maneviyat’ anlayışımız bilginin ahlâkla, hakkaniyetle ve insanlığın faydasıyla buluşmasını esas alır. Bilim özgür olmalı; aynı zamanda akademik etik, liyakat ve topluma karşı sorumlulukla birlikte yürümelidir.

Türkiye’nin güçlü yarınları güçlü üniversitelerle mümkündür. Akademisyen soru sorabilmeli, araştırmacı özgürce araştırabilmeli, öğrenci farklı fikirlerle karşılaşabilmelidir.

Bizim hedefimiz; siyasetin gölgesinde kalan değil, bilimin ışığında yol alan; özgür, ahlâklı, liyakatli ve üretken üniversitelerdir.”

Muhabir: Merve Turan