SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, binlerce çalışanı ve işvereni doğrudan ilgilendiren, emsal niteliğinde bir karara imza attı. Özellikle şirket devirleri ve alt işveren değişikliklerinde sıkça başvurulan "bordro kalemlerini birleştirme" veya "sadeleştirme" işlemlerinin, işçinin açık ve yazılı rızası olmaksızın hak kaybına yol açamayacağı hükme bağlandı.

27 Yıllık Emeğin Hukuk Mücadelesi

Dava konusu olayda, 1989 yılından itibaren asıl işveren bünyesinde çalışan bir işçi, işin alt işverene devredilmesiyle aynı şartlarla yeni şirkette çalışmaya devam etti. Ancak alt işveren, bir yıl sonra "bordro karmaşasını gidermek" gerekçesiyle işçiye bir belge imzalattı. Bu belge ile ikramiyeler 12 aya bölündü, sosyal yardımlar ise sabitlenerek "diğer gelirler" adı altında tek kalemde toplandı. İşçi, emekli olduğunda bu uygulamanın gizli bir "ücret dondurma" operasyonu olduğunu, sosyal haklarının zamanla eridiğini iddia ederek fark alacağı davası açtı.

Yargıtay Son Noktayı Koydu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yerel mahkemenin direnme kararını inceleyerek, 'İş sözleşmesiyle oluşan çalışma koşullarında yapılacak her türlü "esaslı değişiklik" (ücretin düşürülmesi, ikramiyenin kaldırılması vb.), İş Kanunu’nun 22. maddesi gereği işçiye yazılı bildirilmelidir. İşçi tarafından 6 iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen hiçbir değişiklik işçiyi bağlamaz. İşçinin "şartları kabul ediyorum" diyerek imzaladığı belgeler; eğer yapılacak değişikliğin ekonomik sonuçlarını (örneğin sosyal yardımların gelecekte artmayacağı gibi) açıkça içermiyorsa, bu bir "muvafakat" değil, yalnızca "bordro sadeleştirmesi" olarak kabul edilir' kararını verdi.

Emsal Kararı Ne Getiriyor?

'Şirketim devredildiğinde haklarım değişebilir mi?' sorusuna 'Hayır' kararı çıktı. Devralan işveren, işçinin mevcut çalışma koşullarını, ücretini ve sosyal haklarını aynen korumak zorunda. Değişiklik yapılmak isteniyorsa işçinin yazılı onayı şarttır. 'İkramiyelerin maaşa bölünerek ödenmesi yasal mı?' sorusuna da 'Hayır' kararı verildi. Eğer bu durum toplam yıllık kazancınızı düşürüyorsa veya gelecekteki zam oranlarınızı olumsuz etkiliyorsa "esaslı değişiklik" sayılır. İşçinin bu duruma açıkça (hukuki sonuçlarını bilerek) rıza göstermesi gerekir. Eğer imzaladığınız belge sadece "kalemlerin yer değiştirmesi" gibi sunulmuş ancak gerçekte sosyal haklarınızın dondurulmasına yol açmışsa, Yargıtay bu belgenin hak kaybı yaratamayacağına hükmediyor. Yargıtay bu kararıyla bir kez daha hatırlattı: Sözleşmede aksine bir madde yoksa, işverenin asgari ücretin altına düşmemek kaydıyla, işçiye asgari ücret artış oranında zam yapma yasal zorunluluğu yoktur. Ancak mevcut sosyal hakları geriye götüremez.

Muhabir: Cumhur Erkek