Türkler için Avrupa ülkelerine gitmek için vize randevusu bulmanın bile imkansızlaştığı şu günlerde, aslında cebinde pasaportu olan her Türk vatandaşının elinde büyük bir koz oluştu. Norveç’in kuzeyinde, buzulların ve kutup ayılarının hüküm sürdüğü Svalbard, 1920’den bu yana Türkiye’nin de dahil olduğu pek çok ülke vatandaşına kapılarını sonuna kadar açık tutuyor. Üstelik ne konsolosluk kapılarında beklemek gerekiyor ne de aylar süren çalışma izni prosedürleriyle boğuşmak.

Antlaşmadaki o madde hayat değiştirebilir

Her şey bir asır önce imzalanan Svalbard Antlaşması ile başladı. Bu hukuki zemin sayesinde bölgeye yerleşmek isteyenlerin önünde bürokratik bir engel bulunmuyor. Ancak işin içine girdiğinizde durum biraz daha ilginç. Adada Norveç yasaları değil, bu özel antlaşmanın şartları geçerli. Bu da demek oluyor ki, oraya adım attığınız anda yasal olarak çalışma ve ticaret yapma hakkına sahipsiniz. Ama bu özgürlüğün getirdiği bir sorumluluk da var: Kendi ayaklarınızın üzerinde durabilmek.

Soğuk ama yüksek maaşlı iş kapıları

Chery'den çığır açan SUV: Jetour G700 suda da gidiyor
Chery'den çığır açan SUV: Jetour G700 suda da gidiyor
İçeriği Görüntüle

Bu ıssız adada ne iş yapılır diye soranlar için Svalbard ekonomisi ölü değil. Özellikle son yıllarda turizm patlaması yaşadı; oteller, restoranlar ve kutup rehberliği ciddi bir istihdam yaratıyor. Bilimsel araştırmalara ev sahipliği yapan istasyonlar ise teknik personeller için biçilmiş kaftan. Tabii adanın yerel hizmetleri, yani sağlık ve belediye işleri de sürekli eleman arıyor. Burada çalışanların aldığı maaşlar ise Avrupa standartlarının bile oldukça üzerinde. Üstelik birçok işveren, hayatın çok pahalı olduğu bu adada çalışanına konaklama desteği de sağlıyor.

Yolun sonundaki o küçük ama önemli engel

Bölge vize istemiyor ama oraya ulaşmak o kadar da "vizesiz" değil. İşte burası işin püf noktası. Svalbard’a gitmek için genellikle Norveç ana karası üzerinden aktarma yapmanız şart. Norveç bir Schengen ülkesi olduğu için Türk vatandaşlarının en azından transit geçiş veya giriş-çıkış için çok girişli bir Schengen vizesine ihtiyacı oluyor. Yani adaya vardığınızda özgürsünüz ama o yola çıkmak için hala küçük bir vize engeli önünüzde duruyor.

Doğayla mücadele şart

Kışın termometrelerin eksi 40’ları gördüğü, aylarca güneşin hiç doğmadığı "kutup geceleri" bu bölgede insanı psikolojik olarak zorlayabilir. Ayrıca adada her şey dışarıdan geldiği için yaşam maliyetleri pahalı. Cebinizde bir iş sözleşmesi olmadan oraya gitmek, macera aramaktan ziyade büyük bir risk almak oluyor. Kısacası, vizesiz yerleşim hakkı bir fırsat olsa da Arktik şartlarına ve ekonomik gerçeklere hazırlıklı olmayanlar için bu rüya kısa sürede bir buz kütlesine dönüşebilir.

Kaynak: Haber Merkezi