Son Mühür/ Seçil Ünlü- Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni dereceyle bitirdi, Türkiye’nin dört bir yanında hakimlik yaptı. Ancak o, siyah cübbenin ağırlığına türkülerin neşesini eklemeyi seçti.
Bugün İzmir Barosu’na kayıtlı bir avukat ve halkın sevgisini kazanan bir sanatçı olan Özkan Yıldırım, Son Mühür'e verdiği özel röportajda hayatının dönüm noktalarını anlattı.
Kürsüde 8 Yıl Hakimlik Yaptı...
Türkiye onu kürsüdeki ciddiyetiyle tanıdı, o ise ruhundaki ezgileri seçti. Rize ve Çorum’da 8 yıl boyunca hakimlik yapan Özkan Yıldırım, hayallerinin peşinden gitmek için cübbesini astı. Son Mühür’e özel açıklamalarda bulunan Yıldırım, neden istifa ettiğini tek cümleyle özetledi: “İçimdeki sesi daha fazla bastıramadım!”

Adliyeden Sahneye: Beyaz Bir Sayfa...
İstifasının ardından avukatlığa geçiş yapan ancak vaktinin büyük kısmını müziğe ayıran Yıldırım, artık kararlarını notalarla veriyor.
Çıkardığı albümler ve çektiği kliplerle kısa sürede müzik dünyasında adından söz ettiren Özkan Yıldırım, eski meslektaşlarına ve hukuk dünyasına şu mesajı veriyor:
"Adalet mülkün temelidir, müzik ise ruhun gıdasıdır. Ben ruhumu beslemeyi seçtim. Duruşma salonlarındaki o siyah-lacivert dünyadan çıkıp, beyaz ceketimle sahneye çıktığımda özgürleştiğimi hissettim.
İnsanlar önce şaşırdı ama sonra gördüler ki; bir hakim de türkü söyleyebilir, bir sanatçı da hukuku savunabilir" diye konuştu.

Hiç Pişman Olmadım...
Hakimliği bırakıp sahnelere çıkmanın bir risk olup olmadığı sorusuna Yıldırım, gülümseyerek yanıt verdi: "Hiç pişman olmadım.
Dereceyle bitirdiğim o fakülte bana hukuku öğretti ama hayat bana insanlara dokunmanın sadece kalem kırmakla değil, telin tınısıyla da olabileceğini gösterdi. Şimdi hem savunma yapıyorum hem türkü söylüyorum. Beyaz ceketimle adaletin ve sanatın peşindeyim" diyerek yaşadığı duyguları ifade etti.





