Marketten ya da pazardan alınan muzların kısa süre içinde kararıp yumuşaması, gıda israfını artıran başlıca nedenler arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu sorunun önüne geçmek için evde kolayca uygulanabilecek basit bir saklama yöntemine dikkat çekiyor.

Muzların bozulma süreci genellikle kabuk üzerinde siyah lekelerin oluşmasıyla başlıyor. Ardından meyve hızla olgunlaşıyor ve kısa sürede tüketilemez hale geliyor. Bu süreci yavaşlatmak için önerilen yöntemin ise oldukça pratik olduğu belirtiliyor.

Sap kısmına uygulanan önlem süreci yavaşlatıyor

Uzmanlara göre muzun tüketim ömrünü uzatmanın en etkili yollarından biri, sap kısmını streç filmle sarmak. Muz demeti tezgaha yerleştiriliyor, küçük bir parça streç film sapların birleştiği taç kısmına sıkıca sarılıyor. Gaz çıkışını en aza indirecek şekilde yapılan bu uygulama, olgunlaşmayı yavaşlatıyor.

Bazı tüketiciler muzları demetten ayırarak her bir sapı ayrı ayrı sarmayı tercih ediyor. Bu yöntemin de olgunlaşma üzerinde daha fazla kontrol sağladığı ifade ediliyor.

Muz-2

Saklama koşulları tazelik süresini belirliyor

Sarılmış muzların oda sıcaklığında, doğrudan güneş ışığından ve ısı kaynaklarından uzak tutulması öneriliyor. Elma ve avokado gibi yüksek etilen gazı yayan meyvelerle yan yana bırakılmaması gerektiği vurgulanıyor. Mutfağın çok sıcak olması durumunda muzların daha serin bir odaya alınması, tazelik süresini bir kaç gün daha uzatabiliyor.

Uzmanlar, muzların buzdolabına çok erken konulmasının yaygın bir hata olduğuna dikkat çekiyor. Soğuk ortamda kabuk hızla koyulaşsa da meyvenin iç kısmı genellikle sert ve lezzetini koruyor. Buzdolabının, muzlar tam sarı renge ulaştıktan sonra tercih edilmesi daha doğru bulunuyor.

Küçük bir adım israfın önüne geçiyor

Uygulanan bu basit fiziksel önlem sayesinde muzun tüketim süresi iki haftaya kadar uzayabiliyor. Günlük hayatta yapılan küçük tercihler, mutfaklardaki gıda kaybını azaltmada önemli rol oynuyor.

Kaynak: Haber Merkezi