Son Mühür / Yağmur Daştan- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Meslek Fabrikası önünde başlattığı nöbet ikinci gününde sürüyor. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Başkan Tugay, sendika başkanları ve sivil toplum kuruluşları üyeleri, Meslek Fabrikası önünde basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

“Belediye Başkanı olarak içeriye tek bir adım atamadım”

Dün yaşanan olaylarla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Cemil Tugay, “Yaşanan olayla ilgili belki dün yaşananları detaylı açıklayarak bir şeyler söylemek istiyorum. Meslek fabrikasında neler olduğunu, neler yaşandığını herkesin bilmesi ve unutmaması gerekiyor. Demek ki Türkiye’de bunlar olabiliyormuş, bu kez olduğu gibi başka seferlerde de yaşatabilirler. Güya bir tahliye girişimi oldu, tahliye ettikleri sadece personel oldu ve onun dışında her şey oldu bitti şeklinde oldu. Yüzlerce polisle birlikte meslek fabrikasının etrafı çevrildi, personelin içeri girmesi, yöneticilerin içeriye girmesi engellendi. Çok az kişi girdi, İzmir Büyükşehir Belediye başkanıyım. Binaya alınmadım, bahçeden içeri dahi alınmadım. Mülki idarelerle görüşmek istedim ama cevap verilmedi. Dünden beri… Dün de sabaha kadar kapıdaydım, içeriye bir adım dahi atamadım. Demek ki bunlar Türkiye’de olabiliyormuş” dedi.

“Padişah bu vakfı kapatmış”

“Şunu İzmir halkının bilmesi gerekiyor ki mülkiyetle ilgili ihtilaflı bir konu var” sözleriyle devam eden Başkan Tugay, “Bununla ilgili dava süreci devam ediyor. Sonuçlanmış bir dava yok. Sanki davalar sonuçlanmış gibi konuşuyor AK Partili siyasetçiler. Özellikle çok fazla sahip çıktılar. Mülkiyet davası devam ediyor. Üstelik mülkiyetle ilgili iddia yasanın açık hükümlerine aykırı şekilde ileri sürülüyor. Bir vakfın adı kullanılıyor, Beyazıt Baba Vakfı… Arkadaşlarımız araştırıp buldular, padişah zamanında bu vakıf hukuken ortadan kaldırılmış bir vakıf. Padişah vakfı kapatmış. Bu bir hayali vakıf, gerçekte olmayan fi tarihinde olmuş ama kapatılmış. Bunlar kayıtlarda var, gerçek. Meslek fabrikasının tapusunda da bu vakfın adı yazıyor ne yazık ki. Var olmayan bir vakıf adına mülkiyet iddiası ortaya koyuyor Vakıflar Müdürlüğü ve onların avukatlığını yapan AK Partililer tarafından” ifadelerini kullandı.

“UYAP kararı tahliyeden sonra yüklendi”

Binanın ‘Un Fabrikası’ olarak iki kişi tarafından yapıldığını söyleyen Tugay, “Bu bina, 1926 yılında dönemin Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve cumhurbaşkanı tarafından kamulaştırılmış ve belediyeye verilmiş. Vakıflar şerhin kaldırılması için para ödemiş ve konu kapanmış. Ortada ciddi bir hukuk tartışması var. Hala mahkemede. Bu şehirde kimse uyanmasan Meslek Fabrikası polislerle çevrildi, belediye çalışanları içeri alınmadı. Kurumlar için mesai saati başlamadan tahliye işlemi başlatıldı. Bu sürede ne çalışanlar içeri girebildi ne de kurum hazırlık yaoa bişldi. Kaymakamlığın tahliye yazısına itiraz hakkımızı kullandık. Bu süreçte itirazdan dolayı kaymakamlığın bize yeniden yazılı bildirimde bulunması lazımdı. Gayri hukuki ve gayri etik bir tahliye işlemi yapıldı, yargı sürci hiçe sayıldı. Asli Hukuk Mahkemesi daha önce tedbir kararı vermişti, hemen ardından bu tedbiri kaldırdı. Ancak bu kararın gerekçesi yazılmamıştı. Yargı süreci beklenmedi, yargıdan önce fiili bir durum yaratıldı. Henüz ortada olmayan bu karar tahliye biterken UYAP sistemine yüklendi. Daha UYAP’a karar yüklenmemişken o akşam yüklendi” dedi.

“Binaya zarar verdiler”

“Peki, bu tahliye girişimi sırasında içeride ne oldu? Belediyeye ait 100 milyonlarca liralık kamu malına el konuldu” sözleriyle devam eden Tugay, “Çalışanlarımızın kişisel eşyaları içeride kaldı, almalarına izin vermediler. Bu bina tescilli bir bina, bu tarihi binaya zarar verdiler. Kapılar, tokmakla zorlanarak kırıldı ve değiştirildi. Yetkisi olmayan özel güvenlik girişleri engellendi. Hukuki tespit yapılması bile engellendi. İşlemler yapılırken kameralar çalışmasın diye elektriği kesildi. Güvenliklerden birisi Atatürk imzalı tapu belgesi kağıdını dışarıdaki kalabalığı tahrik etmek için keserek aşağıya attı. Ortada mülkiyeti tartışmalı bir yapı, devam eden bir dava ve yargı süreci var. Sabaha karşı yapılan bu işlemi hukuki işlem diyemez. İzmir hukuk kentidiri. Bu şehir oldu bittilere teslim edilemez. İzBB Başkanı olarak halkımızın her şeyi anlamasını ve sesini yükseltmesini bekliyoruz. Birkaç saat dinlenip geri geleceğim ve yine sabaha kadar burada olacağım. Beni ve arkadaşlarımı sizler göreve getirdiniz. Yüzümüzü döndüğümüz insanlar sizlersiniz, gücümüzü sizden alıyoruz. Beni ve bize bu durumu yaşatanları yalnız bırakmama günüdür” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Yağmur Daştan