Son Mühür- Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitim camiasının uzun süredir beklediği radikal değişikliği 30 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe koydu. Eğitim kurumlarına yönetici seçme ve görevlendirme süreçlerini baştan aşağı yenileyen bu yönetmelik, liyakat tartışmalarına son vermeyi hedeflerken, kapılarını "Milli Eğitim Akademisi" modeline açıyor. Yeni dönemle birlikte, okul yöneticiliği artık sadece bir görevlendirme değil, kapsamlı bir hazırlık sürecinden geçen profesyonel bir kariyer basamağı olarak tanımlanıyor.

Sözlü sınav tarih oldu: Kariyer basamağında yeni rota akademi

Yıllardır eleştiri oklarının hedefinde olan ve sübjektif değerlendirmelere açık olduğu savunulan "Sözlü Sınav" (mülakat) uygulaması, bu yönetmelikle tamamen arşivdeki yerini aldı. Milli Eğitim Akademisi'nin devreye girmesiyle birlikte, müdür ve müdür yardımcısı adayları için objektiflik kriteri en üst seviyeye taşındı. Artık yönetici koltuğuna oturmak isteyen bir eğitimcinin, yazılı sınavda elde ettiği başarıyı Akademi bünyesinde verilecek olan "Yönetici Yetiştirme Programı" ile taçlandırması gerekiyor. Yazılı sınavda kontenjanın 1,5 katı içerisine girmeyi başaran adaylar, teorik ve pratik modüllerden oluşan bu sıkı eğitim sürecine dahil edilecek. Program sonunda 60 puan barajını aşan adaylar, kazandıkları liyakat puanı ile tercih yapma hakkına sahip olacak.

Yazılı sınavın yeni şifresi: Türkiye Yüzyılı maarif modeli

Sadece yöntem değil, içerik de köklü bir dönüşümden geçti. Yeni yönetmelik, yazılı sınav konularının ağırlık merkezini "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"ne kaydırdı. Sınav sorularının %30’u artık bu yeni eğitim vizyonundan gelecek. Geçmiş yıllarda sınavın lokomotifi olan Eğitim Bilimleri konularının ağırlığı %15’e çekilirken, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi’nin payı %15’e yükseltildi. Bu değişiklik, Bakanlığın yeni eğitim felsefesini içselleştirmiş yöneticilerle çalışma kararlılığını açıkça ortaya koyuyor. Müdür yardımcılığı başvurularında da mülakatın kaldırılması, adaylık süreci dahil iki yıllık öğretmenlik tecrübesine sahip olan herkesin önündeki bürokratik engelleri temizlemiş oldu.

Değerlendirme kriterlerinde somut başarı dönemi

Yeni değerlendirme formunda; özgüven veya temsil kabiliyeti gibi ölçülmesi güç kriterler yerine; akademik kariyer, projeler ve teknolojik başarılar ön plana çıkıyor. Eğitim yönetimi alanında yapılan lisansüstü çalışmalar adayları rakiplerinin önüne geçirirken, Teknofest koordinatörlükleri, uluslararası patentler ve TÜBİTAK projeleri gibi vizyoner başarılar yüksek puanlarla ödüllendiriliyor. Mesleki eğitim tarafında ise atölye ve laboratuvar şefliklerinde geçen sürelerin idari kariyer için stratejik bir avantaj sağlaması, sahadaki teknik tecrübenin yönetim kademesine aktarılmasını amaçlıyor.

Hizmet sürelerinde "Ders yılı" şeffaflığı ve istikrar

Yöneticilerin görev sürelerindeki belirsizlikler, "ders yılı" esasına geçilerek giderildi. Mevcut yöneticilerin "4+4" yıllık çalışma süreci korunurken, takvim yılından kaynaklanan karmaşanın önüne geçildi. Eğitim kurumlarında yönetimsel devamlılığı sağlamak adına Bakanlık, kendi okulunda görevine devam etmek isteyen yöneticilere "yeniden görevlendirme" sürecinde 5 puanlık bir teşvik primi tanıyor. Benzer şekilde, halk eğitimi merkezlerinin kendine has yapısını korumak amacıyla, bu kurumlarda daha önce ter dökmüş olan eğitimcilere müdürlük başvurularında sağlanan ek puan avantajı, kurumsal hafızanın korunması noktasında kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Branş hassasiyeti ve kadın yönetici kotasında güncel durum

Okul türlerine göre yönetici atamalarındaki branş disiplini, yeni yönetmelikle daha keskin hatlara sahip oldu. İmam hatip liselerinde meslek dersi öğretmenliği kökenine vurgu yapılırken, anaokullarında sınıf öğretmenlerine de kapıların açık tutulması kapsayıcı bir yaklaşımı temsil ediyor. Ayrıca toplumsal cinsiyet dengesini gözeten Bakanlık; karma eğitim veren ve üçten fazla yardımcısı olan okullarda en az bir kadın yönetici bulundurma zorunluluğunu titizlikle sürdürüyor. 30 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren bu kapsamlı düzenleme, Milli Eğitim Bakanlığı’nın liyakat, uzmanlık ve yeni nesil eğitim modellerini merkeze alan bir yönetim yapısı inşa etme arzusunun en güçlü kanıtı niteliğinde.

Kaynak: HABER MERKEZİ