Son Mühür- Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), gayrimenkul sektöründe dengeleri değiştirecek radikal bir düzenleme paketini devreye aldı. Konut finansmanına erişimi kolaylaştırmayı hedefleyen yeni kararlar doğrultusunda, kredi kullanım oranlarından enerji sınıfı kriterlerine kadar pek çok kritik eşik yeniden tanımlandı.
Konut finansmanında statü farkı tarihe karışıyor
BDDK tarafından alınan son kararlar, bankacılık sektöründeki geleneksel kredi sınırlarını esneterek piyasaya taze bir soluk getiriyor. Düzenlemenin en dikkat çekici maddelerinden biri, uzun süredir uygulanan "ilk el" ve "ikinci el" konut ayrımının tamamen ortadan kaldırılması oldu. Artık tüketiciler, satın alacakları konutun sıfır veya kullanılmış olmasına bakılmaksızın, belirlenen yeni kriterler çerçevesinde finansman desteğinden yararlanabilecek. Bu hamlenin, özellikle ikinci el konut piyasasındaki durgunluğu sona erdirmesi ve işlem hacmini artırması bekleniyor.
Enerji sınıfı kapsamı genişletildi: C Grubu da avantajlı
Sürdürülebilir konut projelerini ve çevre dostu yapılaşmayı teşvik etmek isteyen BDDK, kredi avantajlarının kapsamını enerji kimlik belgeleri üzerinden genişletti. Daha önce yalnızca yüksek enerji verimliliğine sahip binalara tanınan ayrıcalıklı kredi imkanları, yeni dönemle birlikte enerji sınıfı "C" olan konutları da içine alacak şekilde güncellendi. Böylece, yapı stoku içerisinde önemli bir paya sahip olan C sınıfı binalar için de tüketicilerin kredi kullanırken daha geniş limitlere ulaşmasının önü açılmış oldu.
Orta-Üst segment için yeni kredi skalası belirlendi
Gayrimenkul fiyatlarındaki güncel değişimleri yakından takip eden Kurul, kredi değer oranlarında da teknik bir revizyona gitti. Özellikle piyasanın orta-üst segmentini oluşturan 7 milyon TL ile 10 milyon TL arasındaki konutlar için yeni bir kredi skala oranı tanımlandı. Bu spesifik fiyat aralığındaki taşınmazlar için belirlenen yeni oranlar, yatırımcıların ve oturum amaçlı ev arayanların finansman planlamalarını doğrudan etkileyecek. Bu düzenlemeyle birlikte, orta segmentteki konut satışlarının daha şeffaf ve erişilebilir bir matematiksel modele oturtulması hedefleniyor.
Barınma odaklı yaklaşım: İkinci konuta kısıtlama geldi
BDDK’nın bu paketindeki en stratejik dokunuş ise "ihtiyaç temelli" kredi dağılımı oldu. Sosyal adaleti gözetmek ve konutu bir yatırım aracından ziyade bir barınma ihtiyacı olarak konumlandırmak isteyen kurum, halihazırda evi olanlara yönelik kısıtlamaları sertleştirdi. Kendisi, eşi veya reşit olmayan çocuğu üzerine kayıtlı bir konutu bulunan kişiler, yeni bir ev almak istediklerinde kullanabilecekleri kredi tutarı normal oranın %75 altında kalacak. Düzenlemenin temel felsefesini oluşturan bu madde, kredi musluklarının öncelikli olarak hayatında ilk kez tapu sahibi olacak vatandaşlara akmasını sağlayacak.





