Son Mühür / Yağmur Daştan - Karşıyaka’da 2014 ve 2019 yılları arasında belediye başkanlığı görevini üstlenen deneyimli siyasetçi Hüseyin Mutlu Akpınar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal arasında yaşanan gerilim ile ilgili değerlendirmede bulunarak ‘nezaket’ çağrısı yaptı. Eski Başkan Akpınar, kentin sorunlarında Büyükşehir’in ‘ağabeylik’ rolünü üstlenmesi gerektiğinin altını çizerek ‘Önemli olan kente hizmet’ dedi. Akpınar aynı zamanda Tugay’ın “Benim başladığımda zaten Karşıyaka Belediyesi’nin ciddi borcu vardı” açıklamalarına da dikkatleri çeken yanıtlar verdi.

“Cemil Bey döneminde bu nezaketi göremedik”

Geçtiğimiz gün Karşıyaka Belediye Başkanı Ünsal ile ilçede daha önce görev yapan belediye başkanlarının bir araya gelmesi dikkatleri çekmişti. Görüşmenin gayet verimli geçtiğinin altını çizerek açıklamalarda bulunan Akpınar, “Çok güzel bir görüşmeydi. Geçmişten beri, aslında bir dönem yapılmayan bu tür görüşme ve ziyaretler bu dönemde yeniden başlamış oldu. Cemil Bey zamanında böyle şeyler yoktu; ne yazık ki o nezaketi görememiştik. Yıldız Başkan sağ olsun; ilçe belediyelerimiz genel olarak Türkiye’de zor bir dönemden geçiyor. Belediye başkanlarımızın, kamu görevini yürütmüş kişilerin fikrini sorması büyük bir nezaket. Bu çok güzel ve çok saygın bir davranış. Bunların olması güzel bir şey. İzmir’de CHP şu anda yerel iktidarda. Bir kente emek veren insanların belediye başkanıyla bir araya gelmesi çok güzel bir şey. Yaşadıkları zor süreçte bunun üstesinden nasıl gelineceğini anlatmaları ve bizim fikrimizin de açıkça sorulması önemli” ifadelerini kullandı.

“Cemil Bey döneminde bu nezaketi göremedik”

“Büyükşehir orkestra şefi gibi davranmalı”

Yerel yönetim süreçlerinde ilçe belediyelerle büyükşehir arasındaki diyalogun büyük önem taşıdığına da vurgu yapan Akpınar, “Büyükşehir belediyesi bir orkestra şefi ise, kentte diğer belediye başkanlarıyla uyum içinde hareket etmeli ve kentin faydasına kararlar almalı. Hiç kimse birbirini görmezden gelemez; herkes bir makamı temsil ediyor. Mevcut Büyükşehir belediye başkanı, Karşıyaka Belediye Başkanlığı yapmış biri olarak Karşıyaka’nın karakteristik özelliklerini ve kurumu çok iyi bilen bir insan. Buna rağmen bir belediye başkanına nezaketsiz şekilde davranması kabul edilemez. Geçen sene çöp sorununda da bu yaşandı. Sosyal medya hesaplarından ve gazetelerden gördüğümüz görüntü hiç de şık olmayan görüntülerdi! Büyükşehir belediye başkanının kadın belediye başkanına yönelik davranışını hayretler içerisinde ve üzülerek izledik. Bunlar doğru davranışlar değil ve doğru bir ilişkiyi de beraberinde getirmez. Büyükşehir ile aynı partide olmasına rağmen yaşananlar karşısında Başkan Ünsal’ın bu konuda nezaketli ve hassas davrandığını, hatta çok ketum olduğunu görüyorum. Bir şey paylaşırken de Büyükşehir’i küçük düşürecek bir davranışta bulunmaması çok önemli. Büyükşehir’in de aynı şekilde davranması gerekir” dedi.

“Bu makamlar kimsenin mülkü değil”

“Bizler de belediye başkanlığı yaptığımızda bu uyum için üzerimize düşeni yerine getirdik; büyükşehir belediye başkanı da aynı nezaketle karşılık verdi” hatırlatması da yapan Akpınar, “Biz bu makamları işgal ediyoruz; bu makamların büyüklüğü ya da küçüklüğü yok. Yarın başkaları bu görevi sürdürecek. Yaptığımız her şeyin bir karşılığı ve sorumluluğu var. Bir çekişme içinde yapılacak hizmetin ne kuruma ne de yaşadığımız şehre faydası olmaz. Bu nedenle büyükşehir belediye başkanının daha hassas olması lazım. Ne yaşanıyor, tam olarak bilemiyorum ama partili biri olarak medyaya yansıyan bu tür haberleri okuyunca üzülüyorum. Ne partimiz ne de bize oy atan İzmir seçmeni bu tür atışmaları hak etmiyor” mesajı verdi.

Borç tartışmasına net yanıt: “Rakamlar ortada”

Borç tartışmasına net yanıt: “Rakamlar ortada”

Başkan Tugay’ın “Benim başladığımda zaten Karşıyaka Belediyesi’nin ciddi borcu vardı” açıklamalarını da yanıt veren Akpınar, ““Borç yükü yüksek belediye devraldım” diyor. Aynı CHP’li belediyeden devraldın; Sayıştay denetiminde raporlar ortada, yaptığımız hizmetlerle ilgili bir tane soruşturma geçirmedik, bilançomuz da ortadaydı. Kendisi göreve geldiğinde bir gazeteye verdiği mülakatta ‘220 milyon borçla devraldım, 43 milyonunu ödedim’ diye bir ifadede bulundu. Ancak o dönem 350 milyon civarı gelirimiz, 220 milyon borcumuz vardı; bunların çoğu da uzun vadeli banka kredi ödemesi kapsamındaydı. Kamuyu ve Karşıyaka’nın vergilerini koruyarak yatırım yaptık. Bütçenin üzerinde bir borcumuz yoktu, karşılığı olan bir borçla devrettim. Ben de belediyeyi devralırken Cevat Durak bana kendi el yazısıyla bilançoyu ortaya koydu; karşılığı olan borç vardı, ben de devrederken aynı şekilde kendisine bilançoyu sundum. Göreve geldikten sonra yönetim anlayışına konuşmak eleştirmek gündeme getirmek istemiyorum. Ancak, sadece bizim yaptığımız yerlerin ismini değiştirerek borç yapıyorsan, neden kaynaklandığını samimi bir şekilde ortaya koymak gerekir” dedi.

“Ben kendisine ödenmeyecek borç bırakmadım”

Kendi döneminde Karşıyaka’ya değer katacak birçok hizmeti de hayata geçirdiklerinin altını çizen Akpınar, “Kapalı yüzme havuzu, spor salonu, açık spor tesisleri, kısa süreli engelli dinlenme merkezi, sağlıklı yaş alma merkezi yine Türkiye’de bir ilçe belediyesinin ilk defa yaptığı Evrensel Çocuk müzesi, yine Türkiye’de ilçe Belediyesi olarak müziğe çok önem verdik Türkiye’de ses getiren Oda Orkestrası KODA’yı kurduk, Karşıyakamız’ın simgesi olan Atatürk annesi ve kadın hakları anıtını İzmir’in her yerinden görülecek muhteşem bir hale getirdik ve altına Cumhuriyet tarihine yön vermiş kadınlar müzesi yaptık , anaokulları, tematik parklar, sosyal projeler… Bunların hepsi Türkiye’deki yerel yönetimlere esin kaynağı olan eserlerdi. Sayın Başkanın borç edebiyatı yapması hiç de doğru değil. Ben kendisine ödenmeyecek borç bırakmadım. Bu tartışmaları doğru bulmuyorum. Herkes kendi işini yapmalı. Geçmişle kavga ederek geleceği kuramazsınız. Onun için sığ tartışmalardan uzak durup kentimize hizmet verelim” ifadelerini kullandı.

“Birileri viski tokuştururken biz gözyaşı döküyorduk”

“Üzülüyorum. Siyasi parti, halka nüfuz etmesiyle var oluyor. Büyük emekler verdik” sözleriyle açıklamalarını sürdüren Akpınar, “1999’da parti baraj altına indiğinde birileri viski kadehi tokuştururken bizler parti binasında gözyaşı döküyorduk. Ben de parti emekçisiyim. Yıllarını Cumhuriyet Halk Partisi’ne adayıp da göreve gelemeyen bir çok arkadaşımız var ben şanslılardan biriydim ve geldiğim bu görevi de hakkıyla yerine getirdim. Şimdi o insanların hakları üzerinde bir yerlere gelenler, o insanların vermiş olduğu emeğe saygı göstermeli ve partiyi kamuoyunda küçük düşürecek davranışlar içerisine girmemelidir. Bizim beklentimiz kişisel çekişme ihtiraslarla bir araya gelmek değil. Bugün Türkiye’nin daha huzurlu, refah düzeyi yüksek bir ülke olması için alternatif bir siyaset üretip sosyal demokrasiyi iktidar yapmak gerekir. “Onu yok edeyim, bunu yok edeyim” anlayışıyla yöneticilik ve siyaset olmaz. Geldiğiniz yerin kıymetini bilin. 3-5 ay yöneticilik yaptım diye partili olunmuyor!” dedi.

“Yerimize gösterilen adayda ne özellik gördüler, anlayamadım”

“Siyasette bazen ummadığınız anda ummadığınız görevlere gelebilirsiniz ama bir yerlere gelirken de bir başarı öyküsü de yaratmak, emek vermek gerekir! Siyasette bazı şeyler insanın aklına değil başına gelir” sözleriyle devam eden Akpınar, “Aday gösterilmemek gibi bir şey aklımda yokken başıma aday gösterilmemek geldi ve onu da kabul ederek hiçbir kırgınlık göstermeden yerime gösterilen adayın arkasında durarak ona destek vererek partimiz için çalışmaya devam ettik. Yerimize gösterilen adayda ne özellik gördüler de değerlendirdiler onu hiçbir zaman anlayamadım zaten anlamakta da güçlük çekiyorum! Demek ki çok başarılıymış ki onunla yetinmedi Büyükşehir‘e aday gösterdiler. Karşıyaka’daki davranışlarının aynısını Büyükşehir‘de göstererek yine geçmişi karalamaya devam etmekten vazgeçmesi gerekir. Sonuçta makama geldiği yerlerde de Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları vardı. Bir partili olarak sebebini bilmediğim çekişmesini bir kenara bırakıp görevini en iyi şekilde yerine getirmesinin doğru olacağını düşünüyorum. Bu tür çekişmelerle vakit geçirilmesi hepimizi üzüyor. Bunlar gazetelerde çıkan doğru olmayan şeyler de olabilir; umarım doğru değildir. Yıldız Başkan olumlu, daha sakin bakıyor. Uyum içinde çalışmak için mücadele verdiğini görüyoruz” diye konuştu.

Muhabir: Yağmur Daştan