İzmir’in Bayraklı ilçesinde yer alan Tepekule Höyüğü, kentin bilinen en eski yerleşim alanı olarak öne çıkıyor. Yapılan arkeolojik kazılar, bu alandaki yerleşimin M.Ö. 7000’li yıllara kadar uzandığını ortaya koyarken, Smyrna’nın kuruluş sürecine dair önemli veriler sunuyor.
Antik dönemde batısı ve güneyi denizle çevrili olan höyük, küçük bir yarımada görünümündeydi. Yaklaşık yüz dönümlük bir alanı kapsayan Bayraklı Höyüğü, düzlük üzerinde yer alan küçük bir tepecikten oluşuyor. Smyrna Kenti’nin, bu tepecikten ovaya doğru genişleyerek yayıldığı belirleniyor.

İlk kazılar Smyrna’nın erken dönemini aydınlattı
Bayraklı Höyüğü’ndeki ilk bilimsel kazılar, 1948-1951 yılları arasında Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal ve Prof. Dr. John M. Cook başkanlığında gerçekleştirildi. Çalışmalar, Smyrna’nın M.Ö. 11. yüzyılda bir Aiol kenti olarak kurulduğunu ortaya koydu. Özellikle M.Ö. 700-550 yılları arasında kentin mimari açıdan önemli bir gelişim gösterdiği belirlendi.
Kazılarda kent surları, çok odalı ve banyolu evler, kutsal yapılar ve kamuya açık çeşmeler gün yüzüne çıkarıldı. Bu bulgular, Smyrna’nın Arkaik Dönem’de Batı Anadolu’nun örnek kentlerinden biri olduğunu gösterdi.
Lidya saldırılarına rağmen gelişen bir kent
Lidya Kralı Gyges ve özellikle Alyattes döneminde gerçekleşen saldırılar Smyrna için tehdit oluşturdu. Buna rağmen kent, en parlak dönemini bu süreçte yaşadı. Batı ve güneyi denize açık olan yerleşim, kuzeyde dağlar ve doğuda ova ile çevrili konumuyla güçlü bir savunma sistemine sahipti.
Ancak M.Ö. 9. yüzyıla ait kerpiç surlar ile M.Ö. 7. yüzyıl başlarına tarihlenen taş surların denize bakan bölümleri, modern yapılaşma nedeniyle ortaya çıkarılamadı.
Anadolu’nun en eski Hellen tapınağı bu alanda bulundu
Kazılar sonucunda, Hellen göçlerinin M.Ö. 1050 yıllarında gerçekleştiği belirlendi. Kentte ortaya çıkarılan tapınağın ise Anadolu’da bilinen en eski Hellen Tapınağı olduğu tespit edildi. Smyrna’nın en önemli kutsal yapısı olan Athena Tapınağı’nın en eski kalıntıları M.Ö. 725-700 yıllarına tarihleniyor.

Demir Çağı’ndan kent devletine uzanan süreç
Demir Çağı boyunca kentte tek odalı evlerin yaygın olduğu, en eski yapının M.Ö. 925-900 yıllarına ait olduğu belirlendi. M.Ö. 850’li yıllarda kalın kerpiç surlarla çevrilen Smyrna, bu tarihten itibaren bir kent devleti kimliği kazandı. Tarım, balıkçılık, zeytinlikler ve zanaat atölyeleri ekonomik yaşamın temelini oluşturdu.
Pers saldırısıyla Bayraklı’daki kent yaşamı sona erdi
M.Ö. 610-600 yıllarında Lidya orduları tarafından tahrip edilen Smyrna, daha sonra yeniden kuruldu. Ancak Pers İmparatorluğu’nun Anadolu’daki ilerleyişi kenti yeniden hedef aldı. M.Ö. 545 yılında Pers saldırısıyla Smyrna bir kez daha yıkıldı ve Bayraklı’daki kent düzeni bu tarihten sonra sona erdi.
Bugün yoğun ziyaret edilen bir turizm merkezi olmasa da Tepekule Höyüğü, modern İzmir’in tarihsel kimliğini yansıtan önemli bir açık hava müzesi niteliği taşıyor. Bu alan, kentin binlerce yıllık geçmişini sessizce korumaya devam ediyorr.





